Tuğçe Ölmez

Gün ağarması, ışığın yükselişi ve gizemli karanlığın simgeleri olmasa, o, olduğu kişi olmazdı. Yüreklerimizde umudun yükselişi olmasa, hayatlarımızda bize şundan bundan söz edecek sürekli ışık -bu ister bir mum olsun, isterse bir güneş- olmasa, her şeyin teskin edilebileceği, her şeyin doğabileceği bir gece olmasa, biz de kendi vahşi doğalarımızdan yararlanamazdık.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Vahşi Kadınla zaman geçirmek başlangıçta zordur. Zedelenmiş içgüdüleri onarmak, safdillikten uzaklaşmak, zamanla psişenin ve ruhun en derin yönlerini öğrenmek, öğrendiklerimizi elde tutmak, dönüp gitmemek, ne yanda olduğumuzu açıkça söylemek.. tüm bunlar sınırsız ve gizemli bir dayanıklılık ister. ​Orada yaşadığımız bir maceradan sonra altdünyadan çıkabildiğimizde, dışarıdan bakılınca değişmemiş gibi görünebiliriz, ama içsel olarak engin ve kadınca bir vahşiliği geri almışızdır. Yüzeyde hâlâ dostça görünürüz, ama derimizin altında artık kesinlikle evcil değilizdir.

Tuğçe Ölmez

, bir kitabı okumaya başladı