Machiavelli yaşadığı dönemdeki zayıf ve iradesiz devletlerin tersine daima kahraman gördüğü Romalıları iktidar cerrahlarına ya da bahçe düzenlemecilere benzetir.
Sezgilerime göre bu işte bir sorun var: Askerlikte, en kusursuz düzene ulaştığımız bu kurumda nasıl oluyor da her an can vermeye hazır olmak zorunda oluşumuzu normal karşılıyoruz? Nedenini niçinini ifade edemiyorum. Düzen, bir biçimde ölme ve öldürme ihtiyacına dönüşüyor."
Bir millet esirliğe düşünce, o milletten olan herkes nasıl hiç olur.Ben bu yabancının evinden çıkarken, bütün uşaklarının, arkamdan güldüklerini duyar gibi oluyordum.
Eğer, kendi emeklerimize, kendi ideallerimize göre yaşamak imkanını bulamadıksa bari kendi ölümümüzle ölelim. Ne doğduğumuz yeri, ne sevdiğimiz kimseleri, ne yüzümüzü, ne kalbimizi kendimiz seçebildik. Fakat ölümün her türlüsünü seçmek bizim elimizdedir.
Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere; ey, gamlı ülke!.. Seni sevip, senin sessiz dramın içinde gömülüp gitmekten korku çekenlere!.. Taşın, toprağın ne bitmez bir sabır ve mukavemet hazinesidir! İnsan, senin göğsünde ya destanî bir kahramanlığa erer ya da en ilahî mizaçlı velilerin feragat ve mahviyet derecesine varır.