Hak yolunda söz ve hatta amel de yetmez. Bazen ruhunu vermek de gerekebilir.
Onun için, Zünnun bir müride şöyle demiştir:
"Ruhunu verebilirsen beri gel. Bunu yapamazsan, boş sözlerle kendini aldatma."
İhlasın ne olduğunu sormuşsun?
Bil ki, ihlâs amelin Allah teâlâ'nın rızasını kazanmak için yapılması ve ne onun yapılması sırasında,
ne de daha sonra kalpte bundan başka bir mülâhazanın bulunmamasıdır. İhlâs o kadar incedir ki, meselâ, gece namazı kılarken, onun nurunun yüzünde belirmesini veya secde izinin alnında görülmesini istemek gibi mülâhazalar da onu bozarlar. İhlâsın var olduğunun alâmetlerinden birisi, yaptığı amelden dolayı kimseden her hangi bir karşılık beklememek ve övülmekten hoşlanmamaktır. Onun için şöyle demişlerdir:
"Kulun gönlünde, övülmekle yerilmek aynı şey haline gelmedikçe, kendisi ihlâs kazanamaz."