Korkaklığım yüzünden çaresizliğe bağımlı oldum
10/10
·312 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 23:02
Aynı ses tonuyla bu kez farklı bir yerden sesleniyor gibi canım yazarım Tarık Tufan. Kitap sayfalarında gezerken birtakım acı ve yanında ilham verici olay ve sözlerle karşılaşacağımı artık biliyorum. Tarık Tufan’ın kaleminde en çok hoşuma giden şey halihazırda bir olayla başlayıp aynı zamanda geçmişte yaşanan şeyleri, karakterleri daha yakından tanımamız için hikayenin içine başarıyla yedirmesidir. Dikkat ederseniz romanlarında her zaman başka bir roman olabilecek bir hikaye daha söz konusudur fikrimce. Bu romanında platonik aşkların insanların başlarına ne türlü belalar getirebildiğini sıklıkla tekrar ettik. Kalpler hiçbir zaman kural tanımıyor ve akıl da aynı zamanda nasıl da kaybediliyor. Olmayan yerleri, kitapları ve insanları arama motorlarında aratacak kadar gerçekçi yazan bir yazar Tarık Tufan. Saklıkuyu’da ikinci bir perde açılıyor gibi. Ana karakterimiz gitmekle kalmak, eski ve yeni aşk arasında kalan birine dönüşüyor. Bütün karakterlere kızdığım ve üzüldüğüm zamanlar oldu ancak Defne için hislerim apayrı. Hep yaz, hep okuyalım TT.
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,527 okunma
7/10
·264 syf.··
2022 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 00:00
Türkiye’de yaşanan ekonomik krizler v yüksek enflasyon, resesyon ve stagflasyon gibi içine düştüğümüz, paramızın eridiğini ve sürekli kavramların acaba ne anlatıyor? Ne demek istiyor? gibi soruları düşündükçe, Ekonomi 101’i raftan çıkardım. Sosyoloji okurken, Makroekonomi, Tabakalaşma ve Ekonomi Sosyolojisi derslerini görüşmüştük. Dersi çok iyi notlarla verdiğimi de hatırlıyorum, bu sayede biraz da bilgiler tazelenmiş oldu. Ekonomi 101, aslında en can alıcı noktası, ekonomi biliminin illa sıkıcı olması gerekmediği, bunun eğlenceli şekilde de anlatılabileceğini göstermesi açısından büyük şans. Paranın toplumsal bir kurgu olarak ele alınması, sosyoloji bilimine de göz kırpması, bu verilerin sosyolojik yoruma tabii olması, bilimlerarası gerekliliği vurgulaması bakımından mühim. GSYİH, GSMH, FED, TÜFE, ÜFE, TT, KVTA, UVTA, FOMC, 1929 Büyük Buhran, 1978 Petrol Körfez Krizi, 1970 Krizi, 2001, 2004 ve 2008 Ekonomik krizleri gibi kavram ve ekonomik krizler de işlenip örnek veriliyor. Muhtemelen daha yakın tarihte yazılmış olsa idi, 2020 Corona Krizi’de eklenirdi diye düşünüyorum. Mutlaka okumanız gerektiğini düşünüyorum. Lütfen alıp okuyun. Çok önemli bir kaynak. Ekonomi okumalarım devam edecek, giriş için şahane bir öneri belirteyim.
Ekonomi 101Alfred Mill · Say Yayınları · 20221,204 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·106 syf.··
2026 43. kitabı
KENT KOKUSU . Arkadaşlarıyla doyasıya eğlendiği gecenin ardından yatağına kendini zor atmış ve hemen uykuya dalmıştı. Uykusundan onu kaldıran ise burnunu sızlatan pis bir kokuydu. Odaları gezip kokunun sebebini aramaya başladı TT. Gereksiz düzenli ve kullanmadığı malzemelerin listesi ile güncellenen mutfak, giysi odası, banyo,bir kere bile izlemediği halde koltuklarına tekrar tekrar özendiği sinema odası, piyano sesine bile dayanamadığı itirafıyla çeşitli müzik aletleriyle donanmış müzik odası, muhteşem kış bahçesi, kütüphane odası ve ona özel kapak tasarımlarıyla eşsiz kitapları ve salon... Kokunun sebebini bulamasa da gün boyunca aramaları sonucu yorulmuş ve kendini yatağa atacağı sırada ise fark ettiği şey TT'nin sakin kalma sınrını zorlamıştı. Çürüyordu... Yaşamın içinde devam ettiğimiz ve farkına bile varmadığımız sürüklenmede, gereksiz takıntılar, fazlalıklar, ruhsuz geçen günler eşliğinde çürümenin kokusu... Rahatsız edici bir huzursuzluk hissiyle, sıradan görünen bir dünyanın içten içe çürüyen, sıkışan ve boğucu yapısını anlatıyor #kentkokusu . Bastırılmış duyguların, geçmişin yükünün ve TT'nin iç dünyasındaki çözülmemiş çatışmaların dışavurumu olan koku ile psikolojik çözümleme başliyor. O çözümleme ki, modern insanın içinde biriken, bastırdığı ve yüzleşmekten kaçtığı her şey aslında. Sizlerde farklı bir okuma eşliğinde yaşamın bizden aldıklarıyla yüzleşmek ve içten içe yayılan çürümeye tanıklık etmek isterseniz, buyrun lütfen.
Kent KokusuGökhan Uykaz · Metinlerarası Kitap Yayınları · 202411 okunma
10/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
369 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 00:00
"KENT KOKUSU" "Gördükleri karşısında, belki de bir andan bile çok daha kısa bir zaman diliminde, yolun kenarında yürüyenler, trafikteki otomobiller, sıra sıra mağazalardaki hatta belki de tüm kentteki o tuhaf hareket duruverdi sanki." Daha ilk satırlardan itibaren rahatsız edici bir sessizliğin ortasına bırakıyor yazar bizi. Kasaba, kent ve köy temaları etrafında şekillenen üçlemenin bu son halkasında, TT'nin gözünden sıradan görünen ama hiç de öyle olmayan bir dünyaya davet ediyor. Romanın kahramanı TT, evinde aniden beliren gizemli bir kokunun peşine düşer. Ancak bu, basit bir koku hikâyesi değil. Yazar, bu koku üzerinden modern bireyin yaşam karşısında takındığı tavrı, hem fiziksel hem de ruhsal boyutlarıyla sorguluyor. Koku, giderek büyüyen, var olan her şeyi bir hortum gibi içine çeken, nefessiz bırakan bir varoluşsal krize dönüşüyor. Peki neden? Çünkü koku, görünmez olanın en güçlü kanıtıdır. Gözlerinizle inkar edebileceğiniz bir şeyi, burnunuzla inkar edemezsiniz. Koku, sınırları aşar; duvarların, sınıfların, mahallelerin arasından sızar. TT'nin evine giren bu koku, aslında modern kent yaşamının en büyük yalanını ifşa ediyor: Mahremiyet illüzyonunu. Bir apartman dairesinde yaşadığımızı düşünelim. Kapımızı kilitleriz, perdelerimizi çekeriz, kendimize ait bir dünya kurduğumuzu sanarız. Ama bir koku gelir ve tüm bu sınırların ne kadar yapay olduğunu haykırır. Komşumuzun yemeği, sokağın egzozu, alt kattaki dükkândan yükselen kimyasal kokular... Hepsi birer davetsiz misafir gibi sızıverir en mahrem alanımıza. TT'nin başına gelen de tam olarak budur. Evindeki koku, modern bireyin en büyük korkusunun vücut bulmuş halidir: Dışarının içeriye sızması, kamusal olanın özele tecavüzü. Yazar, bireyin içsel çatışmalarını irdelerken, aynı zamanda içinde yaşadığı toplumun
Edebiyat
Kent KokusuGökhan Uykaz · Metinlerarası Kitap Yayınları · 202411 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 18:31
Merhabalar! Yıldızlar serisinin üçüncü kitabı parçalanma kitabıyla geldim. Konusu: Jax ve Elena iki ana karakterimiz. Jax sürekli alkol alan ve alınca da öfke problemi yaşayan bir f1 sürücüsü. Elena ise bu gibi problemleri çözme konusunda profesyonel. Takım kaptanı Elena ile bir anlaşma yapıyor ve ona iş teklifinde bulunuyor. Ondan istediği Jax’ i bu alışkanlıklarından kurtarmak. İki karakter de psikolojik olarak yıpranmış ve travma dolu bir geçmişe sahip. Zaten kitabın başı sarsıcı bir olay ile başlıyor. Beni çok üzen bir başlangıçtı. Jax’in hikayesi ayrı bir üzücüydü. Onda az da olsa kendimse bir pay buldum. Sonlarda olan şey için oldukça üzüldüm. Keşke olmasaydı. TT Yine de mutlu bittiği için ikisi adına sevindim. Bu seriyi ve yazarı çok seviyorum. Bunu kitabı okurken bir kere daha fark ettim. Diğer iki kitaba göre bu kitap biraz daha duygu yüklüydü. Bu ay çok güzel kitaplar okudum. Umarım böyle devam eder. Siz neler okudunuz?
ParçalanmaLauren Asher · Olimpos Yayınları · 2024268 okunma
Shane Hollander'i koruma dernegi baskanı secildim.
7/10
·496 syf.··
2026 1. kitabı
Heated Rivalry'nin devam kitabında adı konulmuş ilişkinin, ögeler arasında anlam kazanıp dışarı çıkmaya çalışmasını okuduk. Bu kitabın öncekinden çok daha derin konular işlemesini sevdim, zira Rachel Reid öyle derin bir yazar değil. Shane'i de İlya'ya "meşgale" olsun diye yaratmasından bunu biraz anlıyoruz. "İnsan"ların "insancıl" dertlerini okumak her zaman kitaba daha da bağlar beni. Mental rahatsızlıkların dışavurumunu ve insanların üzerinde yarattığı fiziksel değişimleri okurken beni çok derinden etkileyen yerler oldu, zira "relate" edebilmek beni "overwhelm" etti. Yabancı kelime kullanımım yüzünden özür diliyorum. Sosyal medyada TLG Shane'ine karşı çok fazla önyargı görmüştüm kitabı okumadan önce. Kitapta açıklaması olmayan hiçbir davranışı bulunmamasına rağmen Shane'e bu kadar cephe alınması çok rahatsız edici, alt metinleri okuyabilme yeteneğim de olduğundan rahatlıkla söyleyebilirim ki you wouldn't be saying the same thing if it was ilya (my shayla, my baby). Yani 21. yüzyılda belki de artık nevrotik kişilikleri şaka olarak görmeyi bırakıp ciddiye almanız gerekiyordur millet. Her neyse. Keşke İlya'nın tüüm dertlerini tek bir seferde kafasından alıp Sc*tt H*nter'a verebilsem. I'd 100% double it and give it to him. Kitabın dili gayet açık ve hızlı okunan çerez bir kitap. Beni KISMEN ağlatan birkaç sahne vardı (feb 19, pisces). Çerezlik olduğuna bakmayın, şöyle oturup birkaç saatliğine rahatlayayım, kafamı dağıtayım tarzında da bir kitap değil yani. This is serious work ppl. Unrivaled'ı heyecanla bekliyorum :).
2026 Okuma Raporları
The Long GameRachel Reid · Carina Press · 2022264 okunma