İçinde ölü bulunan tabutlar, basiretli kişi için bir ibrettir. Tabutlarda basiretli kişilere bir uyarma, bir hatırlatma vardır. Tabutlar, gaflet içinde bulunanlara hiç bir şey ifâde etmez. Tabutlar sadece onların kasvetini artırır. Çünkü gafiller hep böyle başkalarının tabutlarını seyredeceklerini zannederler. Kendilerinin
de bir gün bu tabuta konulacaklarını hiç hesaba katmazlar. Yahut belki bir gün kendilerinin de bu tabuta gireceklerini az-çok düşünebilirler, fakat bunu çok uzak zamanlara atarlar. Düşünmezler ki o gördükleri tabutların içindekiler de aynı şeyi düşünüyorlar, kendilerinin çok uzak bir zaman sonra bu tabuta gireceklerini sanıyorlardı. Fakat hesapları yanlış çıktı. Vadeleri çabucak geliverdi. İçinde ölü bulunan bir tabut gören herkes, onun içinde kendisinin bulunduğunu kabul etmeli. Çünkü kısa bir zaman sonra o da mutlaka onun içine konacaktır.
— Allah cehenneme emretti, bin sene yakıldı, öyle ki, akkor hâle geldi. Sonra gene emretti, bin sene daha yakıldı, bu sefer kızıllaştı. Sonra gene emretti, bin sene daha yakıldı, öyle ki simsiyah oldu. O şimdi zifirî karadır. Ne bir kıvılcım ışıldar, ne de alevi söner.
Bir defasında peygamberimiz Cebrâil'e sordu:
— Ben Mikaili hiç güler görmüyorum?
Cebrail aleyhisselâm buyurdu:
— Mikâil, cehennem yaratılalı hiç gülmedi.
Allah’ın Resûlü buyurdular:
— Sizin şu ateşiniz, cehennem ateşinin yetmişte biri harâretindedir. Eğer, o iki defa su ile yıkanmış olmasaydı ondan faydalanamazdınız. Ve gene o ateş, bir daha cehenneme döndürülmemesi için Allah’a yakarır.
Bütün işler Allah’ın izniyle yürür. Bir işin gecikmiş olması sizi aceleciliğe sürüklemesin. Çünkü muhakkak Allah bir kimsenin acele etmesiyle acele etmez. Kim, Allah’ın hükümlerine karşı çıkarsa Allah onu tepeler. Kim, Allah’ı aldatmak isterse, Allah onun hilesini bozar.