Miraç Buğra Tokaç

Miraç Buğra Tokaç
Diş Hekimi
İstanbul
Malatya
90 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı

Miraç Buğra Tokaç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.·
53 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 12:45
·
2025 10. kitabı
Reklam
Akıldaki Zaafiyetin Risaleti Gerektirmesi
Ancak akıl, hem sınırlıdır hem de yanılma ya da yanıltılma özelliğine sahiptir. Aklın iki önemli zafiyetinden söz edilir. Bunlardan birincisi, şahsın kapıldığı birtakım evham ve hayal perdeleriyle devre dışı bırakılabilme özelliği, ikincisi idrak kapasitesinin fizikî âlemle sınırlı olmasıdır. O hâlde, aklın tam kapasite ile işletilebilmesi için mutlaka haricî ve ilâhî bir desteğe ve korumaya ihtiyacı vardır. O destek ise peygamber ve onun vasıtasıyla gelecek olan ilâhî kitaptır.
Sayfa 329·Kitabı okudu
Düşünce

Miraç Buğra Tokaç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·5462 syf.·
535 günde okudu
·
2025 9. kitabı
Her Memlekette Ekabiri Mücrimler Kıldık
Bulunduğu ve ale'l-husus başında bulunduğu memlekette Hakka ve o memleketin halkına karşı mekreden, hud'a ve hilekârlıkla entrika çeviren o büyük mücrimler bilmezler ki, aldattıkları vatandaşlar, başkaları değil, yine ken-dileridir. Onların zararları, aldanmaları kendilerinin zararları, aldanmalarıdır. Bilmezler ki, halkın zararı, memleketin zararıdır ve memleketin zararı herkesten evvel başında bulunanların zararıdır. Bilmezler ki, o memleket sukut edince ilk evvel sukut eden kendileri olacaktır. Bilmezler ki, Hakk Teâlâ aldanmaz. Hakk'a mekretmeğe çalışanların o kötü mekirleri ولاَ يُحِيقُ المَكْرُ السَّيِّئ اِلاَّ بِاَهْلِه ("....Halbuki fenâ düzen ancak sahibinin başına geçer." Fatır-35/43) mantukunca akibet kendilerini kuşatır, başlarına patlar. Bu âyet, Resullullah'ın zaman-ı bi'setinde yalnız Mekke'nin ve Arabistan'ın değil, dünyanın her memleketi böyle fesad ve fenâlık içinde bulunduğunu, mücrimlerin, hilekârların yüze çıkıp ileri gelenlerin en hilekâr mücrimlerden ibaret olduğunu ve bütün bunların mahkûm-ı sukut ve azab olduklarını beyân ile beraber Mekke müşriklerinin adavetine ve mekr-ü tezviratına karşı tesliye, diğer taraftan âlem şumul olan vazife-i risaletinin ehemmiyyetini ihtar ve her karyenin ekâbirine, bütün dünyanın zimamdārân-ı umuruna büyük bir derstir.
Sayfa 548 - 3.cild 6/123·Kitabı okudu
Din İslam
Günahın Açığını da Gizlisini de Terk Etmek
وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وبَاطِنَه Ve ismin zahirini de, batınını da terkedin. Kötü fiilin açığını da yapmayın, gizlisini de. İsmin zahiri, kötü fiilin açığı ta'biri, evvel emirde iki mânâyı tazammụn eder. Birisi, açıktan açığa alenen yapılan kötü fiil, diğeri de velevse gizli yapılsın kötülüğü, kötü olduğu açık ve bedihî olan fiil demektir. Buna mukabil ismin batını da, iki nevi demek olur ki, birisi, gizli yapılan kötü fiil, birisi de, velevse açıktan açığa yapılsın kötülüğü hafi, yâni fenalığı ibtida açıktan açığa anlaşılmaz, sonradan meydana çıkar ve binaenaleyh evvel emirde günah olduğunun anlaşılması bir delil ve habere tevakkuf eden kötü fiildir. Bundan başka bir fiil, ya zina, hırsızlık vesaire gibi cevarıh ile yapılır veya i'tikadsızlık, hased, kibir gibi sırf kalb ile yapılır. Ve ismin zâhir ve bâtını ta'biri bu farka da şamil olursa da bu evvelkilerin zımnında dahildir. Hasılı isim, günah, ma'siyet, kötü fiil demektir. Ve bunun bir zahiri vardır, bir de batını. Zahiri, ya kendisi, ya kötülüğü veya her ikisi açık ve belli olanı, batını da buna mukabil, ya kendisi, ya kötülüğü veya her ikisi gizli, hafi olanıdır. Kendisinin gizli olması da, ya mücerred ef'al-i kalbiyyeden olmasiyle olur. Veya tenhada yapılmasiyle olur. Ve bunların hepsinden sakınmak lazım gelir. Çünkü َاِنَّ الَّذِينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْم ne olursa olsun ism kazananlar سَيُجزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِئدفُونَ kazana geldikleri ismleriyle ileride cezalanacaklardır. Binaenaleyh zâhir olanın cezası var da, bâtın olanın cezası yok zannetmemeli hepsinden sakınmalıdır.
Sayfa 542 - 3.cild 6/120·Kitabı okudu
Din İslam
Reklam