➡️ *İşlenen günahlara tövbe etmelidir*
📆 (Osman Ünlü Hocanın 30.05.2026 tarihli yazısı)
*Sual: Mübarek ay ve günlerde, işlenen günahlar için de tövbe etmek bir fırsat değil midir?*
*Cevap:* Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:
“Kıymetli ömrümüz, günah işlemekle, kusur, kabahat yapmakla, yanılmakla, faydasız, lüzumsuz konuşmakla geçip gidiyor. Bunun için; tövbeden, Allahü teâlâya boyun bükmekten söyleşmemiz, vera ve takvadan konuşmamız hoş olur. Nûr sûresi, 31. âyet-i kerimesinde meâlen;
*(Ey müminler! Hepiniz, Allahü teâlâya tövbe ediniz! Tövbe etmekle kurtulabilirsiniz)* buyurmuştur. Tahrîm suresi, 8. âyet-i kerimesinde meâlen;
*(Ey iman eden seçilmişler! Allahü teâlâya dönünüz! Halis tövbe edin! Yani tövbenizi bozmayın! Böyle tövbe edince, Rabbiniz, sizi belki affeder ve ağaçlarının, köşklerinin altından, önünden sular akan Cennetlere sokar)* buyurmuştur.
En'âm suresi, 120. âyet-i kerimesinde meâlen;
*(Açık olsun, gizli olsun günahlardan sakınınız!)* buyurmuştur.
Günahlarına tövbe etmek, herkese farz-ı ayındır. Hiç kimse tövbeden kurtulamaz. Nasıl kurtulur ki, Peygamberlerin hepsi tövbe ederdi. Peygamberlerin sonuncusu ve en yükseği olan Muhammed aleyhisselam buyuruyor ki:
*(Kalbimde envâr-ı ilâhiyyenin gelmesine engel olan perde hasıl oluyor. Bunun için her gün, yetmiş kerre istiğfar ediyorum.)*
Yapılan günahda, kul hakkı bulunmayıp, alkollü içki içmek, çalgı dinlemek, yabancı kadınlara bakmak, Kur’ân-ı kerimi abdestsiz tutmak ve yanlış inanışlara saplanmak gibi, yalnız Allahü teâlâ ile kendi arasında olursa, böyle günahlara tövbe etmek, pişmân olmakla, istiğfar okumakla, Allahü teâlâdan utanıp, sıkılıp, Ondan af dilemekle olur. Farzlardan birini özrsüz terk etti ise, tövbe için, bunlarla birlikte, o farzı da yapmak