“Bundan sonrasını diyorum” dedi Fumiko. “ Yani geleceği değiştirebiliyor muyuz?”
Kazu doğrudan Fumiko’nun gözlerine baktı. “ Pekala, gelecek henüz yaşanmadığına göre sanırım bu sana bağlı…” dedi. İlk kez gülümsemişti.
Fakat ben tam dönerken kolumu yakaladı. “ Oraya giderken dikkatli ol,” dedi kaygılı bir yüz ifadesiyle. “ Unutma, her bilge adamın korktuğu üç şey vardır: fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı birinin öfkesi.”
Zaten seni burada tek başına görünce benim gibi düşündüğünü anlamıştım. Doğru değil mi ama? Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?