fedya

fedya
@transiberian
depend upon it, my dear lady, you would gain unspeakably if you would learn with me to see some of the poetry and the pathos. goodreads.com/user/show/17793...
eng lang lit 3/4
12 Aralık
54 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
4/10
·176 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 18:54
Bu eserin üzerinde kesin bir puanlama ya da yorumlama yapmak istemiyorum, zira vermek istediği mesaj yerinde; olabildiğince savaş karşıtı ve savaşın doğurduğu insanların perdelenmeden, olmadığı bir şekile sokulmadan bir anlatımı. Göz atmak isteyen tiyatro severler olursa diye çok şiddet içeren ve sizden şok reaksiyon vermeniz beklenen bir eser olduğundan dolayı hassasiyete açık ve şayet durumunuz buysa kesinlikle önermiyorum. Kane’inde istediği gibi yer yer şoka girdim, yer yer tiksindim ve kızdım ancak verdiğim bu tepkiler ve duygulardan tam olarak ne mana çıkartmam gerektiğini bilemiyorum. Belki de sahnede kendi gözlerimle sergilendiğini görmediğimdendir, aman aman bir etkilenme yaşamadım ve günlük hayatta da aktif olarak rastladığımız şeylerin belki de bir adım ötesi olarak düşündüm. Üzücü bir gerçekle bir sayfadan öte sahnede karşılaşmak daha etkileyicidir elbette ki orası ayrı. :/
1000k
BlastedSarah Kane · Bloomsburry · 2011153 okunma
Reklam
5/10
·160 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 13:42
Aslında üstüne söyleyebilecek pek bir şeyim yok; her şeyden önce sömürge döneminde yaşamış bir adamın tarihsel bağlamı içinde değerlendirilmeli. Eğer bunu kendi postkolonyal, günümüz perspektifimizden ele alsaydım, kesinlikle 1 yıldız verirdim ve zaman zaman ne kadar emperyalist ve ırkçı olabileceğinden bahsederdim. Elbette ki bu da değerli bir eleştiri türü, ancak pek tarafsız ya da objektif sayılmaz. Achebe’nin eleştirisinde katıldığım önemli noktalar var, ancak Conrad’ı kendi döneminin bir adamı olarak değerlendirmek zorundayım. Conrad’ın sömürgeciliğin acımasız sonuçlarını, toprakların ve yerli halkın sömürülmesini, beyaz ırkın açgözlülüğünü, istediklerini nasıl aldıklarını ve medeniyet kavramlarının özünde ne kadar boş olduğunu açıkça eleştirdiği için metnin anti-emperyalist olarak değerlendirilebileceğine inanıyorum. Ancak Conrad’ın, sömürgeciliğin var olamayacağı bir dünyaya dair fikrinin olmadığı için, bu konuda bir alternatif göremiyor ve sömürgeciliği kaçınılmaz olarak görüyor. Sömürgeciliğin Afrikalılara ne yaptığını görebiliyor, ancak Avrupa sömürgeciliğinin olmadığı bir Afrika'nın nasıl olacağını hayal edemiyor. Örneğin Marlow, hikâye boyunca nativeler hakkındaki görüşünü değiştiriyor ve bunu gözlemleyebiliyoruz. Başlangıçta onları "yüzsüz canavarlar" olarak görüyor ve öyle de adlandırmayı uygun görüyor, zira kendisi de yerli halk hakkında önceden oluşturulmuş, yanlış da olsa bir algıya sahip bir Avrupalı. Ancak bu algı değişiyor ve durumu kendi gözleriyle gördükten, dümencisiyle bir tür yakınlık hissettiğinden sonra onları insan olarak görmeye başlıyor. Yine de ırkçı dil, romanın başından sonuna kadar bizimle; bu yüzden yazar çok eleştiriliyor ve ben de bu eleştirilere katılıyorum. Esasında Afrikanların da insan olduğu hakkında çok basit ve bare minimum
1000k
Heart Of DarknessJoseph Conrad · Ren Kitap · 20195,5bin okunma
6/10
·40 syf.··
2025 47. kitabı
You end up stealing a sheep ONCE and it metaphorically turns out to be a really deformed baby. That baby being Jesus Christ whose arrival and birth is exclaimed with Gloria in excelsis Deo. Incredible. Peak dramatic play. Kısa ve komik bir play istiyorsanız öneririm. Tarihsel geçmişi ve sembolizmleri de araştırmaya ve düşünmeye değer ama. Keyifliydi.
1000Kitap
The Second Shepherd's PlayAnonim · Branden Publishing · 199766 okunma
8/10
·120 syf.··
2025 46. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 16:06
Üzerine pek düşünmek zorunda kaldığım bu yüzden 90 sayfacık şeyi 15 güne yaydığım bir okuma deneyimiydi fakat halen düşüncelerimi nasıl yayacağım pek bir fikrim yok. Nietzsche, bu eserinde bize tarihin saf bir bilim olmaması gerektiğini, insana hizmet eden, günbegün değişen bir şey olması gerektiğini açıklıyor bize. Gerektiğinde geçmişi yargılamamız gerektiğini, onun yüklerinden arınmamız gerektiğini söylüyor. Zira tarihe zincirli şekilde yaşamak faydadan çok zarar getirir bize, bunu anlatmaya çalışıyor aslında. Modern insanın ruhu bilgiyle doludur. Sorun şudur; bilginin fazlalığını, modern ruh sindiremez, bu da hem kültürde hem de bireyde yüzey ve derinlik arasında bir ikilem yaratır. Modern birey, helenistik bireyle karşılaştırılır. Ve bu karşılaşmada Yunan’lar, modern kültürü, tarihi bilgiyle ansiklopedik bilgiye yatırım yapan bir kültür olarak düşünür. Fakat, bilginin fazlalığı da bir sorun değil midir? Barbarlık fark edilmez. Modern kültür problematiktir, iç dünyada yer alır, yani kolektif dünyadan ziyade, bireydedir. Bu içerik ve biçim arasından bir eşitsizliğe götürür bizi. Kültürün tam değerinin ortaya çıkması engellenir. Modern insan, aşırı bilgiyle dolmuş fakat bu bilgiyi içselleştirememiş bir şekile dönüşür. Bilgi artık yığılmakta, birikmekte ve yüzeysellik yaratmaktadır. Bahsi geçen bu aşırıcılık yüzünden bir çağ, kendini diğer çağlardan daha değerli ya da geç kalmış olarak görür. Bu nedenle de ironik ve alaycı yaklaşır kendine. Bu durum zaten çoktan zayıf ve gevşek olan bir toplumun hem iç güdülerini köreltir hem de felce uğratır. Böyle bir ortamda bir topluma mensup olan bireyler kendinden emin olmaz, özgüven yitirilir. Günümüzde verilen eğitim; kişiye ihtiyaçları hakkında yalan söylemeyi öğretir, kişi yürüyen bir yalan haline gelir. Zaman kendine
1000Kitap
Tarihin Yaşam için Yararı ve SakıncasıFriedrich Nietzsche · İş Bankası Kültür Yayınları · 2018966 okunma
Puan vermedi
Ahlaki ve dini gelişim, hayatta kalma ve emperyalizm ve sömürgecilik anlamında mükemmel bir dönüşüm hikayesi. Kelimenin tam anlamıyla mikrokozmik bir İngiltere hatta, sömürgecilik, kalvinizm, bireycilik, doğanın sömürülmesi ve köle ticareti... Hepsi bir arada. Crusoe’nun hayatta kalması bile. O zamanki teknoloji bilgisine ve ırkına bağlı, gemi enkazından önce eğitim almış ayrıcalıklı bir beyaz adam ve böylece kapitalist hayatta kalan, emperyalist bir toprak sahibi oluyor. Birine Avrupa merkezciliğin ne olduğunu gösterecek olsaydım, ona sadece bu eserin tamamını okumasını söylerdim. Beyaz bir adamın kendi üstünlüğünü varsayması ve bunu gerçeğe geçirmesi. Eserin özgünlüğünü ve dönemin İngiliz değerlerini objektif bir şekilde göstermesi nedeniyle dört yıldız verdim. Biçimsel gerçekçilik, Adem-vari hikayesi ve ötesini içeren bu İngiltere replikası hakkında konuşulacak daha çok fazla şey var.
1000k
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Reklam