Ağrılar, sızılar, kederler izafidir; kıyasla artıp azalırlar. Kıyas ortadan kalktığında, keder dahi bir saadet türü olur. Çektiğimiz acıların büyüklüğü, biraz da acı çekmediğimiz günlerle yaptığımız kıyas yüzündendir. Kederimizi arttıran, kedersiz zamanlarımızla yaptığımız mukayesedir. Sonradan âmâ olan bir ressamın görmemekten çektiği acıyla, doğuştan gözleri görmeyen birinin çektiği acı, her ikisi de şimdi göremiyor olmalarına rağmen, aynı olabilir mi? Bugünlerdeki acıları doğduğumuz günden beri çekiyor olsaydık, şimdiki mevcudiyetine rağmen belki onu hissedemeyecek, hatta alışarak ondan lezzet almaya başlamış olacaktık. Acımızı arttıran, acıya karşı dayanma gücümüzü azaltan, ıstıraplarımızın ateşini yükselten eski mutluluklarımızla yaptığımız kıyaslardır.
..
Efendimiz (sav) şöyle buyurur: "Dünyevî nimetler hususunda sizden yukarıda olanlara bakıp da üzülmeyin, aşağıda olanlara bakın. Bu, Allah'ın size verdiği nimetleri küçümsememeniz için en uygun yoldur" (Buhârî, Rikak, 30; Müslim, Zühd, 8; Tirmizi, Kıyamet, 58).