وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وبَاطِنَه
Ve ismin zahirini de, batınını da terkedin. Kötü fiilin açığını da yapmayın, gizlisini de. İsmin zahiri, kötü fiilin açığı ta'biri, evvel emirde iki mânâyı tazammụn eder. Birisi, açıktan açığa alenen yapılan kötü fiil, diğeri de velevse gizli yapılsın kötülüğü, kötü olduğu açık ve bedihî olan fiil demektir. Buna mukabil ismin batını da, iki nevi demek olur ki, birisi, gizli yapılan kötü fiil, birisi de, velevse açıktan açığa yapılsın kötülüğü hafi, yâni fenalığı ibtida açıktan açığa anlaşılmaz, sonradan meydana çıkar ve binaenaleyh evvel emirde günah olduğunun anlaşılması bir delil ve habere tevakkuf eden kötü fiildir. Bundan başka bir fiil, ya zina, hırsızlık vesaire gibi cevarıh ile yapılır veya i'tikadsızlık, hased, kibir gibi sırf kalb ile yapılır. Ve ismin zâhir ve bâtını ta'biri bu farka da şamil olursa da bu evvelkilerin zımnında dahildir. Hasılı isim, günah, ma'siyet, kötü fiil demektir. Ve bunun bir zahiri vardır, bir de batını. Zahiri, ya kendisi, ya kötülüğü veya her ikisi açık ve belli olanı, batını da buna mukabil, ya kendisi, ya kötülüğü veya her ikisi gizli, hafi olanıdır. Kendisinin gizli olması da, ya mücerred ef'al-i kalbiyyeden olmasiyle olur. Veya tenhada yapılmasiyle olur. Ve bunların hepsinden sakınmak lazım gelir. Çünkü َاِنَّ الَّذِينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْم ne olursa olsun ism kazananlar سَيُجزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِئدفُونَ kazana geldikleri ismleriyle ileride cezalanacaklardır. Binaenaleyh zâhir olanın cezası var da, bâtın olanın cezası yok zannetmemeli hepsinden sakınmalıdır.