1955'te Max Picard da aşkta sözden çok sessizlik olduğunu öne sürer:
"Aşıklar efsunludur, sessizlikle efsunlanmıştır onlar. Aşık kadın sözden çok sessizliği dinler. Sus, diye fısıldar adeta, sus da seni duyayım." Dolayısıyla susunca sevmek daha kolaydır "çünkü aşk sessizlikte enginlere uzanabilir". Sessizlik ayrıca dostluğun ne kadar sağlam olduğunun da kanıtıdır. Max Picard, Peguy'yi alıntılayarak dostları betimler:
Birlikte susmanın zevkine varan, yan yana susmanın, uzun uzun yürümenin, gitmenin, sessiz yollar boyunca sessizce yürümenin keyfini çıkarır onlar. Birlikte susabilecek (susmayı bilecek) kadar birbirini seven iki dosta ne mutlu. Susmayı bilen bir diyarda.