Hiç dinlenmeden çalıştım çünkü yazmam gerekenleri bitirmeden öleceğimden korkuyordum.Sonu felaketse bir sanat eseri daha da büyümez mi?Ağzımda kendi ölümümün tadının olması bana bakış açısı ve cesaret kazandırdı. Bu kendim olma cesaretiydi. Önemli olan da bu zaten. Ben bir profesör müyüm? Bir filolog ya da filozof? Kimin umrunda?
-Köprüyü aşarak yanıma mı gelmek istiyorsun?
Sense daha fazla gelmedin,sana tekrar sorduğumda ise sessiz kaldın. O zamandan beri aramıza bizi birbirimizden uzaklaştıran, birbirimize yabancılaştıran dağlar çağlayanlar ve daha neler girdi;artık bir araya gelmek istesek de gelemeyiz. Şimdi o küçük köprüyü düşündüğünde söyleyecek söz bulamıyor, hayretler içinde kalıyor,hıçkırıklara boğuluyorsun.