Tuğba karaatlı

İftira suçtan daha büyük bir yüktü, taşıyanın belini büküyor, boynunu eğiyor ve iftiraya uğrayanı karşıdan gören onu. Sahiden suçlu zannediyordu
Puan vermedi·120 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 12:49
Bir idam mahkûmunun son günü eserinde, adam öldürmekten hapis yatan bir zanlının idam cezası verildikten sonra ki 5 haftasını okuyoruz. Dostoyevsiki bu kitapta ceza verildikten sonra, giyotine götürüleceği ana kadarki süreci anlatırken,karakterin çaresizliğini, korkusunu, ölümü beklerken ki o psikolojik gerilimi bizlerede çok güzel tasvirliyor. Karakterimiz idam ceazsına çarptırılmadan önce kitabın başlarında "avukatına diyor ki beni hapse atmasınlar ölüm cezasına bile razıyım" sonra ise ölüm cezasına çarptırıldığı öğreniyor.Hep şunu düşündüm okurken eee adam hapiste kalmak istemiyordu zaten idam cezası verildiğinde adam öldüren biri için ödül olmadımı bu karar.Yazarımız kitabı yazarken ki amacı idamın insanlık suçu olduğunu vurgulamak tabiki ama zaten öldürmek bazı insanlar için kurtuluş gibi geliyor bana. 5 hafta korkmuş, üzülmüş, pişman olmuş, vicdanı susmamış ve ölerek o vicdan yükünden kurtulacak. Yazarın betimlemeleriyle karakterle birlikte bende ölümü bekledim gibi. hatta kızıyla vedalaştığı yer en çok üzüldüğüm yerdi.Okumadıysanız bir şans verin derim.Keyifli okumalar.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma

Tuğba karaatlı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
7 günde okudu
·
2026 18. kitabı
Victor Hugo
8/10 · 152,3bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 18:22
Bugün sizlere Osman Balcıgil'in kaleminden çıkan "Ela Gözlü Pars Celile" kitabından bahsetmek istiyorum. Kimdir bu Celile hanım ? Celile hanım Osmanlının ilk nü ressamı olup Nazım Hikmetin'de biricik annesidir.Aynı zamanda tarihte Yahya Kemal Beyatlı'nın aşık olduğu uğruna şiirler yazdığı bir kadın olarakta yer edinmiştir.Ben kitabı okuyunca seveceğimi düşünmüştüm ama Celile Hanıma bu kadar hayran olacağımı tahmin dahi etmemiştim. O dönemlerde bir kadının ne istediğini bu denli bilmesi, gücünü farketmesi hissettiklerini çekinmeden dile getirmesi, mutsuz olduğu yerde duramayacak kadar kendini sevmesi beni kendine hayran bıraktıran etkenlerden olsa da en etkilendiğim nokta Nazım hikmet in hapishane de açlık grevinde olduğunu öğrenip yaşlı olmasına,gözlerinin görmemesine rağmen Galata köprüsünde oğlumu serbest bırakın yazılı pankart açıp açlık grevine girmesi oldu. Anneliğide,aşkı da kendiside okunmaya değer bir kadın Osman Balcıgilde o kadar güzel kaleme almış ki kendimi Celile Hanımla kahve içerken konuşur gibi hissettim.Okuyun derim pişman olmayacağınıza eminim keyifli okumalar
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma