Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Wenn der Spieler weiß, dass der Trainer dessen Position versteht, wird er viel eher dazu bereit sein, Kritik an seiner Leistung zu akzeptieren. Das hilft beim Erhalt einer gute Trainer-Spieler-Beziehung. Michelle Akers, eine der führenden Spielerinnen des US-Frauen-WM-Teams, fordert von ihren Trainern eine solche Analyse und Aufmerksamkeit für Details:
Trainer müssen die weiblichen Spieler so aufbauen wie die Jungs. Es bringt nichts, einem Mädchen „gut gemacht" zu sagen, wenn sie die Kontrolle verloren hat und den Ball verspringen lässt. Ich unterteile meine Ziele in folgende Kategorien: Fitness, Technik, Mental, Position und Ernährung.
Efe ona istediği ilgiyi göstermiyor, değer vermiyor; hatta onun için hiçbir şey yapmıyor. Ama o yine de başkasını değil, Efe’yi seviyor. “Neden ben onu seviyorum?” dese, cevabı şıp diye bulacak. Hani derler ya, “kaçan kovalanır” diye… İşte bu söz, aşkın hiçbir mantığa sığmayan matematiğini biraz anlatır. Kaçmaktan maksat ise uzak durmak ya da terk etmek değil; aslında kendi kişiliğimize, kendi değerlerimize sahip çıkabilmektir.
Neredeyse annesinin hayatının birebir aynısını yaşamış kendine. Yakışıklı, popüler bir adama âşık olup, kendini ona sevdirmeye çalışmış. Var olduğu haliyle sevilebileceği hiç gelmemiş aklına. Sevilebilmek için hep bedel ödemesi gerektiğini düşünmüş ama ödediği bedeller de sevilmesini sağlayamamış. Olmaz zaten… Bir şey karşılığında minnet duyabiliriz, güven verebiliriz. Ama aşk, o yolda kendini yok edeni değil; çok severken bile kendine sahip çıkabileni sever.… sevdikleri insanların ne istediğini değil, kendilerinin ne istediğini sorduklarında; taviz üstüne taviz vermek yerine, kendileri gibi davranmayı ve daha dik durmayı öğrendiklerinde bu kader değişecek.
Düşünsenize, bir insanın bizi sırf biz olduğumuz için sevdiğini?
Kader henüz 18 yaşında. Bugüne kadar ne öğrendiyse, hep bilinçdışı bir kader yönetecek onu. Hep korkacak yalnızlıktan, terk edilmekten. Ne insanlar ona güvenecek, ne de o insanlara. Bütün ilişkilere “Nasıl olsa bu da beni bırakıp gidecek” diye bakacak. Ne zaman ümitlense “Gerisi gelmez” diyecek. Tıpkı annesi gibi kolunu bacağını kıracak birine, ama arada sırada sevgi gösteren birine kul köle olacak. Kendini kullandıracak, kendini ezdirecek, sonra buna adı gibi “kader” diyecek.
Ama belki de hayata bir şans verecek. Salıncaktan düşürdüğünde elini tutup kaldıran Cemşit’e “umuda merhaba” diyecek.
Kader/Hasta: Arkadaşlarımla ilişkilerim pek iyi değil. Ben kimim ki, insanlar beni insan yerine koysun, benimle arkadaşlık etsinler? Zaten buraya beni babam gönderdi. “Git ve kendini keşfet” dedi.
Gülseren Budayıcıoğlu: Sonra onunla uzun uzun konuştuk. Kendini tanıması, kendi özelliklerini keşfetmesi ve yepyeni bir kader yaratması için ben de elimden geleni yapacağım.