TUĞBA ÖZTÜRK profil resmi
ÖĞRETMEN
KAYSERİ
Kadın
22 okur puanı
28 Eyl 2017 tarihinde katıldı.
  • TUĞBA ÖZTÜRK paylaştı.
    Sevgili Tuco Herrera 'nın önerisiyle daha çok okurun yararlanması için belgesel önerilerimi bir iletide toplamaya karar verdim. İşte naçizane önerilerim:
    *Kapitalizm sisteminin nasıl işlediğini, nasıl kandırıldığımızı, tüketime zorlandığımızı anlatan çok güzel bir belgesel: THE LIGHTBULB CONSPIRACY
    *Kapitalizm ve şirket denen kavramın ilk ortaya çıkışı, geçmişten günümüze geldiği nokta, sömürünün karşımıza çıktığı, öğrencisinden banka memuruna, fast food kasiyerinden reklamcısına herkesin izlemesi gereken: THE CORPORATION
    *Kıyafetlere çok para harcayan/harcamak isteyen biri olarak bakış açımı değiştiren bir belgesel. Hızlı tüketimin dünyada nelere yol açtığını, "moda" denen çılgınlığın nelere sebep olduğunu gözler önüne seren: THE TRUE COST
    *Tüketim bizi mutlu ediyor mu, yoksa sadelik çok daha huzur verici mi?: MINIMALISM
    *Propaganda, toplumsal sınıflar, savaş... İlgililerine güzel bir öneri: PSYWAR
    *Hiçbirimizin okumadığı internet sitelerindeki "hüküm ve koşullar"ın içeriğini, verilerimizin nasıl toplandığını ve izlendiğimizi anlatan, bitirdiğinizde "Yav bir salın bizi!!" diyeceğiniz: HÜKÜM VE KOŞULLAR GEÇERLİ OLABİLİR
    *Adı üstünde 'dünya tarihi' Asurlulardan, Fenikelilere, geçmişten günümüze... Genel kültürümü bir anda arttıran: ANDREW MARR'S HISTORY OF THE WORLD
    *Bölümleri 15-20 dk süren sıkılmayacağınız bir mini belgesel serisi. Her bölümde farklı konular işleniyor (tek eşlilik, e-sporlar, müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkisi, kripto paralar gibi) dolayısıyla istediğiniz bölümden başlayabilirsiniz. Bölümler ortalama 20 dk olduğu için sürekli izlenebilir: EXPLAINED
    *Gelecek nesiller 21. yüzyılda yaşayan bizleri tüm imkanlara rağmen kendilerini felakete sürükleyen aptallar ordusu olarak mı görecek? Sizi geleceğiniz hakkında korkutabilecek bir belgesel: APTALLIK ÇAĞI
    *Ülkelerindeki ataerkil hukuk sistemindeki çürümüşlüğün kökünü kurutmak için savaş veren Sisters in Law, mahkeme salonunda bir etki yaratmaya çalışan kadınların peşine düşüyor: ADALET İÇİN KIZ KARDEŞLİK
    *Kuzey Kore'de neler döndüğüne meraklıysanız: THE PROPAGANDA GAME
    *Öğretmenlik okuyarsanız, okumayı düşünüyorsanız veya öğretmenseniz (ya da öğretmenler yattığı yerden maaş alıyor diyenlerdenseniz), bir köy okulunda Türkçe bilmeyen Kürt çocuklara eğitim vermeye çalışan bir öğretmenin belgeseli: İKİ DİL BİR BAVUL
    *Tasarım hakkında ilham verici, büyüleyici bir belgesel serisi. Özellikle tasarımla ilgilenenlere tavsiyemdir: ABSTRACT
    *Yemek endüstrisi, yediğimiz gıdalar nerden geliyor, gıda endüstrisinin iç yüzü için: FOOD INC., WHAT THE HEALTH, ÇATAL BIÇAKTAN ÜSTÜNDÜR, GIDA SUÇLARI ve EARTHLINGS
    *Fast food tüketmenin fiziksel ve ruhsal açıdan zararlı etkilerini kanıtlamaya çalışan bir belgesel. Ayrıca obezite meselesine de yeni bir ışık tutuyor: SUPER SIZE ME
    *Batı medyasısın özellikle Ortadoğu haberlerini taraflı yansıtmasını gözler önüne seren bir belgesel: THE WAR YOU DON'T SEE
    *Medya güdümlü savaşların etiğini sorgulayan, Arap dünyasının en popüler yayın organı El Cezire'yi tanıtan bir yapım. Söz konusu kanal Bush yönetiminin Irak Savaşı ile ilgili her şeyi görmemizi istemediğini ortaya çıkardı: CONTROL ROOM
    *1950'lerde Afrika levreği Victoria gölüne salınmıştı. Sadece 10 yıl içinde doymak bilmez bu canavar diğer balık türlerinin neredeyse hepsini ortadan kaldırarak gölü ekolojik bir çöplük haline getirdi. Daha geniş kapsamda gizli kapaklı yürütülen silah ticaretini irdeliyor. Film, kıtaya sürekli silah alışıyla artan Pan-Afrikanist şiddet de dahil olmak üzere bu ticaretin yol açtığı zararları sorgular: DARWIN'S NIGHTMARE
    * Amerika'nın Lydon B. Johnson’dan George Bush dönemine kadar geçen sürede gerçeklikten saptırılarak medyaya sunulan kamera görüntülerini irdeleyen: WAR MADE EASY
    *Çeçen Savaşı'nın Rusya ve Çeçenistan'daki çocukların psikolojisini nasıl etkilediğini anlatan ödüllü belgesel. Savaş yüzünden travma geçiren, Rus birlikleri tarafından toplu tecavüze uğrayanından tutun da, aklını yitiren annesi tarafından öldürülmek istenene kadar bir avuç çocuğun profilini çiziyor: THE 3 ROOMS OF MELANCHOLIA
    *Japonya'daki yunus katliamını ve Japonların tüm dünyanın gözü önünde bunu nasıl örtpas ettiğinin gözler önüne serildiği: THE COVE
    *Michael Moore'un Amerika'nın işgal politikasını mizahi bir şekilde hicvederek ülkesindeki eksiklikleri gözler önüne serdiği anlamlı bir belgesel: WHERE TO INVADE NEXT
    *Yine Michael Moore, yine mizahi bir eleştiri, Bush hükümetinin dış politikasını irdeleyen, ABD'nin günümüzdeki durumu ve 11 Eylül saldırılarından sonra petrol ve hırsın oynadığı rol üzerine derinlemesine kafa yoran: FAHRENHEIT 9/11
    *Evet, yine Michael Moore ve yine harika bir belgesel! Bu belgeselde Amerika'nın en tabu meselelerinden birine dokunuyor: KAPİTALİZM: BİR AŞK HİKAYESİ
    *Dünyada yaşanan türlü global krizlere toptan bir bakış atan, endüstri devriminin sonu hakkında bir kara mizah: THE CRISIS OF CIVILIZATION
    *Din, para ve banka ile 9/11 olayını anlatan: ZEITGEIST
    *Dünyamızla aramızdaki doğal bağlantımızı nasıl kaybettiğimizi inceleyen: ORIGINS
    *İktidarın aleyhinde yazı yazan gazetecileri nasıl işsiz bıraktığı, susturduğunu anlatan, nereye gidiyor bu ülkenin hali dediretecek, korkutacak bir belgesel. Kimler yok ki: Can Dündar, Fatih Yağmur, Ahmet Şık ve daha niceleri: YA BİZDENSİN YA DA
    *İnsanoğlunun derinliklerine inen, iyi ve kötü yanlarımızı ele alan ve karanlık yanlarımızı bize gösteren, yer yer ağladığım dokunaklı bir belgesel: HUMAN
    *Bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama izleyin, tecrübelerini dinleyin, onlarla ağlayın, onlarla gülün: ÖMÜR DEDİĞİN SERİSİ
    *Hâlâ izlemediyseniz Atatürk'ün son günlerini anlatan: SARI ZEYBEK
    *Ölüm, yaşam, doğum, reenkernasyonu konu edinen, 5 yılda ve 25 ülkede çekilmiş: SAMSARA
    *Küresel ısınmanın getirdiği, getireceği felaketler, insanlık olarak nasıl bir bataklığın içinde olduğumuzu gösteren: AN INCONVENIENT TRUTH
    *İnsanların ünlü olma arzusu, bu yolda yaptıkları ve bunların topluma olan etkisi: STARSUCKERS
    *Medeniyetimizin petrole olan bağımlılığının jeolojide nasıl bir kargaşaya yol açtığını hem bilgilendirici hem eğlenceli bir şekilde izleyebileceğiniz: A CRUDE AWAKENING: THE OIL CRASH
    *TRT belgeselin youtube kanalında bulunan bir dolu güzel belgeselleri izleyebilirsiniz. Benim önerdiklerim: EKMEK PARASI SERİSİ (Özellikle ne olacağına karar veremeyen, belirli bir mesleği merak edener için)/ TARİHİN EMANETLERİ/İSTERDİM(Küçük yaşlarda gözlerini kaybeden iki kardeşin yaşam öyküsü)/ Bİ DÜNYA YAŞAM/ DOĞADAKİ İNSAN
    *TRT belgeselin bu belgeseli birkaç ay önce youtube'a konulmaya başlandı. Henüz 2 bölüm izleyebildim ama oldukça profesyonel görünen harika bir belgesel serisi olmuş. Malazgirt Savaşı'ndan Bannockburn Savaşı'na Atilla'dan Tarık bin Ziyad'a harika konulara değiniyor: SAVAŞIN EFSANELERİ
    *Bu belgeseli bir uygulamadan keşfettim. İngilizcesi olan arkadaşlara öneririm zira altyazı yok. Ayasofya ile ilgili ziyadesiyle etkileyici bir belgesel adı biraz uzun olduğu için direkt linkini bırakıyorum: https://youtu.be/Y2WNUWDoAM4
    *Ayrıca youtubeda 32.GÜN kanal arşivine de bir bakmanızı öneririm mutlaka. Mehmed Ali Birant'ın bu ülkeye bıraktığı güzel işlerden.
    *Yine youtubeda 140journos adlı kanalın belgesel tarzı videolarına hayran kaldım son dönemlerde. Ben özellikle siyasetle alaklı videolarını izliyorum fakat moto kuryecilikten atanamayan öğretmenlere video konuları çok çeşitli.
    -Yeni belgeseller izledikçe listeyi güncelleyeceğim-
  • TUĞBA ÖZTÜRK paylaştı.
    147 syf.
    ·4 günde·8/10
    Kitaplar dünyayı değiştirebilir mi? Ya da Kitaplar dünyayı nasıl değiştirebilir?

    Hep sorulan bir sorudur bu. Ben de kendime birkaç defa sordum ve yanıt aradım. Kendime ait, çok da kelimelere dökemediğim bazı cevaplar da buldum bulmasına... Ancak Malcolm X'in kısa ama dünyayı değiştiren, hadi değiştiren demeyelim de o kelebek etkisi dediğimiz döngü içerisinde en etkili kanat çırpışlarından birini yapan yaşam öyküsüne daha yakından baktığımda çok daha net ve gerçekçi bir cevapla karşılaştım: Evet, kitaplar dünyayı değiştirebilir...

    Hikaye, Malcolm Little, yani bilinen adıyla Malcolm X ya da sonradan değiştirdiği üzere Malik el Şahbaz adlı siyahi bir gencin 20'li yaşlarda hırsızlık suçundan hapse düşmesiyle başlıyor. Norfolk Hapishanesi, onun ve koca bir ırkın kaderini değiştirecek yer olarak karşımıza çıkmakta. Bu hapishanenin bir özelliği var. Parkhurst adlı bir milyoner, tüm kitaplarının buraya verilmesini vasiyet ediyor. Kitapların içinde konu çeşitliliği bakımından yok yok ve sayıca o kadar fazla ki, raflarda yer kalmadığı için kutulara, sandıklara istiflenip boş bulunan yerlere yığılıyor.

    İşte Malcolm hapishane yıllarını bu kütüphaneyi hatmederek geçiriyor. Özellikle tarih ve din kitaplarını okuyor. Çin ve Mısır başta olmak üzere medeniyetler tarihini araştırıyor. Sora siyah ırkın kökeni ile ilgili çok derinlemesine araştırmalar yapıyor. Etkilendiği kitaplar içinde 1000k'da bulabildiğim kitap Medeniyetin Temelleri, yazar ise H. G. Wells . Tabii bunların dışında başkaları da var... O saate kadar Harlem sokaklarında illegal yollarla yaşamını sürdüren ve bu nedenle hapse düşen bu siyahi adam, işte böyle kitapla iç içe geçen 7 yılın ardından zihni tamamen bambaşka ve yeni bilgilerle dolmuş, bu bilgiler vasıtasıyla dünya hakkında yepyeni fikirler edinmiş bir insan olarak özgür dünyaya geri dönüyor.

    Hapishane sonrası süreci kulaktan dolma da olsa herkes bir şekilde duyup bildiği için bu bölümü çok fazla uzatmıyorum. Hapishanede dinini değiştiren ve Müslüman olan Malcolm, önce Siyah Müslüman Hareketi'ne katılıyor. Burada 12 yıl mücadele verdikten sonra görüş ayrılıkları yüzünden buradan çıkıp Afro-Amerikan Birliği Örgütü'nü kuruyor. Orta Doğu ve Arap ülkelerine ziyaretler yapıyor ve kısa zaman içerisinde Siyahi Hareketin lideri konumuna yükseliyor.

    AABÖ lideri kimliğiyle çok sayıda salon konferansları gerçekleştiriyor ve özellikle Amerika'da yaşayan siyah halkı örgütleyerek önemli hakların kazanılması yolunda ilk adımları atıyor. Bu konuşmalarında beyaz ırka, özellikle Amerikan ve İngiliz beyazlarına karşı ırkçılığa varan çok sert açıklamalar yapmasına rağmen ne ilginçtir ki(!) ölümü yine Müslümanların elinden oluyor. 1965 yılının şubatında bir salon konuşması esnasında Siyah Müslüman Hareketi üyeleri tarafından tam 21 kurşunla henüz 38 yaşındayken katlediliyor. Görünen sebep, Malcolm X'in bu hareketi reddetmesi...! En yaygın teori ise ters düşerek ayrıldığı bu teşkilatın lideri Elijah Muhammed ile CIA'in işbirliği yaparak bu suikastı gerçekleştirdiği yönünde...

    --------------------------

    Malcolm X, her ne kadar Afro Amerikan Müslümanların lideri olarak bilinse de ve mücadelesini bu kesim üzerinden yürütse de konuşmalarında vermiş olduğu evrensel mesajlar, kullandığı hak, adalet, eşitlik gibi evrensel kavramlar nedeniyle dünyadaki tüm ezilen, sömürülen, görmezden gelinen halklar üzerinde etkili olmayı başarmış bir lider. Kitabın adının 'Köklerimiz' olmasının nedeni, Malcolm X'in tüm konuşmalarından ortak mesaj olarak bu konuya vurgu yapması. Çok zor olacak ama, tek paragrafla özetlemeye çalışırsam verilen mesaj, şu merkez üzerine odaklanıyor:

    Sizler köle olarak doğmadınız, hatta köklerimizi iyi araştırdığımızda göreceksiniz ki medeniyeti biz kurduk, biz geliştirdik. Beyaz adam hala bir hayvan gibi yaşarken bizler medeniydik. Sonra bizim bu gelişmişliğimizden faydalanmak için bizi alıp buraya getirdiler ve bizi köle yaparak kendi başaramadıkları her işe bizi sürdüler. Onlar için savaştık, onlar için pamuk topladık, onların evlerini koruduk ve nesiller boyu onlara hizmet ettik. Şimdi yeniden o kökleri keşfetmemiz ve ait olduğumuz yere dönmemiz gerekiyor (burada dönmek coğrafi anlamda değil). Ancak siz öğrenilmiş çaresizlik batağındasınız ve sizin gibi dedelerinizin de doğuştan pamuk toplayıcısı olduğunu düşünüyorsunuz. Artık uyanmanız gerekiyor.

    Bu cümleler birebir ona ait değil. Ben kitaptan okuduklarımdan bir özet yapmaya çalıştım. O yüzden tırnak içine almadım. Sonuç olarak Malcolm X, 300-400 yıl süren, yaklaşık 12 milyon siyah insanın Afrika'dan gemilerle Avrupa'ya ve Amerika'ya getirildiği, yine milyonlarca insanın (115 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor) işkencelerle öldürüldüğü; zamanla şiddetin dozu azalsa da kavramsal olarak varlığını hep koruyan ve çeşitli elbiseler değiştirerek varlığını sürdüren kölelikle muazzam bir hesaplaşmanın içine giriyor. Öfkesi çok büyük olduğu için zaman zaman yanlışlara da düştüğü oluyor tabii. Ancak bu yanlışlar, bu incelemenin konusu değil...

    ----------------------------------

    İncelemeyi sonlandırırken son olarak kitabın kendisinden de kısaca bahsetmek istiyorum. Benim okuduğum kitap Beyan Yayınları tarafından ciltli ve fotoğraflı olarak hazırlanan ve Ekim 2017'de yayımlanan özel bir baskı. Ciltli bir kapak, 'şamua' adı verilen özel bir kağıt kullanılmış. Kitap Malcolm X'in 1960'lı yıllarda yapmış olduğu bir salon konuşmasının deşifresiyle başlıyor. Sonra ikinci bölümde kökene inerken yaptığı araştırmaların izi sürülüyor. Son bölümde farklı zamanlarda yapılmış konuşmalarından sözler ve soru-cevap bölümleri yer alıyor. Beyan Yayınları'na bu özel çalışma için çok teşekkür ediyorum. Ahmet Kot'un çevirdiği, Yusuf Kot'un görsellerle zenginleştirdiği bu kitap için gerçekten de büyük bir emek harcanmış ve mizanpajı titizlikle düzenlenmiş. Dergi okur gibi okuyorsunuz. Her kitaplıkta mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyorum. Ufak tefek hata ve eksikler olsa da (kitapta yer alan fotoğrafların telifli sahiplerinin belirtilmemesi gibi) ileriki baskılarda bunların da düzeleceğini ümit ediyorum.

    Son söz Malcolm'dan gelsin; "Kitapları belli bir maksatla ve seçerek okumayı öğrenene kadar birçok kitabı rastgele aldım ve okudum. Okuduklarım bana köleliğin dehşetini daha iyi gösterdikçe nasıl sarsıldığımı hiç unutmayacağım.

    Okuduğum her kitap, beyaz adamın yeryüzünde yaşayan siyah, kahverengi, kızıl ve sarı insanlara uyguladıkları sömürüyü ve çeşitli zulümleri daha iyi görmemi sağladı.

    Okudukça, beyaz adamın kendi Hıristiyanlığını canice fetihlerine basamak yapabilmek için Faustvari entrikalara girişen korsan ruhlu bir fırsatçıdan başka birşey olmadığını gördüm."

    Herkese keyifli okumalar dilerim...
  • 147 syf.
    ·Puan vermedi
  • 1025 syf.
    ·57 günde·Puan vermedi
  • 136 syf.
    ·Puan vermedi
ÖĞRETMEN
KAYSERİ
Kadın
22 okur puanı
28 Eyl 2017 tarihinde katıldı.

Şu anda okudukları 4 kitap

  • Çanlar Kimin İçin Çalıyor
  • Hikayeler
  • Srebrenitsa'nın Öyküsü
  • Okulsuz Toplum

Okuduğu kitaplar 20 kitap

  • Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
  • Karamazov Kardeşler
  • İnanmıştım
  • Otomatik Portakal
  • Tarihimizdeki Garip Olaylar
  • Bu Ülke
  • Hz. Muhammed'in Hayatı
  • Latin Amerika Yakılan Bellekler
  • Köklerimiz
  • Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci

Okuyacağı kitaplar 24 kitap

  • Korkunç Yıllar
  • Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri
  • Suyu Arayan Adam
  • Adem ile Havva’nın Güncesi
  • Gençleşme
  • Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler
  • Sosyal ve Siyasi Boyutlarıyla Ahi Evren - Mevlana Mücadelesi
  • Hakikat Sonrası Çağ: Günümüz Dünyasında Yalancılık ve Aldatma
  • İnsan Olmak
  • Genetiğiyle Oynanmış Kavramlar ve Aile Medeniyetinin Sonu

Kütüphanesindekiler 16 kitap

  • Hikayeler
  • Karamazov Kardeşler
  • Otomatik Portakal
  • Sürgün
  • Tarihimizdeki Garip Olaylar
  • Bu Ülke
  • Hz. Muhammed'in Hayatı
  • Latin Amerika Yakılan Bellekler
  • Harfler ve Notalar
  • Çiçekler Büyür

Beğendiği kitaplar 4 kitap

  • Otomatik Portakal
  • Sürgün
  • Sur Kenti Hikayeleri
  • Tatar Çölü
Okur takip önerileri
Daha fazla