Ali annesinin elini öptü.Sonra şekerli bir şey yemiş gibi dudaklarını yaladı.Annesi gülüyordu.O annesini her öpüşte,böyle bir defa yalanmayı adet edinmişti.Evin küçük bahçesindeki saksıların içinde fesleğenler vardı.Ali birkaç fesleğen yaprağını parmaklarıyla ezerek avuçlarını koklaya koklaya uzaklaştı.
Zaman şimdi yeni bir boyut kazanıyor-bir yanıt arayışında çalışırken,o çalışmanın içinde kaybolup gitmek...Etrafımdaki dünya ve geçmiş hayatım çok uzaklarda kalmış ve netliğini kaybetmiş gibi.Sanki zaman ve mekan ,karamel şekeri gibi oradan buradan çekilmiş,kıvrılarak ve bükülerek eciş bücüş bir hale getirilmiş...Tek gerçek olan şey, burada,ana binanın dördüncü katındaki kafesler,fareler ve laboratuvar donanımı...