Sizi inciten kişinin zihninizdeki anlamını değiştirin...
Onu sıradanlaştırın...
İncinmenin derinliğinin bireye yüklediğiniz anlamla doğru orantılı olduğunu fark ederek onu sıradanlaştırın...
Onu bir sıradanlık içinde kendi yaşamına bırakın...
Her çocuğun kendine ait dinginliği, yavaşlığı vardır. Bir ebeveynin çocuğuna yapacağı en büyük iyilik onun dinginliğini bozmamaktır.
Ancak yetişkinler çoğu defa "Hadi, çabuk ol.", "Giy ayakkabılarını.", "Oyalanma, çabuk yap dersini.", "Çabuk bitir yemeğini.", "Hızlı oku.", "Hızlı yaz." diyerek çocuğun içsel ahengi ile uyumlu bir şekilde geliştirdiği dinginliği bozduklarının farkında değildir.
Birçok ebeveyn, çocuklarının duygularını bilinçli olarak bastırır; amaçları çocuklarının daha da güçlü olmasıdır.
"ağlama" diye çocuğu engeller, "gülme yeter" diye ona karşı gelir.
Duyguları engellenen çocuklar yetişkinlik yıllarında öfke kontrol bozuklukları, duygu durum bozuklukları ve panik atak gibi rahatsızlıklara doğru adım adım yol alırlar.
"Ebeveynler çocuklarının güçlü bir iradeye sahip olmalarını istiyorlarsa, eşyaya karşı bağımlılık kurmalarının önüne geçmeleri gerekir.
Kişi başka bir kişiye veya eşyaya vazgeçebileceği kadar bağlanmalıdır. Bu, psikolojinin en temel prensiplerindendir."
"Kendisini başkalarına ispat etmeye çalışan kişi yetersiz kişidir. Kişi ancak kendi değerini başkalarında aramasına gerek olmadığını öğrendiği vakit huzura erer. Zira insan zaten değerlidir."