Burada herkese inançla ilgili olarak yönetilen iki soru var: İlki, bu yaşama inanılıp inanılmayacağı, ikincisi, yaşamın bir amacının olup olmadığı. Soruların ikisi de kendi yaşamlarını gerçek olarak bildiklerinden, herkesçe çabuk ve kesin olarak evetleniyor; öyle çabuk oluyor ki bu, soruların doğru anlaşıldığından şüpheye düşürüyor bizi.
İradenin özgürlüğü denen şey şudur; Kendini çöle vurmakta, çölü geçeceğin yolu seçmekte, nasıl yürüyeceğini belirlemekte özgürdür; fakat aynı zamanda, gölü geçmek zorunda olduğu için özgür değildir, seçeceğin her yolun labirent misali çölün her noktasına uğraması zorunlu olduğu için özgür değildir.