Kaldı ki, sık görüşme firsatı bulamayınca, pek fazla
kavga da edemez insan, bu da az şey değildir hani. Yaşam yalanla dolup taşan bir çılgınlıktan ibaret olduğuna göre, insan ne kadar uzaktaysa, yalanlarına ne kadar çok şey katabiliyorsa, o kadar mutludur, bu da doğal ve olması gereken bir şeydir. Hazmedilmesi zor olan gerçektir.
Ezelden beri böyle öfke saçan bir suratı tokatlamayı istemişimdir, bu durumlarda bu öfkeli suratlar ne hale gelir diye merak etmisimdir hep. Birinin kafasında dönüp dolanan tüm o tutkuları bir anda allak bullak etmenin en iyi yolu buydu, ya da bol sıfırlı bir çek. Dalgalı bir denizde yelken açmisken yapılan hoş bir manevra kadar güzeldir bu. Karşınızdaki kişi olduğu gibi ani bir rüzgârla egiliverir, Bu sahneyi mutlaka görmek istiyordum.
İnsan o yıkıntlıar arasında aklına yeniden sahip çıkacak gücü bulup bulamayacağını merak ederek daha da derinlere inesi geliyordu, yine de. Akıl çok kısa sürede bir saplantıya dönüşüyordu, tıpkı nevrasteni vakalarındaki neşe ve uyku saplantısı gibi. İnsan artık yalnızca aklını düşünebiliyordu.