Bilimadamı/Profesör Philip Philipovich Preobrazhensky, bir sokak köpeğini bulur ve onun üzerinde bir dizi deney yaparak insanlaştırır. Bunun sonucunda, köpekselliğini tam olarak yitirmemiş bir canlı ortaya çıkar ve belki de yaratık diyebileceğimiz bu varlık üzerinden Bulgakov, yer yer dramatik, yer yer komik, bazen de kara mizahsal tiyatral bir kısa roman çıkarır.
Roman, Sharik isimli bir köpeğin sokaktaki içler acısı hali ile başlar. Sharik acılar ve yaralar içindedir, yine de yaşam savaşı verir, etrafına kayıtsız değildir, hala içerisinde bir yerlerde topluma tutunma, yaşama tutunma çabası bulunmaktadır.
Bulgakov, Sharik'in bu halini Bolşevik devrimi öncesi Rus insanına benzetir. Soğuk burjuva toplumuna rağmen, yoksulluk, açlık gibi negatif faktörlerle savaşmasına rağmen devrim öncesi Rus insanının hala ruhunda tutunmuşluk olduğunun, henüz tamamen kırılma noktasına gelmediğini ve direncini koruduğunu anlatır.
Profesörün ortaya çıkışını, Sharik'e bir parça et vererek onu evine götürüşünü ise Rus halkının son bir ümit olarak, yaşamak, biraz ekmek ve karınlarını doyurmak adına Lenin'in peşine düşüşlerine benzetir. Açlığından ve muhtaçlığından profesörün peşine düşen köpek Sharik, ona bir güven besler. Fakat bir müddet sonra profesörün onun üzerinde uygulayacağı deneyden habersizdir.
Biraz beslendikten ve ortama güven kazandıktan sonra Sharik apar topar ameliyathaneye getirilir, oldukça kanlı ve zorlu bir şekilde geçen ameliyat ve beyin yapısının değiştirilmesinden sonra Sharik artık başka bir canlıdır. Bulgakov, Sharik'in bu halini Rus insanına benzetir. Bolşeviklerin vaatlerine ivedilikle inanan bu insanların, belli bir zaman sonra oluşan güven ortamında Sharik gibi deney malzemesi olduğuna inanır.
Kanlı geçen iç savaş ve devrim de ameliyat sahnesinde belirir.
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
Gelecek tahmin edilemez,tasarlanır ve yaşanır!
Merhaba kitap sever dostlar. Bugün sizlere Ufuk Tarhan 'ın kaleme aldığı #tinsan ile geldim. Türkiye'nin ilk kadın fütüristi olan yazarın kitabı büyük bir başarı ile 42.baskısı yayınlanmıştır.
kitabı incelersek;
1.bölüm; farkındalık başlığı altında bir temel atıyor. Yani geleceğini yapılandırmak isteyenlerin üzerine yaşamlarını inşa edecekleri ilk kat. Önce korku ve panikle hormonlarımızı açığa çıkarıp geleceğe giden yolda cesaretimizi toplayacağız ki kariyer, iş para kaygısı duymayalım. Mutluluğa giden yolda daha sağlam adımlar atalım diyor yazar.
2.bölümde farkındalık için bazı şeylere bir başka gözle bakalım diyerek biraz düşünmemizi ve aklımızı kullanmamızı istiyor. Birbirimizi sömürerek kimseyi zirveye taşımayalım. İnsan olduğumuzu hatırlayalım istiyor. Modern köleliğe kafa tutuyor. Değişimden korkmayın zevk alalım. Alacağımıza da inanıyor.
3.bölümde geleceğe hazırlık yapıyor. Dönüşümü, evrimi, hatta transformasyonu tetikleyen unsurları değiniyor. İş ve çalışma şekilleri değişecek ve yetenekli insan kıt kaynak olacak.
4.bölümde 3T+HOK=5Y'li T-İNSAN incelemesi ile dijital dünya hakkında bilgilendirme yapmış. Bu formülle kendini geliştiren insan işsiz kalmaktan korkmaz hatta iş onlarsız olmaktan korkar, diyor yazarımız.
Peki 5Y nedir? Yetenekli, yetkin, yetkili, yaratıcı, yenilikçi insan.
kimler gelecekten korkuyor, geleceğe dair endişe, merak ya da yeni atılımlar için heyecan duyuyorsa bu kitabı okuyarak başlamalı...
Kitap ve sevgiyle kalın..
Eserimizi anlamak için öncelikle Orwell'ın siyasi görüşünü ve toplumsal tespitlerini anlamakta fayda var.
O halde gelin önce eserin konusunu daha sonra yazarımızın bakış açısını irdeleyelim.
Wigan İskelesi Yolu eseri iki bölümden oluşmaktadır.
1-Kapitalizm sisteminde ezilen proletarya sınıfı
2-Sosyalizm üzerine eleştiri ve çözüm önerileri
Öncelikle yazarımızın araştırmacı gazeteci olduğunu bilmemiz gerekmektedir.
20. yüzyılın kapitalizmin kalbi olan İngiltere'nin durumunu daha doğrusu gerçekliğini anlamak için, Orwell araştırmacı gazeteci olarak yola çıkar. Elbette bu yolculuğa çıkmasındaki asıl etken Victor Gollanz’dan aldığı yazı siparişidir. (Manchester, Liverpool) bölgelerine gidip oradaki maden işçilerinin tüm sefaletlerini ve çaresizliklerini titizlikle inceleyerek ve analiz ederek not almaya başlar.
Maden işçilerinin psikolojik, sosyolojik, ekonomik, sosyal yaşamları, zihinsel yapıları, evirildikleri görüşler, yönelimleri gibi bir çok konuyu detaylıca incelemesi kitabı bambaşka noktaya taşımıştır. Bunun yanı sıra Kuzey İngiltere'nin içinde bulunduğu yoksulluğu, sanayi devrimi ile birlikte gelişen İngiltere'nin ekonomisinin kendi insanlarını nasıl sömürdüğünü anlatır.
İlginç olan konu ise Sanayi Devrimin çıktığı ve daha sonra Kapitalizme evirildiği yerde, Kapitalizm, öncelikli olarak doğduğu topraklardaki insanları ezmeye başlamasıdır. O halde şunu açıkça ortaya koyabiliriz; Kapitalizm sömürüsü doğdu yerden itibaren başlayan bir ideolojidir.
Fakat bu inceleme yazısının bir önemli ayrıntısı ise Orwell'ın siyasi bakış açısını ve ona göre sosyalizmin ne anlama geldiğini açıklamasıdır.
Birçok eserini okurken kolay kolay Orwell hangi görüşte olduğu pek anlaşılamamıştır. Bu sebeple biraz daha derinlere inerek yazarımızın ideolojik evrilmelerine göz atmamız
Bulgakov Köpek Kalbi'nde sokak köpeği Şarik'in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik'i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum edinebilecektir.
Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi, Bulgakov'un en çok tartışılan yapıtıdır.
Okurken çokça sasirtigim şahane bir kitap. İnsan ruhu üzerine yazılan en güzel eserlerden birisi oldu benim için. Öğrendiğim bilgilere üzerine ise sohbetler zamanında yasaklanmış bir esermis. Kopegin kendi dogasinin aksine insanlasmasi fakat gercekte kendisine ait olmayan bir seye sahip olmasi sonucunda davranislarini irdelemektedir. Ana konusu ise ; ünlü bir cerrah bir sokak köpeğine (burası çok önemli), bir işçinin (burası daha da önemli) hipofizini (beynin organizasyonunu sağlayan bez) ve testislerini nakleder. başta her şey gayet iyi giderken, yaratılan şeyin bir türlü köpek davranışlarını (kalp her şey midir?) bırakamaması profesörün kabusu olur. köpek-insan sharik, aşağılanır, horlanır ve artık insan olduğu halde, yine tekmelenir. işçi sınıfı o kalple, stalin bile uğraşsa bir halt edemez. ana fikir budur. kitap eğlenceli, çarpıcı, zehir gibi, ve hoştur ama maalesef (işte bu terimi ben uydurdum) "dalgacı liberal"dir.
bu absürd komedide, işçinin isminden, profesörün ismine kadar her şey göndermelerle dolu ve planlı. Transformasyona uğramış bu tuhaf canlı ve eylemleri ile Bulgakov'un yeni oluşan ve değişime uğramış sovyet insanı hakkındaki fikirleri rahatlıkla anlaşılabilir. profesörün isminin
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma