O zaman küçük kaderinizi yaşıyorsunuz. Küçük mahallenizin küçük evinde , küçük kısmetinizi bekliyorsunuz. Küçük odanızda , küçük çeyizlerinizi dikiyorsunuz. Artık adınız ne Hülya , ne Şeyda ; Kadriye oldunuz artık ve saçları dökülmüş Dilaver'i bekliyorsunuz aslında. Dilaver de size gelmek için emekli olmayı bekliyor...
Ey sevgili milletim! Neden böyle yapıyorsun? Neden az gelişiyorsun? Niçin bizden geri kalıyorsun? Bizler bu kadar çok gelişirken geri kaldığın için hiç utanmıyor musun? Hiç düşünmüyor musun ki , sen neden geri kalıyorsun diye durmadan düşünmek yüzünden, biz de istediğimiz kadar ilerleyemiyoruz...