Fakat içimizde, bizim “ahlak” tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir “hesabi” tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.
Yine harika bir Cengiz Aytmatov romanı. Yazar bu romanda, yorga atı Gülsarının en büyük eşlikçisi olduğu bir hikayeyi anlatıyor. Cengiz Aytmatov’un betimleme ve geriye dönüş tekniğini yine bu romanda da harika kullandığını görüyoruz. Atları seven atların his hayvanları olduğunu bilen okurların kesinlikle okuması gereken bir roman.
Bazı kitaplar kapak dizaynı bile, bazı kitaplar popülaritesiyle ve bazı kitaplar da adıyla dikkat çeker. Otomatik Portakal adıyla dikkatimi çeken bir kitap oldu. 1984 gibi distopya konulu bir kitap. 1984’den farklı olarak olay örgüsü daha net ve sürükleyici.Yazarın bir kısımda kendisi ile konuşması da dizilerdeki “spin off” kültürünü hatırlattı. Sonuç olarak 1984’ten sonra distopya türündeki kitaplara olan endişemi azaltan bir eser oldu. 8/10