ToSe

Hemen evlilik hayalleri kurmaya başlıyor kızlar.
Baştan sizin söylediğiniz gibi, kendileri geliyorlar. Benim bir şey yapmama gerçekten hiç gerek yokmuş. Şimdi de onları hayal kırıklığına uğratmaktan, üzmekten korkuyorum. Çünkü bir gece yatınca, hemen evlilik hayalleri kurmaya başlıyor kızlar.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
onu imparator yapan, onun hayata karşı gösterdiği cesaret
Piyasalarda ve çevresinde onu imparator yapan şey, onun hayata karşı gösterdiği inanılmaz cesaret. Korkunun, umutsuzluğun, güvensizliğin, acının ve ikilemlerin beslediği, henüz hayatı hiç tanımayan masum bir çocuğun ölüme meydan okuyan cesareti.
Onu dövse de, öldürse de güce tapıyor.
“Erkek dediğin güçlü olmalı doktor hanım. Bu kadar düşene, bizim piyasada erkek denmez.” Hafifçe gülümsüyorum. Onu dövse de, öldürse de güce tapıyor. Ah bu kadınlar...
Life of a PIMP
Benim zaten çocukluğumdan beri beklediğim buydu. O zamana kadar elden ele gezmişim, nefret etmişim adamlardan. İnsan yaşadıklarını çabuk unutuyor. Çok farklı olacaktı benim sevdiğim adam. Bana tapacak, beni hiç incitmeyecek, hep başının üzerinde taşıyacak, gece işi bitince benden kaçmayacak, bana sarılıp öyle yatacaktı. İşte o adamı bulduğumu sandım. Ama Allah için gerçekten yakışıklı, adam gibi adamdı. Kadına nasıl davranacağını biliyor, bana kraliçe muamelesi yapıyordu. Şampanyalar, çiçekler, pırlantalar gırla gidiyordu. Hangi gazinoya gitsem, en ön masadan beni izliyor, sepet sepet gül döktürüyordu başımdan. Bayıldım adama. Önce kendimi biraz naza çektim. Sonra akşamları beraber çıkmaya başladık gazinodan. Bana hiç baskı yapmıyor, sahneme karışmıyor, her gün elinde değerli bir hediyeyle geliyordu. Önceleri kaldığım otele geliyordu. Sonra ‘Otel köşelerinde sürünmene içim dayanmıyor. Ben sana, sana yakışır bir ev açayım, beraber oturalım’ dedi. Hoşuma gitti bu teklif. Şehrin en iyi semtlerinden birinde lüks bir daire kiraladı. … Yani âşık olduğum, taptığım adam, beni oraya satmış. … “Benim kafasızlığım bununla da bitmedi. Her şeye rağmen seviyordum Cavit’i. Çok yakışıklı, hanımlara nasıl davranılacağını iyi bilen bir adamdı. Yatakta beni çok mutlu ediyordu. Ama öte yandan çok acımasız, hiç hata affetmeyen bir tabiatı vardı. En küçük kusurumu affetmez, eşek sudan gelene kadar döverdi beni. Önce döver, sonra alırdı yatağa.” “Bu neden?” “Bu işlerde âdet böyledir Gülseren Hanım. Erkekler bu tür kadınları önce döver, sonra severler. Bunu hepimiz biliriz. O dayaklar belki de bunun için, bir yandan da heyecanlandırır bizi. Çünkü arkasından ne geleceğini biliriz.” “Dur bir dakika. Yani sen âdet bu diyorsun.” “Evet, evet. Bizim gibi kadınlar, dayak yemeden rahat etmezler.
Sayfa 200·Kitabı okudu
O beğenilmek, fark edilmek istiyor. Güzelliği bir manzara.
Hayat çevik bir hareketle ayağa kalkıp önce başındaki eşarba saldırıyor. Böyle devam ederse güzelim eşarp paramparça olacak. Birkaç iğneyi yerinden oynatmayı başarınca ipek eşarp başından kayarak düşüyor yere. Başını şöyle bir sallayınca simsiyah saçları dalga dalga dökülüyor omuzlarına. Bir kere daha sallıyor başını. Onlarla gurur duyuyor galiba. Ben de hayranlıkla bakıyorum bu saçlara. Sonra pardösünün kapalı olan düğmelerini çözmeye başlıyor. Siyah, uzun kollu, dar ve ince bir bluz var üzerinde. Göğüs dekoltesi oldukça derin. Pardösüyü de fırlatıp atıyor muayene masasının üzerine. Şöyle bir salınıyor odada oturmadan önce. Kollarındaki bilezikler şıngırdıyor. Şimdi üzerindeki mücevherlerle muhteşem bir kadın var karşımda. Geçen ay bir iş için İstanbul’a gitmiştim. Akşamdı. Uçak İstanbul’un üzerinde döne döne Sabiha Gökçen Havaalanı’na iniyordu. Ben pencereden hayranlıkla izliyordum manzarayı. Adalar, modalar şıkır şıkır parlıyordu altımızda. “Aman Tanrım” demiştim içimden, “İstanbul’u sen koru Tanrım.” İşte Hayat şu anda uçaktan gördüğüm o manzarayı hatırlatıyor bana. Bu ne güzellik böyle... Hayranlıkla, gülümseyerek bakıyorum ona. O da bunu istiyor zaten. Sanırım ne kadar güzel olduğunu daha iyi görmem, fark etmem için soyundu. Erkek kadın fark etmiyor, o sadece beğenilmek, fark edilmek istiyor. Beğenildiğini hissedince zarif bir hareketle yeniden oturuyor karşıma.