augustine

augustine
@townofstars
hâlim sürekli bir altüst oluş
american culture and literature
10 Ağustos
213 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
ileri gitmeyen geriler.
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 15:07
selamün aleyküm, "yürümeye devam et, yol insanı terbiye eder." yollar çeşit çeşittir; uzun, kısa, bayır yukarı, bayır aşağı, kolay, zor gibi gibi... niteliği fark etmeksizin birçok yol vardır, şehirden şehire, şehirden köye, köyden insana, insandan insana, insandan kendisine yollar vardır. bunların dışında insandan ölüme olan bir yol vardır ki bu yol hayattır. bu yol diğerlerini kapsayan en geniş kümedir, diğer yollar bu yolda daha üst seviyelere ulaşmak üzere arayışlardır sadece. evet, kitapta en derin hissettiğim kavram arayış oldu. zaten anlatıcı da bir arayışçı, okurken illa ruhunuza bir şeyler tesir ediyor o arayış ruhundan. Rabbini yeni yeni tanıyan birisinin her şeyde onu arama adımları. bebek adımları belki, ama gaye büyük, kendisi de söylüyor bunu zaten kitapta; "teslimiyet: Hak arayıcısının kendini arayış serüveninde attığı ilk adım: dev bir adım,ama yine de bir bebek adımı -doğrusu, yürümeyi öğrenmek bazen ürkütücüdür." dünya gözüyle görünmeyen Rabbin apaçık görünen işaretlerini görmeyi öğrendim ben kitaptan, zaman aldı, zor oldu, daha doğrusu tam anlamıyla öğrendim diyemem, görebilmeyi öğreniyorum diyelim, bitmişlik süsü verirsek faydası olmamıştır anlamına gelir. anlatıcımız "lavabonun tıkanması birikmiş günahlara işarettir belki de" diyordu kitapta, çok ince gelmişti bana bu düşünce, en ufak ayrıntılarda bile işaretleri görebilmek, bu gürültülü hayatta bize belki de en çok lazım olan şey, yavaşlamak ve sessiz işaretlerin güçlü manalarını kavramak, yavaşlamak ama durmamak, yolda devamlılığı korumak, bebek adımlarıyla da olsa yolda kalmak... üslup cart curt diye endişelenmenize gerek yok bence çok hoş ve sakin bir anlatımı var yazarın. son olarak, kitabı yavaş yavaş okuyun, hızlanırsanız işaretleri göremeyebilirsiniz.
sorgulamalar
Su Üstüne Yazı YazmakMuhyiddin Şekur · Sufi Kitap · 20213,808 okunma
Reklam
kuşlar bize gündelik hayatın güzelliğini öğrettiğinde
7/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2023 36. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 20:27
tasarım konusunda hiçbir şekilde laf edemem çizimler aşırı zarif yapmış kitabı, ama içerik olarak aşırı yüzeysel, kuşlar hakkında hiçbir şey okumadıysanız o zaman iyi gelebilir ama ben ikinciye okuduğumda yarısından sonrasının çok da gerekli olmadığını düşündüm, ama okumak adına fazla düşünmenize gerek yok zaten iki günde çok rahat okunuyor.
Düşünce
Kuşların FelsefesiPhilippe J. Dubois · Domingo Yayınevi · 20201,641 okunma
Selâmün aleyküm,
10/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 06:59
bu kitabı ramazana özel yapılan bir okuma etkinliğinde gördüm hem ismi çok etkileyici geldi hem de toplulukta bereket vardır diyerek ben de katılayım dedim, buna vesile olan herkese teşekkür ederim. genellikle ramazanlar okul, ev, iftara kadar uyku, iftar ve sahurdan oluşurdu benim için. bu sene öyle olsun istemedim, daha doğrusu bu sene bi farkındalık, bir başlangıç olsun ve diğer yıllarda da bu günden başlayarak oruçtan, namazdan, ramazandan bol bol istifade edeceğim ramazanlarım olsun istedim. başlayınca Allah da kolaylığını verdi yavaş yavaş. kitabı son 10 sayfa dışında hep okula giderken otobüste, durakta vs. okudum pdf olarak, dolayısıyla 10 dakikalık otobüs yolculuğu bile ilim kapısı oldu bana, boş boş etrafa bakarak geçireceğim zamanı da böyle değerlendirdim ve gariptir ki normalde otobüs ve arabada telefona bakmak pek iyi gelmez bana başım falan ağırır ama kitabı okurken hiç öyle olmadı, bu da kolaylıklardan birisiydi kanaatimce. yazarın hep bir diriliş havasında ve ümitvar olması benim uğruna yaşadığım davayı hatırımdan hiç çıkarmamamı sağladı. sadece ramazan ve oruca özel yazılardan oluşan bu kitap 23' ramazanını diğerlerinden daha parlak yaptı benim için. orucun yemek yememek değil, ruha yaklaşmak adına vücudun gıdasını kesmek olduğunu, ramazanın 'hadi oruç tutup fakirleri anlayalım' ayı değil, yemekten vazgeçip gafletten uzaklaşalım ki ruhumuzun gıdasını, isteklerini öğrenelim ve temin edelim ayı olduğunu ve koca samanyolunda gram bir şey yemeden bile nasıl bir ruhani ziyafet sofrasına konuk olduğumuzun bilincini kazandırdı bana. genç yaşta bu diriliş tohumlarını ruhuma eken diriliş adamından Allah razı olsun.
❁Ramazan-ı Şerif ❁
Samanyolunda ZiyafetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20254,591 okunma
hiç beklediğim gibi değildi :/
Puan vermedi·102 syf.··
2023 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 19:06
sepete kitap eklerken arka kapak yazısını okumuştum bunun da yolculuk falan deyince baya ilgimi çekti - böyle yolculuk türünde gezi yazısı gibi kitaplar hoşuma gider genelde - ama ben aforizma gibi bir şey sanmıştım böyle adam yine gördüğü yerleri anlatır ama onlardan yaptığı çıkarımları da söyler gibi gibi ama bu sadece o tapınak bu heykel o dağ bu dağ yazıp durmuş, şiirlerin çevirileri de o kadar ot gibi kalmış ki 3 tane alt alta kelime gibi duruyordu, eğer japonyada yaşşamıyorsanız, japonyaya - fazlasıyla - hakim değilseniz veya japon kültürüne ve edebiyatına o kadar da meraklı değilseniz muhtemelen benim gibi bu ne ya diyeceksiniz, kitap hakkında kötü şeyler söylenemez sadece bana hitap etmedi diyebilirim, yine de okuyacaklara iyi okumalar!
Düşünce
Kuzeye Giden İnce YolBaşo (Matsuo Bashō) · İthaki Yayınları · 20222,494 okunma
9/10
·69 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2023 20:38
kitap birkaç kısa hikayeden oluşuyor, birçok anektodu beğendim ama kitaba ismini veren hikaye üzerine bir iki şey söyleyeceğim sadece. bu hikaye iki arkadaşın ıhlamur ağaçları altında yürürkenki konuşmalarını içeriyor. bu iki karakterden birinin hayata bakış açısı diğerinden çok daha pozitif (edwin). diğeri ise daha karamsar düşüncelere sahip (wollmar). wollmar hem kendi üzgün düşünceleriyle kendini üzüyor hem de edwin'in neşeli düşüncelerini sürekli kötülüyor. wollmar mutluluğu bir adaya, insanları da bu adaya ulaşmaya çalışan gemicilere benzetiyor. ve bu adaya ulaşanların çok az olduğunu ulaşanların ise karaya baygın çıktıklarını, dolayısıyla mutluluğun erişilemez bir kavram olduğunu savunuyor. edwin ise aynı bağlam üzerinde mutluluğun o adaya ayak basmak değil, adaya gidiş yolundaki süreç olduğunu söylüyor. ayrılma vakitleri geldiğinde ise söyledikleri cümlelerden düşüncelerinin (ya da ıhlamurlar altındaki düşüncelerinin) nedenini anlıyoruz. "edwin: (...) wollmar! işte bu ıhlamur ağacının altında ilk kez sevgilim julıette beni öptü. wollmar: genç adam! ben de bu ıhlamur ağacının altında sevgili laura'mı kaybettim."
Düşünce
Ihlamurlar Altında GezintiFriedrich Schiller · Can Yayınları · 20211,103 okunma
Reklam