bentuba

bentuba
Özen göstermenin inceliğine inanıyorum.
8/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2023 00:00
Kafka’nın en uzun ve en tanınmış öykü kitabıdır. Kitabın başkahramanı olan Gregor samsa bir kumaş pazarlamacısıdır. Babasının, annesinin ve kız kardeşinin tüm maddi sorumluluğunu üzerine almış, bu sorumluluğun dışında babasının borçlarını ödemeye devam eden, işinde patronu tarafından ciddi bir baskı gören, sırf bu sorumlulukları doğrultusunda işinden çok keyif almasa canla başla çalışmaya devam ederken bir sabah iş için uyanmak istediğinde vücudunun bir böceğe dönüştüğüne şahit olmaktadır. Bir böcek olarak yaşama tutanmaya çalışan gregor’un şahit oldukları, duydukları ve gördüğü muamele aslında doğal düzenin dışına çıkıldığında insanların nasılda sizi bir böcek gibi gördüğünün kanıtı niteliğinde. bir iyilik yaptığınızda karşı tarafın karşınıza geçip “e, yapmasaydın. “ demesi gibi adeta. Kitabın dili akıcı, zaten ince bir kitap. Bir kahve eşliğinde keyifli okunacak türden ama sonrası uzun uzun düşündürecek olanlarından :)) Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim …
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 00:00
Canım Livaneli :) Her kitabında birçok kültürü, dini, toplumsal sorunu ve mutlaka tarihten bir hikayeyi bulduğunuz kıymetli yazarımız bu romanında ise İstanbul’a sürüklüyor sizi. Hem de taa Bizans’a oradan Osmanlı’ya ve derken günümüze… Kitabın anlatımı akıcı, anlaşılır yani bildiğiniz masalsı Livaneli kalemi. Leyla, Yusuf, roxy (Rukiye) ve Ali Yekta bey romanımızın içiçe geçen baş kahramanları. Osmanlı paşasının torunu olan Leyla’nın hayat hikayesini okurken, bir yandan leyla hanımın komşu çocuğu Yusuf’un günümüz şartlarındaki gazetecilik macerasını, bir yanda roxy’nin Almancı kimliğinin İstanbul’a hip-hop şarkıcısı olmasındaki asi ve arayışlarla dolu karakterini ve en sonda da kuşaklar boyu yalı sahiplerine hatta Osmanlı paşalarına uşaklık yapmış olan ali Yekta beyin hikayesini okuyacaksınız. Göçün ve savaşların kültürlere olan etkisinin yanında mevcut halkın sürekli değişerek İstanbul evlerinin sürekli birini evinden etmesine şahit olacaksınız. Yılların bu olağan değişimi içinde en sonunda da Leyla’nın evinin Leyla’ya kaldığını… Livaneli okumak isteyenlere ya da okuyacak olanlara severek tavsiye ederken, keyifli okumalar dilerim :)))
Leyla’nın EviZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202135,4bin okunma
5/10
·56 syf.··
2023 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 00:00
Gustave Flaubert, yazdığı bir mektupta bu kitap için “ duyarlı ruhları acımaya yöneltmek, ağlatmak istiyorum, çünkü ben de onlardanım.” Diyor. Bu kitap bana yazarın bir nevi günah çıkarması gibi geldi. Çünkü madame bovary’de ele aldığı kadın karakter ile bu kitaptaki kadın karakter tamamen birbirinin tersi özellikte. Ama tabii bu tamamen şahsi yorumum. Birkaç sayfalık önsözle başlayan 56 sayfalık bir öykü. Kitabın ana karakteri felicite, Sıradan bir yaşam süren, dindar, yoksul bir köylü kadınıdır. Felicite, önce theodore adında bir adamı sever ama o gider askerlik için yaşlı ve çok zengin bir madamla evlenir. Daha sonra evinde çalıştığı hanımı bayan aubain’in çocukları olan Paul ve virginie’yi sever. Paul büyünce yatılı okullara gönderilir sonra işe yaramaz bir adam olur. Virginie ise geçirdiği hastalık sonunda küçük bir yaşta vefat eder. Sonra yeğeni Victor’u sever o da gemide çalışmaya başlar ve çıktığı deniz yolculuğunda sırra kadem basar, ölüm haberi gelir. Daha sonra önceleri çok zulüm yapan, bir köşeye atılmış colmiche baba isimli komşusu olan yaşlıya bakıp, onu sevmeye başlar ve tabi o da bir süre sonra vefat eder. En son ise hanımına hediye edilen ve onunda kendisine hediye ettiği papağan loulou’yu sever. Ve tabi mutsuz son o da ölür. Okurken Allah aşkına beni sakın sevme dedim felicite :) yani kadın kimi kalbine alsa yok oldu gitti hepsi. Sonunda da sağır olup kendi de vefat ediyor zaten. Önsözünde Tahsin Yücel “ bir solukta okunur ama onu tüm incelikleriyle kavramak istiyorsanız, bir kez daha, bir kez daha, bir kez daha okumanız gerekir.” Diyor. İlk sayfalarda bunu okuyunca dedim ki başlıyor mükemmel bir kitap. Kişisellikten uzak, nesnel, yalın bir anlatımı olan bu kitabı hızlıca okudum. Açıkçası ne üzüldüm ne de ağladım. Ruhsuz , duygusuz biri değilim ama
Saf Bir YürekGustave Flaubert · Can Yayınları · 20193,516 okunma
8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 00:00
Çalıkuşu’nu İlk kez ilkokul yıllarımda okumuştum. Hatta o zaman TRT’de Aydan Şener’in başrolünde olduğu bu diziyide okuldan gelince zevkle seyretmiştim. Yıllar sonra o çocukluk günlerine, masum zamanlara yeniden dönmek istedim. Hemde üzerinden 20 yıldan fazla geçmişken bakalım şimdi ne düşüneceğim diye merak ettim için için :) İyi ki de yeniden okumuşum. Hala aynı hissi ve düşünceleri tekrar anımsatan ender kitaplardan biri Çalıkuşu. Feride; şirin, yaramaz, delidolu, şımarık aynı zamanda daldan dala ağaç tepelerinde gezen küçük yaşta bi başına kalan afacan kız çocuğu. İlk aşkı kamuran ile düğünlerine yakın yaşadığı derin hayal kırıklığı ile kendini öğretmen olarak Anadolu’nun önce küçük köylerine, sonra kasabalarına en sonda şehirlere atar. Tabi burada birçok şeyi öğrenmekle kalmadığı gibi kurtuluş savaşı dönemi Anadolu’sunda birçok olumsuzlukla savaşırken bir yandan da toplumsal yaşamda zorluklar çekmeye başlar. Güzelliği dillere destan Feride yeri gelir gülbeşeker bile olur. İftiralara uğrar, derin acısının üzerine bir de bir başına kalır. Ama hayatına güzel insanlarda denk gelir örneğin dünyalar güzeli minik kız Munise eşlik eder bir süre yaşamına. Sonra Hacı kalfa, doktor bey derken yıllar yılları kovalar. Son noktada ise ilk başladığı noktaya geri döner. Buraları çok anlatmak istemiyorum açıkçası okudukça keşfetmesi daha keyifli olacak ve sonunda sevinçten gözyaşınız akarsa işte kitabın tam duygusunun yaşanmış olacağını düşünüyorum :) Reşat Nuri, dönemin durumlarını, toplumsal yapılarını, örf ve adetleri en güzeli de bir kadın portresini mükemmel kaleme almıştır bu eserinde. Gerçekçi yönelimin ilk örneklerinden olan temiz duyguların bulunduğu bu güzel kitabı okumak isteyenlere keyifle önermek isterim. Sevgiler …
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2023 00:00
Emrah Safa Gürkan; -Neden farklıya tahammül edemiyoruz? -Neden insanları konuşmalarına göre yargılıyoruz? -Neden dedikodu yaparız? -Erkeklerle kadınlar neden farklı meslekler seçer? -Neden hala ısmarlıyoruz? Ya da hesapsızlığın hesaplılığı -Neden büyü ve fala inanırız? Diye 6 adet sorunun cevaplarını veriyor bu kitapta bize. *önce ilk yorumumu yazara yapmak istiyorum. ismen bildiğim,sosyal medyada takip ettiğim, ara ara YouTube videolarını izlediğim biridir. Ve bu kadar donanımlı, gerçekten hoca olarak kendini müthiş yetiştirmiş/yetiştirmeye devam eden birinin kitaplarını okumamış olmak benim ayıbım ! Her sayfasında yeniden bişiler öğrendiğim, sorguladığım, düşündüğüm, yepyeni kelimelerle tanıştığım, okumaya devam ettikçe helal olsun dediğim bir kitap oldu. * kitabın en büyük orijinalliği ise karekodların olması. Bi anda bi kod çıkıyor ve tam o an okuduğunuz kavramı pat diye hocamızdan dinler buluyorsunuz :) tabii sadece bununla kalmıyor araya güzel parçalarda koymuş konularımızla alakalı yeri geldiğinde ise sizi müzik zevkine ortak ediyor. *soruları ele alış biçimi ise çok yönlü bir şekilde tabiii :) benim en keyif aldığım 5. Soruda sadece tarihsel sürecine bakmıyoruz, kelime kökenlerine, toplumsal örf ve adetlere, ekonomiye, antik Yunan’a, kabîlelere derken çok yönlü ve derinlikli bi arayışın içinde buluyoruz kendimizi. Uzun zamandır bu kadar ayrıntıları takip ettiğim bi kitaba denk gelmemiştim sanırım heyecanım bu yüzden. *lisans eğitimim ekonomiydi. Ama bu kitapta takas ekonomisinin olmadığını ve hatta homo economicusun bir ütopya olduğunu öğrendim. Açıkçası bu konuyu araştırmaya devam edeceğim. Zira adam smith yalan söylüyor olamaz dimi :) *ESG ile günümüz insanına bakış açımızın birebir olduğunu görmek belki de bu kadar sevdirdi. Modern insanın
Ezbere Yaşayanlar - Vazgeçemediğimiz Alışkanlıklarımızın KökenleriEmrah Safa Gürkan · Kronik Kitap · 20222,521 okunma