2/10
·55 syf.··
2026 13. kitabı
Hani ayıptır söylemesi o kadar belli ki Diyanet'in elinden çıktığı. Herhangi bir tr kız çocuğunun 8 yaşında düşündüğü şeyleri birleştirip kitap yapmışlar alın okuyun demişler yani. yarısında sayfa atladım heryerde aynı şeyi anlatıyor diyerek.
Gençlik Sorunları ve İntiharŞenol Korkut · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 200885 okunma
Cin Aynasından Yansımayanlar
Puan vermedi·292 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 12:27
Kendisini ekranda ilk gördüğümde, bu adam bozkırda kavrulmuş tipik bir Orta Anadolu insanı demekten kendimi alamamıştım. Sadece ten rengi değil simasındaki tüm izlerdi bu çağrışımı yapan. İyi biliyordum ki, Anadolu insanını iklim şartlarından daha çok hayat şartları kavurur. İlk yakınlık hissi böyle doğmuştu bende. Diğer yandan, yaşlarımızın yakınlığına görece itirazlar gelebilir ancak doğup büyüdüğümüz coğrafyaların yakınlığı herkesçe daha kabul edilebilir kıstaslara sahipti. Sınır komşusu illerde yaklaşık on iki yıl arayla dünyaya gelmişiz. Neticede bu yakınlıklar yaşadığımız acı tatlı olayların benzer olabileceği şeklindeki düşüncemi pekiştirdi. Onun hakkında edindiğim intibaın kaynağı sadece bunlar değil tabi, bir de eserleri var. Anıları, hikâyeleri, o kadar tanıdık, senaryoları, canlandırdığı karakterler o kadar gerçekçi ki… Kimden mi bahsediyorum? O bir doktor, o bir yazar, o bir sinema oyuncusu, o bir senarist. Ercan Kesal, 1959 Nevşehir Avanos doğumlu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1984 yılında mezun olmuş. Ankara, Keskin ve Bala ve köylerinde uzun yıllar sağlık ocağı hekimliği yapmış. Bir dönem uygulamalı psikoloji ve sosyal antropoloji eğitimleri almış. İlk şiir ve yazıları İzmir menşeli Dönem dergisinde yayımlanmış. Son Reçete dergisinde söyleşileri ve yazıları ile yer almış. 1990 yılından sonra geldiği İstanbul’da Era Yayınları’nın kurucularından olmuş. Radikal ve Bir Gün gazetelerinde hikâyeleri ve denemeleri yayımlanmış. Yazarın yazımıza konu olanın Cin Aynası isimli anlatısının yanı sıra Peri Gazozu, Nasipse Adayız ve Evvel Zaman İçinde adlı kitapları da var. “Uzak” filmindeki rolüyle başlayan sinema serüvenini, daha birçok filmde oyuncu ve senarist olarak sürdürmüş ve halen devam ediyor. Oynadığı dizi ve filmlerde kendisini çoğunlukla mafya babası
1000Kitap
Cin AynasıErcan Kesal · İletişim Yayıncılık · 2016674 okunma
Reklam
bedel ödeyen türk kelebekleri..
Puan vermedi·255 syf.··
2026 194. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 20:54
1914 yılında I. dünya savaşına dahil olan osmanlı devleti dört yıl sonra, 30 ekim 1918de, mondros ateşkes antlaşması ile farklı cephelerde aynı anda verdiği savaşı sonlandırır.. bu antlaşmadan iki hafta sonra, 13kasım 1918de, işgal kuvvetleri donanmaları istanbulun önemli stratejik ve askeri yerlerini kontrol altına almak üzere istanbula gelirler.. osmanlı devletinin I. dünya savaşına dahil olmasından beri kargaşanın, kaosun eksik olmadığı istanbulda artık kargaşa, kaos en üst seviyededir.. istanbulda hayat pahalılığı had safhaya ulaşmış, şehirde yaşayan bazı ermeniler, rumlar, yerli işbirlikçiler istanbul halkına her anlamda zulüm çektirmek için birbiriyle yarışır hale gelmiş, şehirde ikamet eden kadınların canı, namusu daha bir tehlikeye girmiş, işgal kuvvetlerinin şehirdeki varlığı asayişi sağlamak bir kenarda dursun işgal kuvvetlerinin şehir halkına yaptıkları asayişsizliği körüklemiştir.. işte genel olarak bu şartlar altında olan işgal istanbulunda bir polis vardır.. bu polis mehmet cemil efendiden başkası değildir.. kendisi, mehmet cemil efendi, biraz da babasının hatırı gözetilerek kayırılmış, bu şekilde polis olmuştur.. şöyle ki; makedonyanın manastır bölgesi türklerinden olan ve muhtemelen 19. yüzyılın sonlarında istanbula gelen lütfiye hanım, tahir efendinin çocuğu olarak dünyaya gelen mehmet cemil, ortaokulu bitirdikten sonra imalatı harbiye usta mektebine yazılır, iki yıl üst üste son sınıfta kalınca okuldan kaydı silinir.. yukarıda da kısaca anlattığım gibi o dönemin istanbulunda ekonomik olarak ayakta kalmak için geçer akçe devlet memuru olmaktır.. zira sırtını işgalcilere yaslayan mutlu azınlığın olduğu şehirde alnının akıyla ticaret yapmak ve para kazanmak çok çok zordur.. kaldı ki o dönemin istanbulunda yaşayanı bunu göze alsa bile ticarete
Şeytan Adası'nda Bir TürkCemil Eryürek · Ötüken Neşriyat · 202123 okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2026 9. kitabı
## *Şah ve Sultan* — Genel Bilgi Yazar: İskender Pala Tür: Tarihî roman Yayın Yılı: 2010 Sayfa Sayısı: ~390 (baskıya göre değişebilir) Yayınevi: Kapı Yayınları ([Mardin Life][1]) *Şah ve Sultan*, Osmanlı tarihini ve Safevi dönemi ile yaşanan büyük rekabeti edebî bir kurguyla anlatan tarihî bir romandır. Roman yayımlandığı yıl Türkiye’de çok satanlar listesine girmiştir. ([turkcewiki.tr-tr.nina.az][2]) --- ## Konu ve Özeti Eserin merkezinde 16. yüzyılda Osmanlı İmparatoru Yavuz Sultan Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasındaki siyasi, ideolojik ve savaş ilişkisi yer alır. ([turkcewiki.tr-tr.nina.az][2]) Roman, savaş ve güç mücadelesinin yanı sıra aşk, tutku ve sadakat gibi temaları da işler. Özellikle Çaldıran Savaşı’nın hazırlık süreci ve bu iki büyük hükümdarın hem siyasi hem de kişisel dünyaları ele alınır. ([Kürea Ansiklopedisi][3]) Romanın kurgusu genellikle Kamber adlı bir çocuğun gözünden ilerler ve dönemin atmosferini bu karakter üzerinden okura daha yakın hissettirir. ([Kürea Ansiklopedisi][3]) --- ## Temalar ve Ana Fikirler Tarih ve güç mücadelesi: Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki mücadele, sadece iki hükümdarın değil, aynı zamanda iki devlet yapısının, iki farklı siyasi vizyonun çatışması olarak gösterilir. ([Kürea Ansiklopedisi][3]) Dini ve ideolojik çatışma: Roman, dönemin Sünni–Şii ayrışması ve bu ayrılığın toplumsal etkilerini de kurgusuna yansıtır. ([turkcewiki.tr-tr.nina.az][2]) Aşk ve kişisel ilişkiler: Taçlı Hatun gibi karakterler üzerinden aşk, tutku ve kişisel bağlılıklar konuya renk katar. ([Kürea Ansiklopedisi][3]) Bireysel arayış ve kimlik: Kamber’in hikâyesi, okuyucuya bireysel bir arayışın ve aidiyetin izlerini sunar. ([Kürea
1000Kitap
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 22:35
Cam Şato.. çok duydum, çok fazla videosunu izledim.. hatta zhk in tepki videolarını izledikçe bu kitabı okumalıyım diyordum.. ve başladım! 8 kitaplık bi seri ve ben ilk kitabını bitirdim.. daha çok başındayım ve kitabı okurken bunu çok net anlıyorsunuz. Olaylar yavaş işleniyor, karakterler detaylıca kendini bize açıyor.. bunu sevdim çünkü uzun zamandır uzun bi kurgu okumamıştım.. bu arada seriyi @storytel.tr den okuyorum.. kitapları almak da istedim aslında ama daha sonra tekrar bakacağım bi seri olmadığını düşündüğüm için PDF okumaya başladım.. konusuna değinmeyeceğim.. ama şunu bilin ki; aşırı sürükleyici, okudukta okutan bi kitap.. film gibi bir kitap! Cam Şato
Cam ŞatoSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20244,978 okunma
bir yemek nasıl yapılmaz? bir kitap nasıl yazılmaz?
1/10
·176 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 19:50
Mustafa Kemal'in en sevdiği yemeklerden birini kendisi hakkında okumalar yapan muhtemelen çoğu kişi bilir.. bu yemek, etsiz kuru fasulye; kendisinin ifadesiyle, yağlı fasulyedir.. peki bu yemek nasıl yapılır? şöyle; kuru fasulye, sıvı yağ, kuru soğan, salça, su, tuz gerekli miktarda temin edilir.. tencerenin içerisine önce eldeki sıvı yağ dökülür.. üzerine önceden doğranmış soğan eklenir.. soğanlar yağ içerisinde pembeleşinceye kadar kavrulur.. yağda kavrulan soğanın üzerine salça eklenir.. kısa süreliğine salça ve soğan bir arada karıştırılarak kavrulur.. devamında kavrulmuş salça ve soğanın üzerine kuru fasulye eklenir.. tencerenin içerisinde yer alan fasulyenin üzerine de miktarınca su ilave edilir.. bir süre sonra suda yumuşayan tencere içerisindeki kuru fasulyenin üzerine de gerekli oranda tuz ilave edilir.. ortalama yarım saat ocak üzerinde pişirilir.. evet, etsiz kuru fasulye ya da yağlı fasulye servise hazır.. ek: pişirilecek olan kuru fasulye pişirilmeden bir gün önce suya yatırılır, suda bekletilir.. yukarıdaki kuru fasulye yemeği tarifinin sıralaması yemeği yapan kişi tarafından değiştirilirse, ek olarak; fasulyeler bir gün önceden suda bekletilmezse, kuru fasulye ya yenilecek halden çıkar ya da tatsız tuzsuz, ne idüğü belli olmayan yavan bir yemeğe döner.. elbette bu tarifte malzemeler arası miktarın birbiri ile uyumu da önemlidir.. malzemeler arasındaki uyum oranı bozulunca da kuru fasulye yemeği, kuru fasulye yemeği olmaktan çıkar.. örneğin; bir gece suda bekletilmemiş kuru fasulyeleri, suyu malzemeye kıyasla bol yaparsanız, üzerine de tencereye önce fasulyeleri, sonra suyu, sonra soğanı, sonra yağı, en sonda da salçayı koyarak yaparsanız süreç sonunda tencere içerisinde göreceğiniz görünüşü bakımından büyük bir hayal kırıklığına uğratır sizi, damak
Mustafa Kemal Atatürk
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,471 okunma
Reklam
Reklam