Şimdi misal, yolda rast geldin köyde birine, dersin ki, nörüyon ? O da sana cevap verir, eyi işte, nörek.. Masal anlatan neneler kurar uzun cümleleri, gerisi hep böyledir, nörüyon, nörek..
Zeytin ağaçlarının gölgesinde, zaman durmayı öğrenir; güneş usulca yaprakların arasından süzülürken, insan içindeki telaşı unutur ve sadece var olmanın huzurunu hisseder.
youtu.be/K6Z16s7hF64?si=...
Kitabın ilk yarısı tarih açısından oldukça zengin. ilk kısmını okurken sıkılanlar olabilir; ancak ikinci yarısı oldukça akıcı. Diğer bir önemli nokta ise, psikolojik olarak hassas olanların bu kitabı okumaktan kaçınması gerektiğidir. Kitap, Sırplar ve Hırvatlar tarafından soykırıma uğrayan Boşnakların acılarını anlatan, en acımasız soykırımlardan birini ele alıyor. Bu bağlamda, içinde işkence ve savaş temaları da barındırıyor.
Kitabın baş karakteri Nimeta, Boşnak bir gazeteci, evli ve iki çocuk annesidir. Nimeta, Hırvat bir gazeteciye aşık olur ve eşi ile sevdiği adam arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Diğer Boşnaklar gibi, o da savaşın ortasında kalır. Bu içe işleyen romanı okumanızı tavsiye ederim. Tarih meraklıları için ilk yarısı oldukça akıcı geçecektir. Hem savaşa tanıklık ediyor hem de bu durumu yaşıyorsunuz. Savaş, yasak aşk, fedakarlık ve annelik temalarını işleyen etkileyici bir roman.
“Bu dünyaya fazla gelencümleleri istiyorum. Arka sokaklardan yazılmış, üstü başı kan ve küf kokan kitaplar.”
Bana kitap önerin.
Ama okuduğumda ağzımda pastadı bıraksın.
İyi hissettirmesin.
Yutkunamayacak kadar ağır, olsun.
Cümleleri terapi gibi değil, bıçak gibi.
Satır aralarına gizlenmiş değil, doğrudan suratına tüküren hikayeler.
Bana mainstream kitaplarıönermeyin.
Kapağında gülümseyen bir yazar varsa, sakın şirin bir kitap gibi göstermeye çalışmayın....
Burası bir kitap kulübü değil. Bu bir otopsi odası.
Bana ruhun çürümüş organlarınıgösterin.
Bana bir roman değil, sokakkavgası önerin.
İlk sayfada kaşımı yaran, sonsayfada burnumu kıranbirşey.
Karakter gelişimini geçin.
Bana karakter dağılmasını anlatın.
Üçüncü bölümde intiharetmeyenbirilerinin olduğubirkitapla ilgilenmiyorum....
Bana bir kitap öner.
Beni rahatsız etsin.
Çünkü ben rahatsız olmadıkça yaşadığımı hissetmiyorum artık.
Uyuşturucu tripi gibi yazılmış, ama ayıkken daha fazla sarsan.
Bir karakterin adı değil, kimliksizliğin resmi geçidiniistiyorum.
Daha fazla düzgün hikayekaldıramıyorum.
Mutlu son istemiyorum.
Bana hayatın arka kapısından giren,
çürük diş gibi zonklayan bir şey lazım.