‘’Bu çocukluk benzetmesine katılmıyorum ben,’’ dedim. ’’Erkekler çocuk değiller. Tek başlarına da büyüyorlar.’’ Rosetta bir kez daha beklemediğim bir çıkış yaptı. ‘’Kirletiyorlar her şeyi,’’ dedi. ‘’Çocuklar gibi altlarına yapıyorlar.’’ ‘’Neyi kirletiyorlar?’’ ‘’Ellerinin değdiği her şeyi. Bizi kirletiyorlar, yatağı kirletiyorlar, yaptıkları işi, kullandıkları sözcükleri…’’İnanarak konuşuyordu. Öfkeli değildi.’’ Aradaki ayrım burada,’ ’dedi. ‘’Çocuklar ancak kendilerini kirletirler.’’ ‘’Kadınlar kirletmezler mi?’’ dedim. İri gözleriyle içtenlikle baktı bana, ’’Ne düşündüğünüzü biliyorum, demek istediğim bu değil,’’ diye mırıldandı. ‘’Sevici değilim ben. Çocukluk ettim, hepsi bu. Ama sonuçta aşk kirli bir şey.’’