Çocukluğumda bir kovan gibi görürdüm kendimi :Basit,sıradan insanlar,hayat üzerine bilgilerinin,düşüncelerinin balını arılar gibi kovanıma taşır, sunabildikleri ne varsa ruhumu zenginleştirmek üzere getirip cömertçe sunardı. Bal her zaman temiz olmazdı,hatta çoğu kez acı olurdu. Ama her bilgi yine de baldı!
Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz,ama bu bilenleri üzer;oysa bir tek bilgili dost,bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı.
Doğduğu gün de,bugün de tiyatronun asıl amacı nedir?Dünyaya bir ayna tutmak,iyilerin iyiliklerini,kötülerin kötülüklerini göstermek,çağımızın ne olup olmadığını ortaya koymak.
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum.Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi.Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi.Asıl acı,kalbi baştan aşağı sancılara boğan,insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Önemli olan tek bir an vardır, o da 'şimdi' dir.En önemli an şu andır çünkü bir tek ona sözümüz geçer.İnsana en gerekli olan kişi şu an yanında olan kişidir.Çünkü hiç kimse günün birinde bir başkasına işinin düşüp düşmeyeceğini bilemez.Ve de insan için en önemli uğraşı o an yanında olan kişiye iyilik yapmaktır.Zira bu ,insanın yeryüzüne gönderiliş gayesidir!