deniz taşkın

deniz taşkın
@tskdnz
İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
Maeterlinck, her zamanki keskin zekasıyla, sessizlik karşısında duyu­lan korkunun nedenlerinin altını çizmiştir. "Sessizlik ve tehlikeli oyunları karşısında böylesine derin bir korku"ya kapılmamızın sebebi sessizlikteki "karanlık güç"tür. Kendi sessizliğimize, yalıtılmış sessizliğe bir yere kadar katlanabiliriz; "öte yandan birçok kişinin sessizliği, çoğaltılmış sessizlik, bilhassa da kalabalığın sessizliği en güçlü ruhların bile o açıklanamaz ağırlığından çekindiği doğaüstü bir yüktür." Bundan dolayı, "ömrümüzün büyük kısmını sessizliğin hakim olmadığı yerleri arayarak geçiririz. İki üç insan bir araya gelmeyegörsün, tek dertleri bu görünmez düşmanı kovalamak olur." Maeterlinck de kendine şu soruyu sorar: "Acaba kaç alelade dostluğun yegane dayanağı sessizliğe duyulan nefrettir?"
Sayfa 108·Kitabı okudu
Reklam
Max Picard şöyle yazar: "Sessizlikte sadece yararlı, cana yakın bir unsur değil karanlık, korkunç, ölüler diyarına ait, sessizliğin derinliklerinden yükselebilecek bir düşmanlığı taşıyan, cehenneme özgü, şeytani bir unsur da vardır."
Sayfa 104·Kitabı okudu
1955'te Max Picard da aşkta sözden çok sessizlik olduğunu öne sürer: "Aşıklar efsunludur, sessizlikle efsunlanmıştır onlar. Aşık kadın sözden çok sessizliği dinler. Sus, diye fısıldar adeta, sus da seni duyayım." Do­layısıyla susunca sevmek daha kolaydır "çünkü aşk sessizlikte enginlere uzanabilir". Sessizlik ayrıca dostluğun ne kadar sağlam olduğunun da kanıtıdır. Max Picard, Peguy'yi alıntılayarak dostları betimler: Birlikte susmanın zevkine varan, yan yana susmanın, uzun uzun yürümenin, gitmenin, sessiz yollar boyunca sessizce yürümenin keyfini çıkarır onlar. Birlikte susabilecek (susmayı bilecek) kadar birbirini seven iki dosta ne mutlu. Susmayı bilen bir diyarda.
Sayfa 95·Kitabı okudu
"Aşktan alınacak tadı belirleyen sessizlik değil midir? Eğer aşk sessizlikten mahrum kalsaydı ne o ebedi tada ne de bitmek bilmez rayihalara sahip olurdu. Dudakları ayırıp da ruhları birleştiren o sessiz dakikaları hangimiz yaşamadık ki? Daima o anların peşinde olmalıyız. Aşkın sessizliğinden daha uysal bir sessizlik yoktur ve sadece bize ait olan tek sessizlik de odur." Maurice Maeterlinck
Sayfa 94·Kitabı okudu
"Birine onu sevdiğimi söylediğimde karşımdaki belki başka çok sayıda kişiye de söylediğim bu sözün farkını anlamayacaktır ama bu sözü izleyen sessizlik, onu gerçekten seviyor­sam ( ... ) sessiz bir kesinliğin doğmasını sağlayacaktır." Maurice Maeterlinck
Sayfa 94·Kitabı okudu
Reklam