ToSe

Aşık olmadan evlilik
Karımın ne kadar güzel olduğunu görüyor, herkes gibi onu çok beğeniyor ama ona âşık olmayı bir türlü beceremiyordum. Başım büyük dertteydi. Karımla zaten hiçbir ortak noktamız yoktu. Benim ilgi duyduğum hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. Ne politika, ne siyaset, ne aktüalite ne de sanattan konuşabiliyorduk onunla. O bunun farkında bile değildi. İlk tanıdığı erkek bendim. Güzel bir kadın olduğunu biliyor, bu konuda kendine güveniyor, benim ilgisizliğimi ise yorumlayamıyordu. Ailem ve tüm memleket onu el üzerinde tutuyor, ona âdeta bir prenses muamelesi yapıyordu ama ilk günlerin hemen ardından gözlerinin mahzunlaşmaya başladığını görüyordum. Ne büyük bir hata yapmıştım. Hem kendi hayatımı mahvetmiştim, hem de Nihal’inkini. Üstelik bu hatanın geri dönüşü yoktu. Onun her şeye rağmen bu evliliği sürdürmek istediğini, hatta beni sevdiğini hissediyordum. Ben de onu sevebilmeyi çok istiyordum ama duygularıma söz geçiremiyordum. Onu üzmeyi hiç istemiyor, hatta onu memnun edebilmek için elimden geleni yapıyor, bir dediğini iki etmiyordum.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz Yusuf gibi eş adayı tavsiyesi
…Aile babama uygun kız ararken, Anadolu’da güzelliğiyle ünlü, padişah soyundan gelme annemi tavsiye etmişler…
Doktora gitmek, tedavi olma istekli gibi görünmek, ama olmamak
Gülümsüyor. Hiç hasta gibi bir hali yok, sanki sorun onun değil, benim. Bana zor bir bilmece sormuş da, benim bunu bilemeyeceğimden o kadar emin ki, hınzır hınzır gülümsüyor bana. Aslında bu bilmeceyi çözmemi hiç istemiyor. Belli ki niyeti üzüm yemek değil bağcı dövmek. En zor hastalar işte bunlar. Gerçekten iyi olmak için gelen hastalarla çalışmak hem daha kolay, hem de daha doyurucu. Doktor olduğunuzu hissediyorsunuz. Ama Nihal Hanım’ın amacı, bu hastalığı en iyi doktorların bile nasıl da anlayamadığını, tedavi edemediğini kanıtlayıp bu hastalıkla birlikte yıllarca kardeş kardeş yaşamak galiba. Benim asıl çözmem gereken problem, bu hastalıktan neden vazgeçmek istemediği. Üç seans randevu almakla çok iyi etmişler. Bilmeceyi çözebilmem için Nihal Hanım’ın bana pek ipucu vermeyeceği belli. Ben yine de deniyorum. … Beni üzmemeye herkes özen gösteriyor ama olur da kızar veya üzülürsem pat diye düşüp bayılıyorum. Eşim böyle zamanlarda çok üzülür ve telaşlanır. Kentin bütün doktorlarını başıma toplar. Sonra ben de çok üzülüyorum eşimi böyle telaşlandırdığım için ama ne yaparsınız, hastalık bu. Elimde değil ki. İnsan hasta olmayı ister mi? “İster tabii, istemez olur mu?” diyorum içimden. İşte ilk ipucu geldi. Kızınca ya da üzülünce pat diye düşüp bayılıyor. İnsan kendisi istemedikçe kızdı ya da üzüldü diye böyle pat diye bayılmaz. Ama ilgi çok fazla, kentin bütün doktorları eve çağrılıyor, herkesin ilgisi onun üzerinde. Özellikle eşi çok telaşlanıyor ve bu durum belli ki Nihal Hanım’ın çok hoşuna gidiyor. … Neden hastalandığımı bilsem burada ne işim var doktor hanım? Size anlattım işte. Nihal Hanım direniyor. “Neden hastalandığımı sakın bulmaya çalışma” diyor bana. Nihal Hanım büyük bir hayal kırıklığı içinde çıkıyor odadan. Bende aradığını bulamadı. Muayene bile etmedim
Çok merak ettim, ne dediniz bu adama da, o kızı öldürmekten böyle aniden vazgeçti? – Ona saygı gösterdim, hürmet ettim, adam yerine koydum önce. – Evet, sizden nasıl memnun kalmış bir bilseniz. Demek ona hürmet ettiniz. Vay canına, hiç bu aklıma gelmemişti. “Bizim söylemediğimiz neyi söyledi acaba?” diye merak ettik biz. İnsana hürmet etmek bazen çok önemli olabiliyor demek. – Saygı ve hürmet gören insan kendini saymayı, kendine önem vermeyi öğrenir.
Yaşamayı ertelemiş
“Okul bitsin, işte o zaman ben de herkes gibi yaşayacağım” demiş. Ama, yaşamanın bir sanat olduğunu ve bu sanatın sadece ve sadece deneye yanıla öğrenilebildiğini fark edememiş.