Bir komutana çiçekten çiçeğe konan bir kelebek olmasını emredersen ya da ondan bir trajedi yazmasını istersen veya kendini bir martıya dönüştürmesini istersen komutan aldığı bu emri yerine getirmezse hangimiz suçlu oluruz?“ Diye sordu kral. “Komutan mı, yoksa ben mi?“ “Siz.“ diye cevap verdi K
üçük Prens. “Kesinlikle! İnsanlara yapabileceği görevler verilmeli.“ Diye devam etti kral.“ Otoritenin kabul edilmesi için ilk kural budur. Eğer sen halkına ‘gidin mi kendinizi denize atın’ dersen devrim yapmaya kalkarlar. Ben gerçekleştirilebilecek görevler veririm. Çünkü benim emirlerim akılcıdır.
Küçük Prens’i gördüğünde “işte bir tebaa!” dedi. Küçük Prens kendi kendine “beni daha önce görmediği halde nasıl tanıdı?” Diye düşündü. Dünyanın krallar için çok basit olduğunu bilmiyordum. Onlara göre bütün insanlar onların tebaasıydı.
Elbette, seni seviyorum dedi çiçek.” Bunu anlamaman benim hatam. Önemli değil. Ama sen… Sen de en az benim kadar budalasın.Mutlu olmaya çalış fanusu da bırak artık. İstemiyorum artık ”Ama rüzgâr” “Benim soğuk algınlığım, bütün bu şeyler kadar kötü değil. Gecenin soğuk olması havası beni kendime getirir. Ben bir çiçeğim” “Eğer kelebeklerle tanışmak istiyorsan 1-2 tırtılın varlığına katlanacağım artık. Onlar çok güzel görünür. Bana kelebeklerden ve tabii tırlardan başka kim gelir ki zaten? …