"Boks maçı yerine kütüphaneye git,uzak ülkelere seyahat et. Ve her şeyden önce doğru düşün.iç sesine güven. Yaşamın senin kendi elinde,onu başka kimseye bırakma. Kendin ol ! Bunu sana şimdiye dek pek çok büyük adam da söyledi."
Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor, her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.
Kimse seni sen olduğun için sevmeyecek; herkes seni, seni sevmenin onlara ne kadar yakışacağını düşündüğü için, yani kendileri için sevecek ve bu da demek oluyor ki insan böyle yaparak yine kendini sevecek. sen hiç sevilmemiş olacaksın hikayenin sonunda.
"Anlatma" diye yalvardı Bilge. "Onları bu zavallı durumda mı bırakalım?" "Bırakalım," dedi Bilge. "Kadınlarla yola çıkılmaz." ...
Ağzının, güzel dudaklarının kenarında bir gülümseme yaratmak için, ne uzun yollardan geçiyorsun. Kendinden veriyorsun ve durmadan eksiliyorsun. Oysa bazı insanlar, oldukları gibi kalarak, elde ederler istediklerini. Ben, kanımı Damla Damla süzerek veriyorum....
Bu yaşantının sonu kötü bitecekti. Kitaplarda öyle yazıyordu. Bu yaşantının da sonu kötü bitecek albayım. Bizim gibilerin hayatında güzellikler, kısa süren aydınlıklardır. Bizim gibiler, başkalarının yaşantılarına kısa bir süre için girerler.