yaşamak isteyen herkes de öldü, ben... bense ölümün kapısına kadar gitmiş olmama karşın, yaşadım! Satıldım, elden ele geçtim, kurudum, içim kurudu, buruştum sonra da bu rezil beni satın alıp buraya getirdi..
"Belki de yol budur ama vazgeçmiş olanlar için hiç umut yok!"
"Hiç! Pisliğin içinde yaşıyor, iğrençleşebileceğimiz kadar da iğrençleşiyoruz. Ölmeye can atıyor, kendimizi öldürmeye cesaret edemiyoruz! Umut yok! Umut yok! Umut yok!..
Çünkü içinde bulundukları koşullar ne olursa olsun, insanların ahlâklarını göz önünde tutarak davranışlarını yargılamak, davranışlarını göz önünde tutarak ahlâklarını yargılamaktan çok daha iyidir. Bir kişinin ahlâkını göz önünde tutarak davranışını yargılamak için daha keskin bir zekâ gerektiğini kabul ediyorum ama, gerçekten sezgisi olan bir insan, birinin davranışlarını göz önünde tutarak ahlâkını anlayabileceği gibi, ahlâkını göz önünde tutarak, bir kişinin davranışını da kolayca anlayabilir.