Turgay Adıyaman

- Tanrı’ya esir ol ancak tanrılığa olma! - Ahlakına güvenip dini reddebilirsin, bu bağışlanır belki ama dindarlığına güvenip ahlakı reddedersen bu asla bağışlanmaz(!) Zira din, ahlak içindir; ahlak din için değil. - Yaşadığın her bir sorunu kendinden bilir ve üzerine düşünürsen o sorunu bir daha yaşamazsın. Ancak sorunu dışarda ararsan, tekrar tekrar yaşamaya devam edersin. - Seçimlerine duyguların hükmetmesin, aklın hükmetsin. Zira duyguların çevrenin, aklın ise senindir. - Kimseden bir şey isteme. Çünkü istek minneti, minnet esareti, esaret de bağımlılığı doğurur. Bağımlı olan düşünemez, inanamaz ve sevemez. - Tek başına gelişmen hiç bir şey ifade etmez. Çünkü tek başına yaşamıyorsun. Bu yüzden çevreni de geliştirmek zorundasın... - Eylemlerin düşüncelerine hükmetmesin, düşüncelerin eylemlerine hükmetsin. Böylece hem düşüncende hem de eylemlerinde özgür yaşayabilirsin. - Önce işin hakkını ver; sonra o işten hakkını iste! - Savunmak ya da muhalefet etmek için dinleme yahut okuma; bunlar gelişimi tersine çevirir. - Dindar olabilirsin ancak dini dar olamazsın(!) - Sorular karşısında bir cevaptan diğerine geçme. Bu düşünmek değil, sığınmaktır. Sığınma, kendi cevabını verecek kadar cesur ol. İşte o zaman düşünmeye başlayacaksın. - Ait olduğun yahut sana ait olan bir mekanın olsun. Burası bir oda, bir ağaç dibi veya bir taşın üstü olabilir. Orada sessizliği dinle. Sessizlik öğretir. - İnsanları izle. Bu, hayatı tanımanın en kestirme yoludur. - Menfaatin için dost olma, dost da edinme. Dostluğu saf ve temiz tut. Bu, seni (samimiyetini/gerçekliğini) korur. - Sevilmek isteğinden kurtul, sevmeyi öğren. Zira ihtiyacın olan sevilmek değil, sevmektir. - Dini masumlaşmak için kullanma. Çünkü emanete ihanet edeni, verdiği sözü tutmayanı, kul hakkı yiyeni, zulme
1000Kitap
Turgay Adıyaman
Çok konuşmaya yahut güzel konuşmaya çalışma; düşünerek konuşmaya çalış. Çünkü kelamı var eden ve anlamlandıran düşüncedir. bu kısmı sevdim
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hadi Ahlak Sarsalım - Cinsel Sağlık Üzerine Okuma Etkinliği
8/10
·304 syf.·
2022 19. kitabı
Gelin bir miktar yargı kıralım, seks – vajina – penis diyerek prim kasalım, ne var bu bilgileri okusak da sussak kimselere söylemeden içimize doğru bilgilensek? Ama sen konuşmazsan, ben konuşmazsam, o konuşmazsa nasıl aydınlanacak bu karanlık zihinler? Nasıl kendilerini keşfedecek kadınlar, erkekler? Affedersiniz, erkeklere açık bu sektör, o yüzden incelemem boyunca penise ve erkeklere evin dış direği muamelesi göstereceğim :D bu erkeklerin suçu diye değil, sadece kadınların kendi keşfi olması gerektiğini düşündüğüm için; daha doğrusu ‘öncelikle’ kendi keşifleri olmalı. İncelememde, seks – vajina – penis – mastürbasyon vs. diyeceğim, bu kelimelerin imledikleri nesnelerle her gün muhatap olup burada okuyunca duyar kasacaklar duyarlarını benden uzakta kassınlar, aksi halde ben onları duyar manyağı yaparım, bilgilerine.. :) Öte yandan bu inceleme aynı zamanda bir etkinlik incelemesidir, daha önce yapıldı mı bilmiyorum ama bu incelemeyi etkinliğe dönüştürme fikri geldi aklıma, genel olarak cinsellik ve kadın-erkek cinselliği üzerine yaptığım okumalarda bu fikir aklımdaydı, yani Cinsel Sağlık Üzerine Okuma Etkinliği, dolayısıyla sizleri bu etkinliğe davet ediyorum. İnceleme biterken önereceğim kitaplar dahil olmak üzere, siz de bildiğiniz ve önerdiğiniz kitaplarla bu inceleme etkinliğine katılabilirsiniz. Yorum kısmından bildirmeniz yeterli, ayrıca inceleme – alıntılarla da desteklerseniz bilinçlenme konusunda müthiş olur. İnceleme etkinliği süresi sınırsız. Ben ölene kadar açık arkadaşlar, ben öldükten sonra Dora ile devam edersiniz.. :D Küçüklükten itibaren durmadan kullanmak zorunda kaldığımız (dışkılama için) bir noktada orada olduğunu yadsıdığımız bir organımız var, cinsel organ. Cinsel organ çünkü cinsiyete özgü olarak değişiyor, erkeklerde bu penis iken kadınlarda
Sağlık
Vajina KılavuzuElizabeth Topp · Chiviyazıları Yayınevi · 2008127 okunma
Turgay Adıyaman
İnceleme için bayağı bi emek sarfedilmiş ama objektiflikten uzak ve doğal olarak taraflı bir bakış açısıyla yorumlanmış. Kadınların durumlarını aktarabilmek adına sürekli erkeklik ve toplumun tamamından bahsedilmiş. Ama toplumda ve doğada erkekler arasında da çok büyük bir rekabet var. Erkekler için her şey güllük gülistanlıkmış gibi algı yaratılması yanlış. Katılmadığım yönü buydu.
Felsefeye Sakın Bu Kitapla Başlamayın!
2/10
·320 syf.··
2021 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2021 13:20
YouTube kitap kanalımda felsefeye kolayca başlangıç yapabileceğiniz kitap önerileri verdim : ytbe.one/o9vjINiv3z8 Bu kitabı okumaya başlamadan önce herhangi bir felsefe kitabının bu kadar kötü olabileceği aklımın ucundan bile geçmezdi... Kitaptaki absürt yanlardan ilki, felsefeye yeni giriş yapan bir insanın henüz 2. bölümde Kant'ın ahlak felsefesinin detaylarıyla karşılaşıyor olması. "Felsefeye giriş" temalı bir kitap için bence bu o kadar büyük bir hata ki, o kısımları okurken kendimi Super Mario'daki son bölüm canavarının alev toplarından daha ilk bölümlerde kaçmaya çalışıyormuş gibi hissettim. Hadi onu geçtim, kitabı okurken yazarın inanılmaz taraflılığı o kadar sıkıyor ki kendimi sürekli kapak fotoğrafı atomlu moleküllü görseller içeren Facebook'taki Karikateist sayfasının 2009 yılındaki admin'iyle konuşuyormuş gibi düşündüm. Aklınızda canlanması için diyorum... Ekonominin kötü olduğunu söyleyen gençlere, "Telefonunu çıkar" diyen Ümraniyeli dayıların taraflılığı gibi bir taraflılığı var bu yazarın. Gerisini siz düşünün. Yazarın bu kitabı kurgularken Tanrı hakkında söylediği düşünceleri, Pokemon’daki Diglett karakterinin mekaniğine çok benziyor. Mesela siyaset, sanat, bilim, zihin kısımlarını okuyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz yazar Diglett gibi her bölümde kafasını çıkarıyor ve size Tanrı'nın var olmadığını söyleyip duruyor... Bu bölümleri okurken bir yerlerden Ash'in çıkagelip bu kitabın yazarını Poke topuyla birlikte alıp götürmesini istedim. Üstelik yazarın Tanrı'nın olmadığı hakkındaki argümanları o kadar ilkokul düzeyinde ki, bütün herkesin artık gerçekliğini bildiği Big Bang'in, evrenin bir başlangıcı olduğunu söyleyen kutsal kitaplarla çelişmediğini bilmiyor. Hatta 40. sayfada bu varoluş zincirinin neden geçmişe doğru sonsuz bir şekilde
Felsefe
Felsefeye GirişNigel Warburton · Alfa Basım Yayım Dağıtım · 20221,906 okunma
Ponyo isimli okura yanıt verildi
Turgay Adıyaman
Bence eleştiren kişinin kaçırdığı nokta kitabın düşünce tarihindeki tabuların yıkılış sürecini(inançsız olması taraflı olarak görülebilir ama haklı) bir bir anlatarak insanların tanrı inancını her defasında dayandırdıkları argümanları her seferinde yeni bir düşünce tarzıyla ortadan kaldırdıklarını vurgulamak istemiş. Demek istediğim inançlıların tarih sahnesinde ürettikleri her bir argüman farklı bir düşünce tarzıyla her seferinde tanrının ispatı olamayacağını gösterecek şekilde ilerlemiş yazar da bu durumu felsefenin gelişimi olarak yazmaya çalışmış kabaca. Tabi bu inançlı birini kızdırır inançsız birini de rahatlatır. İnsan her zamanki gibi insanlık yapmakla meşgul işte.