Tuçe

Ne de olsa Gogol'un paltosundan çıktı !
Puan vermedi·479 syf.··
2025 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 01:49
Gogol'un Ölü Canlar kitabını okumaya şimdiye kadar cesaret edememiştim. 'Burun' 'Palto' 'Bir Delinin Hatıra Defteri' en meşhurlarından çoğumuz bu eserlere aşinayız. Ölü Canlar'ı okumaya karar vermeme yardımcı olan 'Post Öykü'nün 60. Sayısında yer alan Bartu Çay'ın Naime Erkovan'la yaptığı 'Nereden Başlasak' köşesindeki röportajı oldu. Naime Erkovan bu röportajında 'Gogol Ölü Canları yazdığında Rusya' nın cehennemini yazdım şimdi de cennetini yazacağım dedi ama başarılı olamadı. Yaktı nüshayı biliyorsunuz. Çünkü yalnızca güzel olan bir şeyi yazma ihtiyacı doğmuyor bence, çatışma oluşturamıyorsunuz. Yazdığımız şeylerde ters giden, yolunda olmayan, bir şeyleri aksatan durumlar olmalı. Yani çatışma olmazsa yazamayız zaten' söylemine karşılık okumaya karar verdim. Burda merak ettiğim neden Rusya'nın cennetini yazamayıp nüshayı yaktığıydı. Gerçekten çatışma mı gerekiyordu ? Okuduktan sonra anlıyorsunuz neden olduğunu. Gogol'un bipolar bozukluğuna sahip olmasının ve dönemin o zamanlarında bunun bilinmiyor olmasının, hastalığı için verdiği mücadelenin elbette etkisi var. Belki de bu yüzden karakterlerinin hiçbirine salt iyi veya salt kötü diyemiyoruz. Kendi yaşadığı buhranlar karakterlere de nüfuz etmiş gibi ama bu durum kitabın özgünlüğünden bir şey kaybettirmemiş. Gogol bize Rusya'nın sosyoekonomik durumunu alt sınıflardan üst sınıflara detaylıca aktarmaya çalışmış. Rusya 'da yapılan liyakatsızlıklara ,yoksulluğa, riyakarlıklara okudukça şahitlik ediyoruz. Para kazanmanın neden zor olduğunu ve insanların kısa yoldan para kazanmak için başvurduğu yolların nedenlerini görüyoruz. Eli güçlü olanın çarkını bir şekilde çevirdiğini gerçek halkınsa olan bitenlerden haberi bile olmadığını görüyoruz. Gogol bunlarin hepsini Rusya'nın yönetimine bağlıyor. Tarih gerçekten tekerrürden
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Reklam
10/10
·136 syf.··
2023 2. kitabı
Hangisi daha acı bilmiyorum. Duygularının bitmesi halinde sanki duygun varmış gibi devam edip başka birini bulduğunda gitmek mi ? Yoksa karşındaki insanın istediğin zaman hayatına girip istediğin zaman çıkabilme cüretini kendinde bulabilmek mi ? Evet bu kitap bunu anlatıyor. Sen nasıl bir insan olursan ol karşındaki insanın anladığı kadarsın. Yazar ; 'Daha fazla şey söylemeliydim ama söyleseydim neyin değişeceğini hayal edemiyordum. ' derken de bunu anlatmak istemiş aslında. Şimdi ki zamanda insanlar bir ilişki yaşarken üzerine çok düşünmüyor, kendini incitmiyor bunu yaparsam iyi olur kötü olur diye kendini sorgulamıyor. Herkes herkesten çok şey bekliyor ama kimse kimseye bir özen göstermiyor. Ama bir taraf ya çok önemsiyorsa işte o zaman hayatın yaşanılacak bir şeyi yok diye düşünüyor yazar. Evet her ilişki bitmeye müsaittir her duygu bitmeye müsaittir ama seviyormus gibi yapmaya devam edersen , değer veriyor , önemsiyor gibi yapmaya devam edersen , işte o zaman büyük bir aldatmacanın içinde olduğunu anlıyorsun. Sana dayatılan, sınırlarını aşan ve sesini çıkarmadığın her davranış için sen sorumlusun ve bu çok tehlikelidir. Bu yüzden yazar kitabını şu cümleyle bitirmiş : 'Gece yarısı uyandım. Hayatımı yaşayacak olanın sadece ben olduğum düşüncesiyle dumura uğramıştım. ' Aşk ne kadar çok şey olabilirdi bilmiyorum ama aşk bu olamazdı. Harika bir kitaptı teşekkürler.
Kadının FendiErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2019884 okunma
Puan vermedi·282 syf.··
2024 1. kitabı
·
494 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 20:49
Hayatımızda çok pişmanlıklar var değil mi ? Galiba hangi hayatı yaşarsak yaşayalım pişmanlıklarımız asla bitmeyecek ta ki bakmaya çalıştığımız pencereyi değiştirene kadar. Bir an olsun durup nefeslendiğimizde hayatımız o kadar kötü mü ? Anlamlandıramadığımız bir çok durum ve olayları anlamak zorunda mıyız ? Yazar bunu tek bir cümleyle açıklamış ; hayatı anlamaya çalışma sadece yaşa. Bazen bunu yapmak zor geliyor bize. Saçma ve mantıksız buluyoruz çoğu şeyi. O kadar çabuk geçiyor ki zaman dönüp baktığımızda mutsuzluktan başka bir sey biriktirmemişiz. Ben Nora'yı çok sevdim onu ve yaşadığı hayatları. Başarılı ve başarısız olduğu tüm hayatları. Şunu böyle yapsaydım bu böyle olsaydı deyip hayıflandığınız zaman bu kitabı açın sizi motive edecektir. Sanırım ihtiyacımız olan tek şey sevgi. Teşekkürler Matt Haig
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2023 1. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 12:33
Kitabı bitirdim ama bir yanım biraz buruk. Kaan Murat bu kitabını diğer kitaplarından ayırarak yazmış. Hem konusu hem olayların işleyiş tarzı açısından farklı olmuş. Ama sanki havada kalan bir şeyler oldu hikaye çok yavaş ilerledi başlarda sonrasında hikaye o kadar apar topar bitti ki biz neyin nasıl olduğunu anlayana kadar bi bakmışız Kalender boynu bükük evde babasının mezarında. Ustinya eve gelmiş. Sanki sonunun böyle olması Kalenderin sefere çıkma amacını kaybetmesine neden oldu. Kitabın konusu, değindiği yerler ve mesajlar gerçekçi, doğru ve bir o kadar kıymetliydi. Günümüzde de dinin yayılması hususunda nasıl gerçekleştiği konusunda araştırmalar devam ediyor. Nihayetinde hepimizin aynı yerden geldiğimizi bir olduğumuzu anlatıyor. Zamanında Hristiyanlıkta papazlarin yerel halka nasil davrandığını ve bunun bir sınırı olmadığına çok iyi değinmiş. Kibrin, paranın, hırsın insanı nasıl canileştireceğini çok güzel anlatmış okurken tüylerim diken diken okudum insanların merhametsizliğinin sınırları gerçekten yok. Ama sanki Kaan Murat kitabın sonunu bir türlü getirememiş gibi davranmış bu kitabında. Sonunu bitirmek ağır gelmiş gibi. Kaldı ki adada kalan Kolomb ve tayfası noldu ? Orada bulmak istedikleri altın ve gümüşler noldu ? Yumanek'e noldu ? Balina Kalenderi nasıl tükürdü ve onu bulup nasıl iyileştirdiler ? Zaman kavramını bu kısımlarda göremiyoruz. Cevaplanması gereken çok soru var o yüzden sonunu beğenmedim. Ama değindiği konular, işleyiş tarzı, alınması gereken mesajlar açısından okunmasını tavsiye ederim.
Edebiyat
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,200 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2021 18:51
Evet yine harika bir kitabı okumanın verdiği sevinç ve mutlulukla yazıyorum. Kaan Murat Yanık seviyor bu tarz yazmayı bence hikaye içinde hikaye Butimar kitabında bir psikoloğu anlatırken hikayenin içine hikaye koyarak ölümsüzlük sırrını,Yusuf ve Butimar'ı anlatmıştı. Dünyasızlar kitabında üniversitedeki bir kızın hayatının çöküşüyle birlikte Firuz dedeyi sokmuştu ve Ayvaz'ı. Uzakların şarkısında da Bünyamin adındaki bir gencin sevgilisinin ölümüyle kendini sağdan sola savrulmasını izleyip Gülbadem ve Zencefil nam Şekerbaz'ı okuduk. Üç kitapta da mistik olağanüstü durumlar aklının zorlandığı yerler var. Değerlendirmeyi yaparken sadece Uzakların Şarkısı'yla yapamıyorum çünkü bir biçimde sanki üç kitapta birbirine bağlı vaziyette. Kaan Murat Yanık bence geçmişte yaşamayı ve onu günümüze getirmeyi seviyor. Ve bunu tamamiyle bir hayal bir rüya gibi de yapmıyor. Hikayenin kahramanı uyandığında ya da kendine geldiğinde yine o geçmişte yaşanan olaylarda kendi hayatında da bir şeyler buluyor. Kaan Murat Yanık değişik anlatım tarzıyla bence çok önde ama bu üç kitabında böyle benzemesi ilerde okuyucuyu sıkar mı bilmiyorum. Kendim için çok zevk alarak okuyacağımı da belirtmek isterim. Teşekkürler Kaan Murat..
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,771 okunma
Reklam