"Toplumla kurulan yakın bağ ile ilk çağlardaki asıl özgürlük arasındaki mesafe arttıkça, bu ilerleme nedeniyle aslında bireyin ruhunun yağmalanmış olduğu ve benliğinin sosyalleştirilmesi uğruna, aslında en derinindeki esas benliğinden edildiği konusundaki şüphe de artacaktır."
"Psikanaliz, teorik doktrin olarak dürtülerin ve bilinçaltının bilinç üzerindeki hakimiyetinde ısrar ediyor ancak pratikte, tek tedavi aracı olarak insanlığın sağduyusunu kullanıyor ve dolayısıyla da bunu insanlık üzerinde de uyguluyor."
"Normalde ciddi ve sert olan sesininse, yaşamının günbatımına doğru ilerlediği sırada insanlığa, yolun sonuna ümitle aydınanabilecek ufacık bir ışık yerleştirmek istercesine yumuşayıp uzlaşmacı bir tını kazanmış olması beni duygulandırıyor. "İnsan zekasının, ruhunun dürtü dünyası karşısında güçsüz olduğunu defalarca vurguluyor olsak ve bu konuda haklı olsak da, bu güçsüzlüğün her şeye rağmen bir anlamı var. Zeka, sesi gür çıkmıyor olsa da söyledikleri işitilene kadar rahat rahat durmaz, pes etmez. Sayısız kere, ardı ardına reddedilse bile eninde sonunda hedefine ulaşmanın bir yolunu bulur. Bu, insanlığın geleceği açısından iyimser bakabileceğimiz nadir hususlardan biridir. Ve bu husus aslında hiç de önemsiz değildir. Zekanın üstünlüğü elbette çok uzak ama herhalde ulaşılamaz denilecek kadar uzakta da değil.""
"Dürüstlük, zihni mükemmel bir biçimde zenginleştirir ancak duyguları asla tümüyle doyuramaz."
"Tüm bilim dalları insanlığın 'yaratıcı tanrı' oyunundaki saçmalığı her seferinde kanıtlasa da insanlık, nihilizmin pençesine düşmemek ve dünyevi yaşamına bir şekilde anlam katmak için daima çaba sarf etmeye devam edecektir. Çünkü bu çaba sarf etme hevesinin bizzat kendisi, tüm ruhsal yaşamının esas anlamıdır zaten."