8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 22:06
Sanırım hayatımda bu kadar detaylı yazılmış bir İngilizce kitap okuduğumu söyleyemem. Bir noktadan sonra bu kitabın iyi çevrilmiş bir Türkçe versiyonunu okumayı gerçekten çok isterdim, ama sanırım böyle bir çevirisi yok — ya da en azından ben denk gelmedim. Bu kitabı okurken bir an bile küçük bir detayı kaçırırsanız, ne okuduğunuzu unutabiliyorsunuz. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil. Her şey düşüncelerden ibaret ve düşünceler her şey olabilir, değil mi? Mutlu bir şarkı sizi iyileştirebilir ya da hüzünlü bir şarkı kırık parçalarınızı onarmanıza yardımcı olabilir. Okurken hikâyenin nereye varacağını çok merak ettim ve tahmin ettiğim gibi hiç olmadı. Hatta sonu beni gerçekten şaşırttı. Kafamın karıştığı çok fazla yer oldu. Ana diliniz dışında bir dilde kitap okumanın zorluklarından biri de bu sanırım. Ama Raya ve Q’yu karakter olarak gerçekten çok sevdim. Hâlâ sonundan emin değilim. Gerçek miydi, hayal miydi? Mutlu oldular mı? Birbirlerine kavuştular mı? Bence yazar bana bir açıklama borçlu. İlk başta treni çok sevmiştim ama trenin sırları ortaya çıktıkça, Raya gibi ben de aslında böyle bir trende olmak istemediğimi fark ettim. Ama eğer bir gün denk gelirseniz, bence okuyun. Çünkü sizi oldukça ilginç bir yolculuk bekliyor olacak. Sözlerimi kitaptaki Raya’nın şarkısıyla bitirmek istiyorum: Live. Breathe. Be. --- I don’t think I’ve ever read an English book written with this much detail before. At some point, I really wished I could read a well-translated Turkish version of this book, but I don’t think one exists — or at least I’ve never come across it. While reading, if you miss even the smallest detail for a moment, you suddenly forget what exactly you’re reading. Because nothing is what you think it is. Everything is made of thoughts, and thoughts can become
The Elsewhere ExpressSamantha Sotto Yambao · Del Rey Publishing · 20261 okunma
I AM ON A TRAIN!
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 13:46
Benim bu seriden vazgeçmem imkansız. Bu seri gözümde ve kalbimde öyle bir yerde ki hangi kelimeleri kullanarak kendimi ifade edebilirim bilmiyorum. The Dungeon Anarchist's Cookbook, serinin diğer güzelliklerini aratmayacak şekilde aksiyon dolu ve akıcıydı. Bende kitapların ACE versiyonu var ve eğer kapaklarını biliyorsanız zaten bariz bir şekilde olayların trende geçtiğini anlamışsınızdır. Zindanın dördüncü katına geçen Carl ve Donut, bu sefer gruplarına yeni bir kankitoşko dahil etmek zorunda kalıyorlar; Katia. Bir önceki kitapta bir çeşit röportaj programında konuşma imkanı buldukları Hekla'nın ricası üzerine gruplarına aldıkları Katia bir şekil değiştirici. Kendi vücudunu kilden bir hamur gibi şekillendirebiliyor. Hatta kendi vücuduna katabildiği metallerle vücudunun bileşenlerini bile değiştirebiliyor. Olaylar Carl, Donut ve Katia'nın kendilerini hareket halindeki bir trenin içinde bulmalarıyla başlıyor. Biricik AI'yımın bildirimi bile ilk sayfadan beni gülümsetti; "Choo choo, motherfucker!" diyerek sizleri karşılayan kaç tane psikopat yapay zeka tanıyorsunuz Allah aşkına? Orijinal ikiliye dahil olan Katia'nın ve Hekla'nın kızlarına dair birçok şey öğrendiğimiz bu kitapta zindanın biraz daha derinlerine iniyoruz. Her katta bireysellik bir tık daha zorlaşıyor ve mutlaka bir birlik gerektiriyor. Ve elbette saçmalıklar üzerine saçmalıklar yaşanırken hem gülüyor hem de "Iyyy, hayır be!" diyordum. Kitapları bu platform üzerinden okuduğunu belirten yok. Nasıl okuyan yok hâlâ anlamış değilim ama ben yine de SPOİ kısmını belirteceğim. BU BÖLÜMDEN SONRA CİDDİ VE DEHŞET ORANDA SPOİ OLACAK. KENDİME BU KİTABI TARTIŞABİLECEĞİM DCC ARKADAŞLARI HEDEF ALIYORUM. KİTABI OKUMADIYSANIZ AMA OKUMAYI DÜŞÜNÜYORSANIZ VE SPOİ SİZİ BOZUYORSA DEVAM ETMEYİNİZ
The Dungeon Anarchist's CookbookMatt Dinniman · Independently Published · 20213 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 22:09
Uzun zamandır beni bu kadar içine çeken, heyecanı hiç düşmeyen bir kitap okumamıştım. Şibumi, gerçekten “akıp giden” dediğimiz türden bir okuma deneyimi sunuyor. Öyle ki bir oturuşta yüz sayfa okumak hiç zor gelmiyor; aksine, kitabı bırakmak zorlaşıyor. Okurken sık sık şunu hissettim: Sanki bir kitabı değil de bir filmi izliyormuşum gibi… Anlatım o kadar canlı, betimlemeler o kadar güçlü ki sahneler zihnimde kendiliğinden canlandı. Bu da kitabın en etkileyici yanlarından biri oldu benim için. Zamansız Bir Hikâye 1979 yılında yazılmış olmasına rağmen, kitap kesinlikle “eski” hissettirmiyor. Aksine, bugün yazılsa da aynı etkiyi yaratabilecek kadar güncel bir anlatımı var. Olay örgüsü, karakterlerin motivasyonları ve dünyanın işleyişine dair yapılan göndermeler günümüzde de karşılığını buluyor. Bu yönüyle Şibumi, sadece bir dönem romanı değil; zamansız bir anlatı. Karakterler & Atmosfer Baş karakterimiz Nicholai Hel… Okurken bana güçlü bir şekilde John Wick karakterini hatırlattı. Hatta yer yer, bu karakterin bazı yönlerinin ilham kaynağı olmuş olabileceğini düşündüm. Nicholai Hel’in geçmişi, yetişme tarzı ve dünyaya bakışı onu sıradan bir karakter olmaktan çıkarıyor. Japon kültürü içinde yetişmiş olması ve bu kültürün disiplinini, estetiğini taşıması karaktere çok farklı bir derinlik katıyor. Kitaptaki diğer karakterler de yüzeysel değil; her birinin kendi hikâyesi, kendi ağırlığı var. Bu da anlatıyı daha katmanlı hale getiriyor. Sinema ile Bağlantılar Şibumi sadece bir roman olarak kalmamış, popüler kültürde de kendine yer bulmuş bir eser. Özellikle John Wick ve Bullet Train gibi yapımlarda kitaba yapılan göndermeler dikkat çekiyor. Hatta bir dönem John Wick yapımcıları tarafından sinemaya uyarlanmasının planlandığı da konuşulmuş. Şibumi Nedir? Kitabın
Duygu ve Düşünce
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 106. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 21:53
My journey with this story began unexpectedly when I saw a vintage GIF of a young woman reading on a train. That aesthetic curiosity led me to the 1945 film and, eventually, this captivating novel. What struck me most was the circular narrative structure; beginning and ending with Richard Harland’s return, it creates a sense of inevitability. While many focus on Ellen’s "monstrous" nature, I found the supporting characters equally unsettling. The "pure" characters—the Mother, Ruth, and Richard—were far from innocent. There was a subtle, pervasive gaslighting at play, particularly from Ellen's mother, which added layers of psychological complexity to the tragedy. Richard often acted as a passive participant in his own life, behaving as though the marriage was something forced upon him, even though Ellen’s obsession was clear from the start. The presence of Danny served as a pivotal trial for everyone involved, pushing Ellen’s jealousy toward a point of no return. Though Ellen committed truly heinous acts, the book succeeds because it shows a "Mastermind" created by an environment of emotional neglect and obsession. The finale was haunting and perfectly executed—a dark masterpiece of Technicolor Noir.
Leave Her to HeavenBen Ames Williams · Chicago Review Press · 20071 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 21:29
Kitabın isminden anlaşılacağı üzere başka bir aileye verilen emanet bir çocuğun, yeni bir hayata alışma sürecini okuyoruz. Okurken bu çocuğun yabancı bir evde büyürken sevgiye, güvene ve ait olma duygusuna ne kadar ihtiyaç duyduğunu hissedeceksiniz. İnce kitap okumaya alışık değilim kütük gibi kitaplar okuyorum genelde çok kısa geldi bu yüzden Ben kitabı beğendim duyguları abartmadan ama etkileyici biçimde aktarması güzel. Kan bağı olsun ya da olmasın, bir çocuğun hayatını değiştiren şeyin sevildiğini bilmek olduğunu hatırlatan sıcak bir hikaye. Bu kitabı okurken aklıma Children’s Train filmi geldi.. yine aile sevgisizliğiyle büyüyen bir çocuğun hikayesi.. kitaptan sonra filmi de izlemenizi tavsiye ederim.
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
10/10
·414 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Bayıldım, bayıldım, bayıldım. Çok öveceğim, çok uzun yorum yapacağım. İki tatlı, ateşli suç ortağının hikâyesi… Ah, iyice ikisine de düştüm özellikle Stace’e Okurken hem güldüm hem hüzünlendim. Erkek yine aynı: tam donanımlı, yakışıklı, iri, endamı “yeter” dedirten; boyuna posuna çarpılacak tiplerdendi. Zaten bu yazar adamlarını hep sanat eseri gibi yazıyor. Ama bu sefer oğlumuz tam ADAMDI. Korkak değil, çocuk değil, kaçmıyor; ne istediğini biliyor. Komik, zeki, sevecen, ateşli… Koruyor, kolluyor, düşünceli… Ona buradan selam olsun ahaha. Aslanım, çok iyisin sen, çok! Söylediği her cümlede sırıtıyor, “ah” diye iç çekiyordum. Öyle yenilesi bir adamdı. Gına geldi şu mükemmel ama ilişkiden, sevmekten korkan heriflerden. Ama bu sefer adamımız çok cesurdu. Çok tatlıydı. Verdiği cevaplar zekiceydi. Hiç aşırılığı yoktu. Tam 10/10. Ballı bademim benim. Beni en çok hayal kırıklığına uğratanlar genelde kadın karakterler olurdu. Ama bu kitaptaki kızı acayip sevdim.
Play AlongT.L. Swan · CreateSpace Independent Publishing Platform · 20175 okunma