Meryem, bu hayat muammalarının menşeini bilmek, öğrenmek istiyor. Zira bunlar bilinmedikçe, insan kendini gurbete düşmüş bir yabancı hissediyor. Benliğine, ruhuna, hasılı hilkatin sırrına bigâne olan kimsenin bir diyar garibinden, bir yabancıdan ne farkı olabilir?
—Meçhuller içinde yaşamak, kendine, ve kendini yaratana yabancı olmak kadar azablı bir şey olur mu?
—Meryem, işte daima bu azabı, bu üzüntüleri çeker. Fakat nerede ona bu yolda yardım edecek, bilgisi, bilgileri mağlûb edecek vücud nerede?
Sayfa 66 - İhramcızade İsmail Hakkı Arşivi, Pdf·Kitabı okuyor
Eski Sarayın bahçesinde ağır başlı, mahzun, biraz da münzevî bir cazibe vardır. Burası, görmüş geçirmiş kimselerin, aranıp sorulmayan ızdırabiyle daima hüzünlüdür. Fakat güzel bir yüz için hüzün de bir nevi cazibe menbaı, diğer bir kıymet değil midir? Ağlayan bir gözün, gülen bir yüzden daha teshir edici bir nüfuzu olduğu inkâr olunur mu?
Sayfa 60 - İhramcızade İsmail Hakkı Arşivi, Pdf·Kitabı okuyor