AKSÂMÜ ’L-KUR’ ÂN
Aksâmü '/-Kur "ân, Kur’ân’da geçen yeminleri konu edinen tefsir usulünde bir bilim dalıdır. Kur’ân’da çok yemin kullanılmıştır. Yüce Allah; kendi adına, peygamberlere, Kur’ân’a, meleklere, kıyâmet gününe, göğe, aya, güneşe, yıl­dızlara, geceye, gündüze ve zamana... yemin etmiştir. 17 sûre yeminle baş­lamaktadır. Kur’ân’da birçok gerekçe ile yemin edilmiştir. Meselâ, Allah’ın tekliğini (Sâffât, 37/1-4), Kur’ân’ın (Vâkıa, 56/75-77) ve peygamberin (Yâsîn, 36/1-4) hak olduğunu, ceza, va’d ve
Allah Rahim’dir
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Hep beraber Allah’ın isimlerini anlamaya çalışıyorduk. Allah’ın isimlerini anlamak; Allah’ı, Allah’ın kendini tanıttığı gibi tanımaya çalışmak demektir. Bu yüzden Allah’ı tanımaya çalışırken Fatiha’daki isimlerle tanımaya başladık; ama Fatiha’daki isimleri anlamaya çalışmadan önce temel olan, öz olan, anlaşılması gereken, yaratılışın sebebi olan ismi; yani Allah’ın sevmesiyle ilgili olan Vedud ismini anlamaya çalıştık. Vedud isminin; seven, sevilmeyi isteyen, sevilmeye layık olan anlamına geldiğini söyledik. Sonra nüzul sırasına göre Fatiha’daki isimlere başladık. Fatiha tam olarak inmiş olan ilk suredir. Alak Suresi’nin ilk beş ayeti ilk inen ayetlerdir; ama tam olarak inen ilk sure Fatiha Suresi’dir. Bu yüzden işe Fatiha Suresi’yle başladık. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz; “Fatiha ümmül kitaptır (kitapların anasıdır), Kur’an’ın özetidir, özüdür”(Darekutni, Salat, Babu Vucubi Kıraati Bismillah) buyurur. Kur’an’ın anlaşılması için önce Fatiha’nın anlaşılması gerekir. Biri Fatiha’yı öz olarak bilir, öğrenirse Kur’an’ı özetle anlamış olur. Bunun için biz de Allah’ı isimlerinden tanımaya çalışırken Fatiha’yla, Allah’ın Fatiha’daki isimleriyle tanımaya başladık ve önce onları kısaca öğrenelim, dedik. El hamdu lillâhi rabbil âlemin:(Fatiha /1) “Hamd, âlemlerin rabbi olan Allah’a aittir.” Rabbimizi Fatiha’daki isimleriyle tanımaya çalışırken ilk önce bu ayette geçen, Hamid ismini, devamında Rab ismini, sonra da “er rahmânir rahîm”(Fatiha /2) ayetinde geçen Rahman ismini anlamaya çalışmıştık. Şimdi biraz da Rahim ismini anlamaya çalışacağız
Sayfa 113·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bağdadlı Mesruk'un oğlu Muhammed'den riva-yet ediliyor ki, hazret buyurdu: Cahilliğimin günlerinde bir gece sarhoş olduğum halde evden çıktım. Ben o anda şu şi-iri terennüm ediyordum: بِطُورِ سَيْنَاءَ كَرْمٌ مَا مَرَرْتُ بِهِ إِلَّا تَعَجَّبْتَ مِمَّنْ يَشْرَبُ الْمَاءَ "Tûr-i Sina dağında bir üzüm bağı vardır. Onun yanın-dan geçip de o ÜZÜM SULARINI BIRAKIP SU İÇEN bir kimseye hay-ret etmiyor musun?" ^^^^^^^^^^^^^^^^^^√^^^^^^^^^^^^^^^^^^ O anda birisinin şöyle dediğini duydum: وَفِي جَهَنَّمَ مَاءً مَا تَجَرَّعَهُ * خَلْقٌ فَأَبْقَى لَهُ فِي الْجَوْفِ إِمْعَاءَ "Cehennemde bir su vardır. O suyu içen kimse ONU SOMURDUKÇA BARSAKLARı ağzına gelir."
Sayfa 529 - Amenna
1000Kitap
Kur'an Surelerinin Ruhsal Şifa Haritası
1)Fatiha: Yöneliş (Doğru yolu bulmaya iyi gelir) 2)Bakara: Düzen (Hayatı inşa etmeye iyi gelir) 3)Âl-i İmrân: Direniş (İnancı korumaya iyi gelir) 4)Nisâ: Adalet (Hukuku ve emaneti korumaya iyi gelir) 5)Mâide: Sözleşme (Vefalı olmaya iyi gelir) 6)En'âm: Tevhid (Zihni berraklaştırmaya iyi gelir) 7)A'râf: Denge (Arafta kalmamaya iyi gelir) 8)Enfâl: Dayanışma (Korkuyu yenmeye iyi gelir) 9)Tevbe: Arınma (Pişmanlığın hafifliğine iyi gelir) 10)Yunus: Sabır (Kaderi sevmeye iyi gelir) 11)Hûd: İstikamet (Dosdoğru durmaya iyi gelir) 12)Yusuf: Umut (Kuyudan çıkmaya, hayallere iyi gelir) 13)Ra'd: Gök gürültüsü (Uyanışa iyi gelir) 14)İbrahim: Şükür (Karanlıktan aydınlığa çıkmaya iyi gelir) 15)Hicr: Korunma (İlahi muhafazaya iyi gelir)
"Güzel davranışlarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyiniz ve içiniz."(Tûr 52/19) (denilecektir.)" Cennet tertemiz insanların kalıcı yurdudur. Orada bulunanların gönüllerinden her türlü kin ve nefret alınacaktır.(Hicr 15/47) Aynı şekilde onlara tertemiz eşler verilecektir. (Bakara 2/25) Onlar dünya hayatında iman etmenin ve güzel davranışlarda bulunmanın karşılığı olarak mutlu, neşeli ve huzurlu biçimde sonsuza kadar yaşayacaklardır. Allah'ın onlara olan lütuf ve ikramının sınırı yoktur. Insan orada gözün görmediği, kulağın işitmediği ve hayaline bile gelmeyen ikramlarla karşılaşacaktır.(Buhâri, Tevhid 35) Kur'ân-ı Kerîm'de cennetten 'Ebedilik Yurdu' (Huld), Adn (ikamet yeri), Firdevs ve Naîm (nimet) gibi farklı isimlerle söz edilmiştir. Cehennem, etrafı duvarlarla çevrili,(Kehf 18/29) yedi kapısı bulunan,(Hicr 15/44) yüzleri yakıp kavuran(A'râf 7/41) tutuşturulmuş bir alev (Meâric 70/15) ve bir ateş çukurudur.(Kâria 101/8-11) İnanmadığı hâlde inanmış görünen ikiyüzlü insanlar (münâfıklar) cehennemin en alt tabakasında olacaklardır. (Nisâ 4/145)
Sayfa 321 - 322 Syf·Kitabı okudu
Alıntı
Allah'a ait 99 isim ve kısa anlamları alfabetik sıraya göre;
Allah'a ait doksan dokuz isim ve kısa anlamları alfabetik sıraya göre şöyledir: * Adl: "Şüphesiz ki Allah, adâleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, kötülüğü ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor." (Nahl 16/90) * Afuvv: "Allah şüphesiz, affedici ve bağışlayıcıdır." (Hac 22/60) * Âhir: "Allah, evvel ve âhirdir..." (Hadid 57/3) * Aliyy: "Allah, onların söyledikleri şeylerden münezzehtir; son derece yücedir ve uludur." (İsrâ 17/43) * Alîm: "O, her şeyi hakkıyla bilendir." (Bakara 2/29) * Allah: "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl." (Tâhâ 20/14) * Azîm: "Allah öyle bir ilâh ki kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, Hayy ve Kayyûm'dur (daima diri ve yarattıklarını gözetip yönetendir ve her şey varlığını O'nunla devam ettirir). Kendisini ne bir uyuklama (gaflet) ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olanlar(ın hepsi) ancak O'nundur. O'nun izni olmadıkça O'nun katında kim şefaat edebilir? Kullarının önündeki ve arkasındaki (geçmiş ve geleceklerini, yaptiklarını ve yapacaklarını, dünya ve âhirete ait) şeylerini O bilir. Onlar, O'nun ilminden ancak dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü (kudreti, mülk ve hükümranlığı) gökleri ve yeri kaplamıştır; onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O çok yücedir, çok büyüktür." (Bakara 2/255) * Azîz: "Kim izzet ve şeref istiyorsa, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. O'na ancak güzel sözler yükselir." (Fâtır 35/10) * Bâis: "Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir. Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır." (Nûh 71/17-18) * Bâkî: “Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bâkîdir." (Rahmân
Sayfa 114 - 114 - 139 Syf·Kitabı okudu
Alıntı