Uzanıp Nemecsek'in sarı saçlarını bir anne şefkatiyle okşama isteyimi kim sorgulayabilir...
" Basit çocuk ruhunda derinden derine bir seyler degisiyordu: Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli, bazen neşeli köleler oldugumuz hayata dair, bazi gerçekleri kavramaya basladiğını hissediyordu."
Tarafsızlıkla mantk yürüterek, başarısız görünmesi gereken hayatina bakti. Dostlugu, dostlugun onu insanlarin arasinda tutabilecek yakınlığını istemişti ; iki dostu olmuştu, biri kim oldugu bilinmeden anlamsizca ölmüstü, digeri buruk yasayanlarin öyle uzak saflarna çekilmisti ki... Evliligin ictenligini ve dingin, birlestirici tutkusunu istemisti; ona da sahip olmustu ama onunla ne yapacağını bilememisti ve o da ölmüstü. Aşkı istemisti; aşkı bulmustu ama ondan da feragat etmis, ihtimaller kargaşasında yok olup gitmesine izin vermisti. Katherine, diye düşündü. "Katherine."
Hoca olmak istemisti ve olmustu da; yine de biliyordu, hep farkindaydi, hayatinin büyük
bölümünde sıradan bir hoca olmustu.
Bozulmamis bir bütünlük, tam bir saflık hayal etmisti; tavizleri ve önemsizligin saldırgan sasirtmacasimi bulmustu. Bilgeligi tasarlamis ama uzun yılların sonunda cehaleti bulmustu. Daha baska ne var, diye dusündu. Baska?
Ne bekliyordun, diye sordu kendi kendine.