Hem çok fazla şey okumak isteriz, sürekli kitap satın alırız, kütüphanelerimize eser yığarız, hem de kitapları okurken bir türlü istediğimiz kıvamı yakalayamayız. Kitap koleksiyonumuz genişlerken, okunacak metinler masamızda ve kütüphanemizin raflarında mahzun mahzun bizi seyreder..
Ürkek bir çocuktum, buna karşın bütün çocuklar gibi biraz da inatçıydım mutlaka, annem de şımartmıştı beni kuşkusuz, ancak çok güç idare edilebilen bir çocuk olduğuma inanmıyorum ; sıcak bir sözcüğün, usulca elimden tutulmasının, tatlı bir bakışın istenilen her şeyi sağlayamayacağına inanmıyorum.
Birtakım formülleri sadece ezberleten muallim, benliğimizin iktidarından her gün bir parçasını yok etmektedir. İyi üstad, dışımızda yaşananı içimizde hayat yapabilen muallimdir.
Allah kelamını ruhlarına kuvvet kaynağı değil de seslerine sermaye yapan hoca, hafız ve mevlithan zümresini İslam dünyasının sahipleri olarak düşünmenin bile bir felaket olduğu devrimizde kırkbin köyün ruhunu bu ellere teslim etmenin mesuliyetini hep omuzlarımızda taşıyoruz. Totem ayinlerine tempo tutan amincilik futbol maçları ile yarışmaya çalışırken, okullarda okutulan din dersleri elbette jimnastik dersi kadar değer kazanamayacaktır.