Allah teâlâ'yı zikretmek de duâdır.
Bir hadis-i kudsî'de şöyle buyurulmuştur:
"Beni zikretmekle meşgul olup duâ etmeye vakit bulamayan bir kuluma ben, duâ edenlere verdiğim en üstün şeyi veririm."
Duâ ederken, Allah teâlâ'nın isimlerini şefâatçı etmek sünnettir.
Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:
"En güzel isimler Allah'ındır. O'nu bu isimlerle
çağırın." (A'raf, 180)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Allah Resûlü Aleyhissalatu vesselâm şöyle buyurmuştur:
"Allah teâlâ, gâfil bir kalple yaptığın duâyı kabul etmez. Şartına uygun olarak duâ ettiğin takdirde ise, üç karşılıktan biriyle sana cevap verir.
Bunlar şöyledir: Ya, acilen istediğin şeyi verir; ya ondan daha hayırlısını senin geleceğin için saklar; ya da onun yerine, senden helâk edici bir belâ ve musibeti uzaklaştırır. Duâ ederken hak isteyen biri gibi değil, dilenen biri gibi duâ et."
Dünyada açılan imtihan, nimetlere karşı şükretmek ve musibetlere karşı sabretmektir. Fakat çoğu insanlar, nimet ve musibetleri imtihan konusu olarak görmez; birincisini kendileri için ikram, İkincisi de kendileri için ihanet (küçük düşürme) olarak görürler.
Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:
"Allah insanı şükür konusunda imtihan etmek için ona nimet verirse, kendisi, 'Rabbim bana ikram etti, beni şereflendirdi' der. (Kendisinin bu nimete lâyık olduğunu, nimetin onun hakkı olduğunu düşünür. Ve şükretmez.) Onu sabır konusunda imtihan etmek için, rızkını daraltırsa, o zaman da, 'Rabbim bana ihanet etti, beni küçük düşürdü.' der. (Kendisinin bunu haketmediğini düşünür. Ve sabretmez.) Hayır! Bu düşünceler doğru değildir." (Fecr, 15-17)