"Yüce Tanrım!" dedi bunun üzerine Sancho. "Üç bin kırbaç demiyorum, üç kırbaç yerine üç hançer yerim daha iyi! Şeytan alsın böyle büyü çözmeyi! Benim kabaetlerimin büyüyle ne âlâkası var, anlamıyorum! Bana ne, Senor Merlin, Senora Dulcinea del Toboso'nun büyüsünü başka türlü çözemiyorsa, mezara büyülü girsin!"
O günlerde meşhur hikâyeydi...
Gazeteci yazar Ahmet Rasim, Yeşilay Derneği'nin toplantısında sormuştu, "eşeğin önüne bir kova su, bir kova rakı koysanız, hangisini içer?"
"Tabii ki suyu" diye cevaplanınca, tekrar sormuştu, "neden?"
Salonda bulunan bir keyif ehli seslenmişti, "tabii ki eşekliğinden!"
Mustafa Kemal bu yaşanmış hatıraya bayılırdı.