Toprak Balcı

Toprak Balcı
@toprkblc
4 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
"Hayatımın en iyi tatilinde İtalya kıyısı boyunca ilerleyip Atina'ya -berbat bir yer, ama Parthenon nefes kesici-, oradan da Türkiye'deki Efes'e gittik. Efes'teki mermerden yapılma antik umumi tuvaletlerin ortasında müzisyenlerin serenat yapmaları için bir yer var." İstanbul'a gittiklerinde Jobs, bir tarih profesörünü ailesine rehberlik yapması için tutmuştu. Sonunda bir Türk hamamına gitmişlerdi. Profesörün anlattıkları Jobs'ı gençliğin küreselleşmesi üstüne düşündürmüştü: "Gerçek bir ilham geldi. Hepimiz bornozluyduk ve bize Türk kahvesi yaptılar. Profesör bu kahvenin başka yerlerin kahvelerinden çok farklı hazırlandığını açıklayınca, "Ne olmuş yani?" diye düşündüm. Türk kahvesi, Türkiye'deki gençlerin umurunda mıydı? Hepsi de dünyadaki diğer bütün gençlerin içtiği şeyleri içiyor, Gap'ten satın alınmış gibi görünen giysiler giyiyor ve hepsi de cep telefonu kullanıyorlardı. Diğer her yerdeki gençler gibiydiler. Artık bu dünyanın tamamının gençler için aynı olduğunu anladım birden. Ürünler tasarlarken aklımızda özellikle Türkiye'deki gençlerin isteyeceği bir telefon ya da müzik çalar yaratmak diye bir şey yok. Artık tek bir dünyayız sadece."
Sayfa 503·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
“Onu gençliğinden beri tanırım ve markasının insanlar üzerinde hangi etkiyi uyandırmasını istediği konusunda gayet netti hep,” diyor Clow. Başka pek az şirket ya da şirket lideri, kendi markasını Gandhi, Einstein, King, Picasso ve Dalay Lama gibi insanlarla özdeşleştirmek gibi dâhice bir küstahlığı kotarabilirdi – belki de hiçbiri başaramazdı bunu. Jobs, insanları kendilerini tanımlamaya – şirket karşıtı, yaratıcı, yenilikçi asiler olarak tanımlamaya –, sadece kullandıkları bilgisayar yoluyla teşvik etmeyi başardı. “Steve, teknoloji endüstrisindeki tek yaşam tarzı markasını yarattı,” diyor Larry Ellison. “İnsanların sahip olmaktan gurur duyduğu arabalar vardır – Porsche, Ferrari, Prius –, çünkü kullandığım araba hakkımda bir şeyler söyler. İnsanlar Apple ürünleri konusunda aynı şeyi hissediyorlar.”
Sayfa 315·Kitabı okudu
Devletlerin gücü ve zayıflığı, ulusların refahı veya çürümesi sadece yöneticilerin yetkinliğine veya yetersizliğine bağlı değildir. Yöneticiler ne olursa olsun, iyi ya da kötü, kahraman ya da zalim her zaman halklarının bir yansımasıdır. Bunlar halkın ruhunun bir kopyası, kitlelerin üretimidir. Halk nasılsa onlar da öyledir. Bu nedenle uzun zaman önce her ulusun hak ettiği hükümete ve yöneticilere sahip olduğu söylenmiştir.
Sayfa 6·Kitabı okudu