depend upon it, my dear lady, you would gain unspeakably if you would learn with me to see some of the poetry and the pathos.
goodreads.com/user/show/17793...
“I want to be a body for you. I want to chase you, find you, I want to be eluded and teased and adored; I want to be defeated and victorious- I want you to cut me, sharpen me. I want to drink tea beside you in ten years or a thousand. Flowers grow far away on a planet they'll call Cephalus, and these flowers bloom once a century, when the living star and its black-hole binary enter conjunction. I want to fix you a bouquet of them, gathered across eight hundred thousand years, so you can draw our whole engagement in a single breath, all the ages we've shaped together.”
“Yakın zamanda sona eren bu yağ damlatan, yapış yapış, ye-yedir rejiminde; bir adamın ancak midesine güvenle indirdiği şeyden emin olabileceği ya da o döneme daha çok uyan pidgin diliyle "sen ye, ben kendim ye, palavra bitsin" deyişini yaratan bir rejimde; kör bir adamın bastonunu çaldığı için sabah lanetler yağdırılan bir adamı akşam tüm halkın gözü önünde yeni mabedin mihrabına çıkarak şef rahibin kulağına fısıldarken gördüğümüz bir rejimde yaşadığınız hayat, birini hiçbir karşılık beklemeden çıkıp katilinizi göğsünden vurmaya teşvik edebildiyse bence ölümünüz de güzel bir ölüm olmuştur.”
“Hep senin gibi iyi yürekli, dürüst, temiz, hoş, ayrıca biraz aptal, birden gelip bana "Siz masumsunuz Nastasya Filippovna, taparcasına seviyorum sizi!" diyecek birinin gelmesini bekliyordum. Öylesine bırakıyordum ki kendimi hayallere, aklımı yitirecek gibi oluyordum... Sonra gele gele şu karşında gördüğün adam geliyordu yılda bir kez, iki ay kalıyor, onurumla oynuyor, bana yapmadığını bırakmıyor, ödemesini yapıyor, ahlaksızca davranışlarda bulunuyor ve çekip gidiyordu... Binlerce kez atmak istedim kendimi gölete, ama öylesine aşağılıktım ki, cesaret edemedim, oysa şimdi...”
“To forget everything - even happiness. Happiness! A casual tickling of someone or something against oneself - that's all. Would that we had never been lovers! For then, Maurice, you and I should have lain still and been quiet. We should have slept, then had we been at rest with kings and counsellors of the earth, which built desolate places for themselves or as an hidden untimely birth, we had not been: as infants which never saw light.”