Kadınların gözüne girmenin en kestirme yolu yiğitliktir hiç kuşkusuz. Çoğuna göre bunun nedeni, kadınların yaradılıştan çekingen olmalarıdır. Hatta Mr. Osborne'a göre, kadın, Tanrı'nın yeryüzüne yerleştirdiği tüm yaratıkların en korkağıdır. Gerçeklere uygunluğundan
fazla, patavatsızlığıyla dikkati çeken bir görüştür bu. Aristo, Politika adlı yapıtında, "Erkeklerdeki çekingenlik ve yiğitlik, kadınlardaki çekingenlik ve yiğitlikten farklı bir şeydir. Ne derseniz, bir kadına yaraşan yiğitlik, erkeklerde korkaklık sayılır; bir erkeğe yaraşan çekingenlik de, kadında yüzsüzlük sayılır" derken, kadınlara karşı fazla haksızlık etmemektedir bana kalırsa. Kadınların aşın korkak oldukları için yiğit erkeklerden hoşlandıkları görüşü de, pek doğru değildir belki. Mr. Bayie, (yanılmıyorsam, Helen üstüne yazdığı makalede) daha akla yakın bir yorumla, kadınların yiğit erkeklerden hoşlanmalarını, şana şerefe ayrıca düşkün olmalarıyla açıklar. İnsan yüreğinin derinliklerine herkesten fazla inen bir ozan, Odysseia'da, evli çiftlerin sevdasının ve birbirlerine bağlılıklarının en yüce örneklerinden birini verirken, bu görüşü destekler; çünkü destanın kadın kişisi, eşine duyduğu sevginin tek kaynağı olarak, onun şanlı varlığını gösterir.