Kitabın konusu bence Cemil Meriç kendi öz dünyasında besleyip büyüttüğü bir saçmalık dünyasını, Avrupa ve Cumhuriyet düşmanlığını gizleyerek, şifreli anlatmaya çalışmış. Ben kitabı beğenmedim işin açıkçası, tavsiye de etmiyorum. Öyle baktım yorumlara herkes okumalı, okullarda ders kitabı olarak okutulmalı falan demiş, bu yorumları anlamak güç. Zira kendi dünyasında ne düşündüğünü bilemeyen, kendinden daha başarılı insanları eleştirmekten başka bir naneye yaramayan bu kitabı ne diye önermişler.
Türk Kelebek yurda döndü.
Cemil…
Polisti..
“1919 Ağustosunda, İstanbul işgal altındayken Gülhane parkını devriye geziyordu Fransız üniformalı üç Senegal askerinin bir Türk kadınına sarkıntılık ettiğini gördü kadın çığlık atarak yardım istiyordu Cemil hemen müdahale etti Fransız askerleri ellerini tüfeklerini atınca Cemil tabancasını çekip üçünü de vurdu biri öldü Cemil teslim oldu işgal kuvvetlerinin mahkemesi müebbet kürek cezası verdi ona Güney Amerika’ya şeytan adası olarak bilinen Fransız Guyanasına gönderildi Yeryüzü cehennemiydi orası iki defa kaçmaya teşebbüs etti ama yakalandı ve Prangaya vuruldu.
Mustafa Kemal Cemil’i asla unutmadı.
.
.
.
Tutuklandığında 20 yaşındaydı yurduna 30 yaşında dönmüştü giderken tek kelime Fransızca bilmiyordu döndüğünde neredeyse türkçeyi unutmuştu pangaltı karakolunda görevine döndü Eryürek soyadını aldı.”
.
.
.
Polis Cemil Eryürek