İnsan ne garip
Yıldızlara bakıp yoğun duygular hisseder insan bazen. Öyle ki şu evrende minicik canlılar olduğumuzu o zaman anlarız. Ama bir yandan da günlük meselelere o kadar yoğunlaşırız ki bırakın evreni akşam ne yemek yiyeceğimiz bile önemsiz kalır. Aslında zamanın göreceli olması gibi insan zihninde evren de görecelidir bence. Yıldızlara bakıp hayran hayran evrenin yüceliğini düşünen insan için an gelir aynı evren toz zerresinden kıymetsiz görünür. En garip özelliğimiz bu sanırım
Duygu ve Düşünce
Etraf toz duman iken bile özgür Filistin! O toz duman çocukları zayıflatır mı sandın?
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Şimdi o fırtına dindi, toz duman dağıldı ve geriye sadece sen kaldın.. "
“Hiçim ü hiç de değilim de velî ednâyım Zerre-i hâk-i der-i hazret-i Mevlânâyım” “Ben hiçbir şeyim; hatta ‘hiç’ bile sayılmam, en aşağı mertebedeyim. Mevlânâ’nın kapısının toprağının bir zerresiyim.” Şair, kendisini büyütmek yerine tamamen siler ve şöyle der: “Benim varlığım iddia değil, sadece bir toz zerresidir; hakikat karşısında benlik yoktur.”
Fyodor Dostoyevski der ki: "Bu dünyayı ne kadar çok anlarsan, kendini o kadar çok mahvedersin. İşte bu yüzden aptallar mutlu görünürken, zeki insanlar yalnızlığın koynunda yaşar." Zira dünyanın derinliklerine indikçe, insanı kör kılan o toz pembe illüzyonlar birer birer dökülür. Eskiden fark etmediğin gizli hamleleri, yüzlerdeki maskeleri ve o mideni bulandıran çelişkileri görmeye başlarsın. Ve ne yazık ki, anlamak her zaman en büyük hayal kırıklığını doğurur. Zamanla beklentilerin tükenir, içindeki o saf güven yerini keskin bir şüpheye bırakır ve çocuksu masumiyetin, gerçeğin çarkları arasında ezilerek yok olur. Aslında aptallar daha güzel bir hayat yaşadıkları için değil, zihinlerinde daha az soru işareti taşıdıkları için mutlu görünürler. Onlar, ruhu kemiren o amansız ve durmaksızın işleyen düşünme eyleminden muaftırlar; cehaletin o konforlu, uyuşturucu hafifliğiyle kutsanmışlardır. İşte bu yüzden zekanın seni götüreceği nihai durak, her zaman mutlak bir yalnızlıktır. Herkes yüzeydeki sığ sularla yetinip orada rahatça nefes alabilirken, sen o suyun altındaki karanlık girdapları ve çürümüşlüğü görüyorsan, artık kimseyle gerçekten bağ kuramazsın.
1000Kitap
Kendinizi kimseyle kıyaslamayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini görün ve onunla sevinç duyun. Kimse, kimseyle aynı şartlardan geçmiyor, herkesin yaşam mücadelesi farklı. Çok kez dışardan toz pembe görünen hayatlar, zamanla içindeki acıları, sıkıntıları dışa vurmuştur. Ve unutmayın bir çok insan bizim onlara yüklediğimiz anlamdan ibarettir. Basiret sahibi bir Müslüman ise ancak yönünü, kendisini Allah’a yaklaştıracak kişilere yöneltir ve ancak onlarla hayırlarda yarışır…