T

Toptaş’ın İnsanlığa Dökülen Göztaşları
8/10
·240 syf.··
2020 2. kitabı
Öncelikle kitabın adıyla Ümit Yaşar Oğuzcan’ı anıyor ve anlıyoruz. Çünkü biz de bu kitapta, o kuyularda merdivensiz kaldık. Olaydan olaya, kelimeden kelimeye, anlamdan anlama, duygudan duyguya atladık kitabı okurken. Duyarsızlığımızdan taşlandık, fırsatçılığımızdan yuhlandık, korkaklığımızdan kovulduk, suskunluğumuzdan yaralandık o kuyuda. Kitap Güldiyar’ın hayattaki sevincinin, umudunun, baharının, sözcüklerinin elinden alınmasıyla başlıyor. Kim nasıl neden alıyor bilmiyoruz. Babasına yemek götürmek için çıkıyor, sözsüz, harfsiz, sessiz eve dönüyor. Ailesi ile birlikte biz de bunun peşine düşüyoruz. Zamansız ölümler, kaybolmalar sarıyor etrafımızı. Birileri geliyor, birileri gidiyor, birileri hiç gelmiyor, birileri gitmesini istesek de gitmiyor. Ana olayı yaşayan ama bize asla söylemeyen Güldiyar, bu uğurda ansızın kapı eşiğinde ölen anne, kapıdan girmesini, eşikten geçmesini istediğimiz kayıp abi Hüseyin, olayların hem içinde hem dışında olan kapı komşu Dursun ve Emine, neyle mücadele ettiğini bilmeyen, olanlara engel olamayan baba, onların hayatına, kaderine çöreklenen adamlar, bunlara seyirci olan, müşteri olan yer yer hevesli olan Hüseyin Gazi halkı, gri havayı aşıp yokuşu çıkan derenin oradan gelen klarnet sesi romanın karakterleri. Bizi insanlıktan çıkaran olay ise Güldiyar’ın ağladıkça gözyaşı değil taş dökmesi. Yozlaşmış toplum taşlaşmış kalbine şaşırmayıp o kızın göztaşlarına gözünü dikiyor; onun acısının kendi acısına derman olmasını istiyor. Anne kitabın girişinde Güldiyar’ı ve bizi uyarmıştır aslında. "Git ama dikkatli ol, tamam mı? Televizyon haberlerinde görüyorsun, her gün oğlan çocukları, kız çocukları kayboluyor. Sonra da tecavüze uğrayan bu körpecik çocukların parçalanmış cesetleri bulunuyor sağda solda. Ayrıca, biliyorsun, insanların gözleri önünde
1000Kitap
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·250 syf.··
2018 47. kitabı
Hak şehrinde bir denizcinin (ne kadar denizci bilinmez) dalgalarla değil kaderle boğuşmasını anlatır Hakkari’de Bir Mevsim. Hem öğreten hem öğrenen yazılmıştır kaderine. Ortak dilde buluşulması da bir o kadar zordur. Söyle okuyucu! HAK MIDIR? Bu kader Ona ve onlar gibilerine. Hasan Ali Toptaş Hakkari'de Bir Mevsim
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Alfa Yayınları · 201913,9bin okunma
Beyaz Geceler Yorumu
Puan vermedi·118 syf.··
2018 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2018 16:21
Yalnızlığın ete kemiğe büründüğü bir isimsiz kahraman, uzun uzun anlatılan Petersburg sokakları,sevdiğini ninesinin eteğinde bekleyen körpe aşık Nastenka ve bu üçlüyü bir araya getiren Dostoyevski’nin sade ve lirik dili... Karanlık bir yaşam süren isimsiz kahramanın Nastenka’yı tacizden kurtarmasıyla başlayan aşk dolu dört beyaz gecesini okuduğumda hayal dünyasında yaşayan kahramanın gerçek dünyaya Nastenka ile döndüğünü düşündüm. Fakat sevgi dolu geceler tam da Dostoyevski’den beklediğim şekilde son buldu. ( Eey Nastenka ve Nastenka gibiler... nasıl bir anda bırakıp giderseniz!). Her ne kadar öyküsü tanıdık gelse de su gibi alan diyaloglarıyla bir defada içilebilecek bir kitap. Son olarak Dostoyevski bir kez daha “ klasik” olmanın hakkını vermiş.
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 2020102,2bin okunma