Ahmet Bey

Ahmet Bey
Kayserili Sıradan Bir Vatandaş . SDÜ ELEKTRİK ELEKTRONİK Mezunu . Kendi işinin Patronu. Ney Üflemeye Çalışan Birisi.
Kendi İşini Kendi Yapan :)
Yüksek Lisans
69 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
bir çocuğun anıları
Puan vermedi·424 syf.··
2022 5. kitabı
Murathan Mungan'ın çocukluk yıllarını, yaşadığı olayları, çocukluk yıllarındaki doğup büyüdüğü Mardin'i anlattığı kitabı. Kitabın "Niyet" başlıklı ilk bölümünde "Bütünüyle özyaşamöyküsel malzemeyle çatılmış olan Paranın Cinleri gibi, Harita Metod Defteri de, içinde yaşanmış bazı olayların, anların bende bıraktığı izlerin, izlenimlerin yer aldığı, hafızamın gerçeklere sadakatine yaslanan, tamamı anılardan oluşan bir anlatı kitabıdır."diyor Murathan Mungan. Açıkçası Murathan Mungan'ın çocukluğunu, ailesini, gençliğini merak edişim değildi kitabı okumak istememdeki amaç. Ülkemizin o yıllardaki durumu,kendi çocukluğumdan bulacağım izler, ortak duygular, "ya evet ben de öyle yapmıştım", "bizim ailemiz de de böyle yapılıyordu" dediğim anıları bulmaktı amacım. Nitekim de öyle oldu. Çocukluğuma dair unuttuğum çok şeyi Mungan sayesinde hatırlama imkanım oldu.Bir de o yılların Mardin'ini tanıma, örf, gelenek ve yaşam tarzlarını öğrenme imkanım bu kitap sayesinde oldu.İnsanın kendisini yazması zordur.Geçmişe dönük birikimler ve notlar yoksa hatırlamak da imkansızlaşır. Murathan Mungan bunu güzel başarmış. Ayrıntılarıyla geçmiş yılları bize dün gibi aktarmış. Kendisinin de belirttiği gibi "..bu kitabın harcı, malzemesi doğrudan insanın kendi yaşamıdır. Hayat yaşarken olduğu gibi yazarken de bir zamanlama işidir."Eline sağlık diyorum.
1000Kitap
Harita Metod DefteriMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2016772 okunma
Reklam
NEDEN "İMDAAAT ADAM ÖLDÜRÜYORLAR" DİYE BAĞIRILIR?
Puan vermedi·324 syf.··
2022 4. kitabı
Yılmaz Özdil'in diğer kitaplarını okuyanlar için, Kadın'daki bazı yazıları tekrar niteliğinde olacaktır. Günümüz Türkiyesi'nde bir şekilde gündeme gelmiş, acı-tatlı hikayeleriyle, başarılı-başarısız olmasına bakılmaksızın, sevilen-sevilmeyen, adını bile duymadığınız hemen her kadın var kitapta... Kardelen'in Elif Öğretmeninden, Berkin'in acılı annesi Gülsüm Elvan'a, maganda kurşunuyla ölen gencecik kızımızdan, sorumsuzluk sonucu kanalizasyon boşluğuna düşen yavruya, hunharca katledilen Özgecan ve Münevver'den, suni şöhret kaynana Semra'ya, yaşadıklarının ağırlığından psikolojik destek alan, onlarca ameliyatla sağlığına kavuşan N.Ç'den, başörtülü bacımıza kadar... Sadece ülkemizden kadın manzaraları yok kitapta, ülkemizi ziyaretleri sonrasında, yaşadıkları (taciz, tecavüz,istismar gibi) olaylarla utanç kaynağımız olan turistlerden, farklı ülkelerin first leydilerine, siyasetlerine de değinilmiş... Hatta Sütaş'ın ineği bile kendine yer bulmuş. Kitabı okudukça, utanç, gurur, öfke, hayranlık, gıpte,sevgi, nefret birbirine karışıyor, istemeden oturup düşünüyorsunuz, bir toplumun kadınları, nasıl bu kadar birbirlerine tezat olabilir? Nasıl bu kadar uç kutuplarda yaşayabilir? Okuyun, okutun...
1000Kitap
KadınYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20152,417 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2022 3. kitabı
Romanda iki anlatıcımız var. Biri 30'lu yılları anlatan Vera Ray, diğeri günümüzü anlatan Claire Aldridge. Vera ve Claire farklı zamanların iki insanı. Bir şekilde yolları kesişecek ama nasıl olduğunu tahmin etmek zor :) 1 yıl önce hayatı alt üst olan ve kendini toparlamaya çalışan Claire, bir gazetede çalışmaktadır. Patronunun mayıs ayındaki kar fırtınası hakkında makale yazmasını istemesiyle kendisini bambaşka bir hikayede bulur. 30'lu yıllarda da mayıs ayında olağanüstü bir kar fırtınası yaşanmış, tarihin üstünü örttüğü bir oğlan çocuğu kaybolmuştur. Claire oğlunu kaybeden Vera ile arasında bir bağ kurar ve 80 yıl sonra o çocuğun akıbetini öğrenebilmek için tüm gücüyle araştırmalara başlar. Her bulduğu belge onu gerçeğe bir adım daha yaklaştırmaktadır. Belgeler ortaya çıktıkça garip bir şekilde konunun eşinin ailesiyle ilgili olduğunu keşfeder. Peki kayıp Daniel nerededir? Vera'ya ne olmuştur? Romanın sonunda bu soruların yanısıra aklınızda oluşan tüm sorular cevaplanıyor. Yazar konuları birbirine o kadar güzel bağlamış ki bize keyifle okumak kalıyor.
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,8bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2022 2. kitabı
Kuyucaklı Yusuf, roman tekniği açısından kusursuz bir kitap sayılmaz. Yer yer anlatıcının olaylara karıştığını görürüz. Fakat bu eksiklik, mükemmel kurgusu ile kapatılmıştır Sabahattin Ali tarafından. Öncelikle Yusuf, özgürlüğü arayan bir yabancıdır. Kendisini evlat edinen aileye yabancıdır, mahalledeki çocuklara yabancıdır, kaymakamlıktaki işine yabancıdır, kasabada yaşayan herkese yabancıdır. Bu yüzden, Yusuf'un anlayabilmesi için her şeyin apaçık söylenmesi gerekmektedir, zira üstü kapalı sözlerden, alaylardan anlamamakta, asıl söylenmek isteneni kavrayamamaktadır. Yusuf'un yabancılığı o kadar bilindik, o kadar bizdendir ki. Herkes hayatının en azından bir döneminde böyle bir yabancılık yaşamış ya da böyle bir yabancıya şahit olmuştur. Kendisini hiç özgür hissedemez fakat özgürlüğü aramaktan da vazgeçmez. Sürekli birilerine bağımlı olduğunu hisseder. Tek başına hareket etme, istediğini yapma olanağını bir türlü bulamaz. Bu yüzden de etrafı tarafından dik başlı, iş tutmaz biri olarak görülür. Aynı zamanda bu roman, taşradaki iktidar ilişkilerini de göz önüne sermektedir. Arkasında devletin gücü olan kaymakam, zengin Edremit eşrafına boyun eğmek zorunda kalmaktadır. Taşrada iktidar devletin değil, parası olanındır. Romanın sonunda Yusuf, değiştiremeyeceği, özgür olamayacağı bir dünyada yeni bir sayfa açmaya doğru yol alır. Bu değişmezliğe rağmen, özgürlüğü arayış ne Yusuf için ne de bizler için hiçbir zaman bitmeyecektir
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma
Fedakar bir annenin en güzel başarısı.
Puan vermedi·192 syf.··
2022 1. kitabı
"Acı çeken bu insanları gördükçe, zihninde yeni bir ışık yandı. Dehşete kapıldım; dünyada bu kadar çok acı çeken insan olduğunu bilmiyordum. Kendini küçük kabuğuna hapsetmiş bir salyangoz gibi, dışarıdaki kalabalık dünyayı yeni yeni görmeye başlıyordum. Beni asıl şaşırtan şey, çoğunun durumunun benimkinden daha kötü olmasıydı. O zamana kadar bunun mümkün olabileceğini düşünmemiştim. Birden, bunca zamandır kör olduğumu, benim acılarımın diğer insanların acıları yanında hiç kaldığını hissetmeye başlamıştım. Yalnızca içimde, derinlerde bir yerde, sivri bir iğnenin çocukluğumun bütün güzelliklerini ve hayallerini delip par çaladığını, sakatlığımı çırılçıplak, saklanamayacak kadar güçsüzleşti eşiğini hissediyordum. O zamana kadar kendim hakkında düşünmemiştim. Evet, zaman zaman diğerleri gibi olmadğıma dair bir his zihninde belirli beni rahatsız ederdi. Ancak diğer şeylerin pırıltısı kara bir noktaydı ve hemen unuturdum. Erkek kardeşleriyle futbol oynamaya devam eder, kendinin farkında olmayarak, hayatın gördüğüm parçasının tadını çıkarırdım. Ama şimdi durum farklıydı. Artık her şeyi, eğlenmeye hevesli, içi merakla dolu küçük bir çocuğun gözleriyle değil, bir sanatın, kendi derdini yeni keşfetmiş bir sakatın gözleriyle görüyordum. " Kitaptan alıntılanmış nu kısımlar bir nevi özetliyor aslında herşeyi. Anne baba adaylarının ve öğretmen adaylarının ayrıca okumalarını tavsiye edebilirim. Nihayetinde bedensel engeli olan bireylere en fazla rastlayıp onlarla alakadar olacakları için gerekli diye düşünüyorum. Basit bir dille yazılmış olsa da sürükleyiciliği olan bir kitap. Christy BrownChristy Brown Sol AyağımSol Ayağım
1000Kitap
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Reklam