ToSe

Bu kızın kendine ait değerli hiçbir şeyi yok mu?
“Korkmadın mı o adamın evine gitmeye?” “Ne korkacağım? Korkacak bir şey kalmamıştı ki zaten. Bekâretimi birkaç gün önce kaybetmiş, biraz canım yansa da, yaşadıklarımız hoşuma gitmişti. Bu da en fazla aynı şeyleri yapacaktı bana.” Bu ne cesaret, bu nasıl bir düşünce tarzı, nasıl bir hayat felsefesi? Bu kızın kendine ait değerli hiçbir şeyi yok mu? Nasıl bu hale gelmiş bu kız? Bir şey söylemeden bakıyorum yüzüne..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tesettürlü ama dikkat çekici
tesettürlü ama oldukça havalı genç bir hanım giriyor içeri. … Hafif sivri ve kalkık burnuna, sanırım bir doktorun eli değmiş. Pardösünün açık olan düğmelerinin arasından, boynundaki iri taşlı pırlanta kolye hemen göze çarpıyor. Sağ kolunda üst üste binmiş altın bilezikler, sol kolunda ise etrafı pırlantalı, altın Rolex marka saat var. Kuyumcu dükkânı gibi yani... Parmaklarındaki yüzükleri de katarsanız, üzerinde taşıdığı mücevherlerle lüks bir daire alınabilir. Ama buna rağmen yüzü solgun ve mutsuz görünüyor.
Hastayı dinlemek, ve ona hak vermek.
Sessizce dinliyorum onu. Açıkça izin veriyorum içini boşaltmasına. Şimdi de destekleyeceğim, arka çıkacağım ona. Çünkü aksi halde bu söylediklerinden dolayı yine kendini suçlayacak. Buna mutlaka mani olmalıyım. “Haklısın, ben de olsam böyle hissederdim” diyorum. Ağlıyor... Bu psikiyatri bilimi böyle bir şey işte. Karşınıza oturan her hasta yepyeni bir bilmece sunuyor size. Buraya gelirken hayatıyla ilgili her şeyi bildiğini sanıyor. Aslında bu doğru. O biliyor, siz bilmiyorsunuz. Ondan öğrendiklerinizle çözeceksiniz bu bilmeceyi. Ayrıca çoğu zaman bilmeceyi çözmek de sorunu halletmiyor, hastanızı mutlu, huzurlu, umutlu yapmaya yetmiyor. Bazen de bilmeceyi çözerken, eskimiş yaraları iyileştirmeye çalışırken, o yaralar kanıyor. Bir de bunun acısını çekiyor, bazen bir anne, bir çocuk, bir dost gibi gördüğünüz, hiç kıyamadığınız o insanlar.
Yönlendirilmeye alışmış insanlar
Önce direksiyonu sıkı sıkı tutmayı öğrenmelisin. Korkuyorsun direksiyonu tutmaktan. Onun için kontrol edilmek, tabi olmak, yönetilmek istiyorsun. Senin yerine başkası alsın sorumluluğu istiyorsun. Aslında araban çok güzel. Bir de onu iyi kullanmayı bilebilsen, her şey çok güzel olacak.
Daha kamçıyı tutuşundan anlarız onun ne mal olduğunu
“Dominanın sahte olduğu nasıl anlaşılıyor? Eline kamçıyı alan herkes, isteyene bunu yapamaz mı?” “Benim gibi hastalar, dominanın sahte olup olmadığını hemen anlar. Her eline kamçı alan domina olamaz. Daha kamçıyı tutuşundan anlarız onun ne mal olduğunu. Bu bir duygu, bir paylaşım işidir. Siz ne kadar kırmızıysanız, o da o kadar siyah olmalıdır. Birbirini tamamlayan bir ilişki şeklidir bizimki. Sizin çektiğiniz acıyı, aynı anda o da duyar yüreğinde ve bundan birlikte zevk alırsınız. Tıpkı cinsellikte birlikte orgazm olmak gibi bir şey işte. Sizin canınızı en iyi nasıl yakacağını bilir. Size nasıl bakacağını, nasıl hitap edeceğini, nasıl hakaret edeceğini, nasıl aşağılayacağını bilir. Her kadından domina olmaz.” “Sizin canınızı ne kadar çok yakabiliyorsa, bundan o derecede cinsel bir zevk duyar domina. Bunu size de hissettirir. Sizin canınız acırken, size merhamet duyan veya bir şey hissetmeyen birinden domina olmaz.” “Size merhamet edilmesini istemiyorsunuz. Anladığım kadarıyla bunu bir zayıflık olarak görüyorsunuz, halbuki domina asla zayıf olmamalı.” “Evet, olmamalı çünkü burada dominaya tapınma söz konusu. Kendini çok değersiz hisseden biri, kendinden üstün, güçlü bir varlığa teslim oluyor. Onun kontrolüne giriyor. Domina, köleye kesinlikle hâkim olabilmeli, ona hükmedebilmeli.”